karanlık ile cümle

karanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Por eso en el cielo nocturno, vemos el cielo tan oscuro, pero está lleno de luz todo el tiempo.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Sapete, è perché il cielo di notte, lo vediamo così scuro, anche se è sempre pieno di luce.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Zo kan het dat de nachtelijke hemel, hoewel pikdonder, toch altijd gevuld is met licht.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.Поэтому в ночном небе мы видим темноту, но оно всегда полно света.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.לכן אנו רואים ששמי הלילה שחורים, אבל הם מלאים באור כל הזמן.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.لهذا نرى السماء في الليل مظلمة, لكنها ممتلئة بالضوء طوال الوقت.
Biliyorsunuz gökyüzünü geceleyin karanlık görürüz ancak o her zaman ışıkla doludur.実際はいつも光に満ちているのです でも光が月に反射すれば見える
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.(81:5) Не знают, не разумеют, во тьме ходят; все основания земли колеблются.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Ale nevedia ani nerozumejú; chodia vo tme; pohybujú sa všetky základy zeme.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Ale nevědí nic, nerozumějí nic; ve tmách ustavně chodí, až se proto všickni základové země pohybují.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.A ne vedo in ne umejo ničesar, v temi hodijo neprestano: majó se vse podstave dežele!
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.De skjønner intet, og de forstår intet, de vandrer i mørke; alle jordens grunnvoller vakler.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Dog, de kender intet, sanser intet, i Mørke vandrer de om, alle Jordens Grundvolde vakler.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Ei ole heillä älyä, ei ymmärrystä, he vaeltavat pimeydessä: kaikki maan perustukset horjuvat.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Eles nada sabem, nem entendem; andam vagueando �s escuras; abalam-se todos os fundamentos da terra.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor."Ellos no saben ni entienden; andan en tinieblas. ¡Todos los cimientos de la tierra son conmovidos
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Kamu tak tahu apa-apa, bodoh dan sesat, karena kamu, tata tertib masyarakat berantakan
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.저희는 무지무각하여 흑암 중에 왕래하니 땅의 모든 터가 흔들리도다
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Men de veta intet och hava intet förstånd, de vandra i mörker; jordens alla grundvalar vackla.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Nem tudnak, nem értenek, setétségben járnak; a földnek minden fundamentoma inog.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Non capiscono, non vogliono intendere, avanzano nelle tenebre; vacillano tutte le fondamenta della terra
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Zij zijn dom en kunnen niets vatten; zij lopen in het donker en de aarde wankelt.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Δεν γνωριζουσιν, ουδε νοουσι περιπατουσιν εν σκοτει παντα τα θεμελια της γης σαλευονται.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.Те не знаят нито разбират, Ходят насам натам в тъмнина; Всичките основи на земята се разклащат.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.לא ידעו ולא יבינו בחשכה יתהלכו ימוטו כל מוסדי ארץ׃
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.لا يعلمون ولا يفهمون. في الظلمة يتمشون. تتزعزع كل أسس الارض.
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.你 們 仍 不 知 道 、 也 不 明 白 、 在 黑 暗 中 走 來 走 去 . 地 的 根 基 都 搖 動 了
Bilmiyor, anlamıyorlar, Karanlıkta dolaşıyorlar. Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.你 們 仍 不 知道 、 也 不 明白 、 在 黑暗 中 走 來 走去 . 地 的 根基 都 搖動了
Bir ağağımız karanlık çağlarda.Abbiamo ancora un piede nei tempi bui.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.Het is buitengewoon. Met een been in de middeleeuwen.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.Kita masih berada di zaman kegelapan.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.우리는 여전히 한쪽 발을 암흑기에 딛고 있습니다.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.Tkwimy wciąż jedną nogą w średniowieczu.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.Wir stehen mit einem Fuss im tiefen Mittelalter.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.Всё это очень странно... мы одной ногой в средневековье.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.Стъпили сме с един крак в мрачното средновековие.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.אנחנו עומדים עם רגל אחת בימי הביניים.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.لدينا قدم واحدة في العصور المظلمة.
Bir ağağımız karanlık çağlarda.アリストテレスは言いました この星は平らじゃない 丸いんだ
Biraz garipti, Çünkü dışarı karanlık ama içeriyi arka taraftan aydınlatan bir ışık vardı.Het was best merkwaardig, omdat het buiten donker was, maar achter haar TL-licht scheen.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Amikor kicsit beljebb mentünk, voltak olyan alagutak... amikben teljesen vaksötét volt.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.När vi fick i form av lite längre, det fanns stora delar av tunnlar som var absolut, absolut kolsvart.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Toen we wat verder kwamen, waren er hele secties van tunnels... die absoluut pikzwart waren.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.W miarę jak szliśmy dalej coraz więcej było korytarzy gdzie panowała absolutna, absolutna ciemność.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Μόλις προχωρήσαμε λίγο παρακάτω, υπήρχαν ολόκληρα τμήματα από σήραγγες ήταν κυριολεκτικά, πίσσα στο σκοτάδι.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Када смо ушли мало дубље, тамо се налазило мноштво тунела. који су били тотално мрачни.
Bir için bir flaş, sıfır için hiçbirşey (karanlık).Een flits voor een één en niets voor een nul.
Bir için bir flaş, sıfır için hiçbirşey (karanlık).Ein Leuchten für eine Eins und nichts für eine Null
Bir için bir flaş, sıfır için hiçbirşey (karanlık).En blink för en etta, och inget för en nolla.
Bir için bir flaş, sıfır için hiçbirşey (karanlık).Jedynka to mignięcie, a zero nie.
Bir için bir flaş, sıfır için hiçbirşey (karanlık).Sebuah flash untuk satu dan tidak untuk nol.
Bir için bir flaş, sıfır için hiçbirşey (karanlık).Un flash per gli \"uno\" e niente per gli \"zero\".
Bir için bir flaş, sıfır için hiçbirşey (karanlık).Вспышка света означает единицу, отсутствие вспышки - ноль.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Acum câțiva ani, ochii mi-au fost deschiși de partea întunecată a industriei de construcţii.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Beberapa tahun lalu mata saya terbuka terhadap sisi gelap dari industri konstruksi.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Cách đây 1 vài năm, tôi chợt nhận ra mặt tối của ngành xây dựng.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Een paar jaar geleden zijn mijn ogen geopend voor de duistere kant van de constructie industrie.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.For et par år siden fik jeg øjnene op for byggeindustriens mørke side.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.För några år sen fick jag upp ögonen för den mörka sidan av byggindustrin.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Hace algunos años me abrieron los ojos al lado oscuro de la industria de la construcción.
İlgili Sayfalar