Ana içeriğe geç
Sözlük

karalama ile cümle

karalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Creo que eso significa que garabatear es algo innato y nosotros simplemente estamos negándonos ese instinto.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Het betekent dat doedelen aangeboren is en dat we ons simpelweg ons eigen instinct ontzeggen.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Ich denke somit ist doodlen uns angeboren und wir verwehren uns eigentlich diesem Instinkt.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Ini artinya corat-coret itu alamiah bagi kita dan kita malah melarikan diri dari naluri itu.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Jag tror det betyder att klottrande är naturligt i oss och vi helt enkelt förnekar oss själva denna instinkt.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Je crois que ça signifie que le gribouillage est inné, et que nous nous refusons tout simplement cet instinct.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Jeg tror, det betyder at krusedulletegning er medfødt, og at vi simpelthen benægter os selv det instinkt.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.저는 우리에게 낙서는 천성적인 것임에도 우리는 단순히 그 본능을 거부하고 있다고 생각합니다.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Myślę, że to znaczy, że bazgranie jest czymś wrodzonym, a my po prostu odmawiamy sobie tego instynktu.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Myslím, že to znamená, že čmáranie je pre nás prirodzené a my jednoducho tento inštinkt zapierame.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Podle mě to znamená, že čmárání si je nám přirozené a my se jen tomuto instinktu bráníme.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Πιστεύω δείχνει ότι τα σκαριφήματα είναι εγγενή σε όλους μας και απλά μπλοκάρουμε αυτό το ένστικτο.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Мисля, че това означава, че драскането е вродено и ние просто отричаме този си инстинкт.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Я думаю, це означає, що каракулі є природніми для нас і ми просто заперечуємо собі цей інстинкт.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Я полагаю, что машинальное рисование нам свойственно от рождения и мы просто отказываем себе в этом инстинкте.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.ששירבוט הוא פעולה טבעית עבורינו ואנחנו פשוט מונעים מעצמנו את האינסטינקט הזה.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.اعتقد ان هذا يعني الخربشة أمرٌ أساسي لنا ونحن ببساطة ننكر على أنفسنا هذه الغريزة.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.私たちはその本能を否定しているのです 最後に あまり知られてないことですが
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.저는 우리 문화가 언어 정보를 지나치게 중요시하기 때문에 낙서의 가치를 제대로 찾지 못한다고 생각합니다.
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.Saya percaya budaya kita sangat berfokus pada informasi verbal yang buta terhadap nilai corat-coret.
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.אני חושבת שהתרבות שלנו כ"כ ממוקדת במידע מילולי שאנחנו כמעט עיוורים לערך של שירבוטים.
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.وأعتقد أن لدينا ثقافة تركز بشكل مكثف على المعلومات الشفهية مما جعلتنا " نغض البصر " تماماً عن الخربشة
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.あまりに重視されているため 落書きの価値がほとんど見えないのです 私はこれに不満で 正しい考えを
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.C'est l'équivalent de l'esquisse sur papier faite avec l'électronique.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Dit is het equivalent van schetsen op papier voor elektronica.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.E ca o schiță pe hârtie, dar executată electronic.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.È come fare uno schizzo su carta ma usando l'elettronica.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.É o equivalente a fazer um esboço no papel, feito com electrónica.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Es el equivalente de bosquejar en un papel, pero hecho con componentes electrónicos.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Es ist so, als wenn man etwas auf Papier skizziert, nur mit Elektronik.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Ez egyenértékű a papírra skicceléssel, csak az elektronikában.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Je to ekvivalent nákresů na papíře provedených elektronikou.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Je to podobné ako skice na papieri, len s elektronikou.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.이건 종이위에 스케치를 해보는 것과 같아요. 다만 이 경우는 전자기기로 해보는거죠.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Nó cũng giống như phác thảo trên giấy được hoàn thành với các mạch điện tử.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.To ekwiwalent szkicowania na papierze, za pomocą elektroniki.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Как будто делаешь набросок на бумаге, только с электроникой.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.Това е все едно, че правите скица върху хартия, но по електронен начин.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.זה שווה ערך לשרטוט על נייר שנעשה עם אלקטרוניקה.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.هذا مشابه للرسم على الورق يتم القيام به في الإلكترونيات.
Bir kağıda bir şeyler karalamanın elektronik versiyonu.電子部品を使って やるようなものです Arduinoの何がいいかというと
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Ada norma budaya yang sangat kuat melawan corat-coret dalam lingkungan yang mensyaratkan kita untuk belajar.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Có một quan điểm văn hóa rất mạnh mẽ chống lại vẽ vô định trong phạm vi mà chúng ta cho là học một cái gì đó.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Där finns en kraftig kulturell norm emot att klottra i miljöer där vi ska lära oss något.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Der er en stærk kulturel norm imod at tegne kruseduller i sammenhænge, hvori det er meningen, vi lærer noget.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Er bestaat een sterke culturele norm tegen doedelen in plaatsen waar je verondersteld wordt iets te leren.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Es gibt eine gewaltige kulturelle Norm gegen das Doodlen in Bereichen, in denen wir etwas lernen sollen.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Există o normă culturală puternică împotriva mâzgălitului din care se presupune că ar trebui să învăţăm ceva.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Há uma poderosa norma cultural contra o rabiscar em contextos em que é suposto aprendermos alguma coisa.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Igen erős kulturális normába ütközik a firkálgatás ott, ahol tanulásról van szó.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Istnieje potężna kulturowa norma zakazująca bazgrania w sytuacjach, gdy mamy się czegoś uczyć.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Je uplatňována mocná kulturní norma namířená proti kreslení v podmínkách, kde bychom se měli něco naučit.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.뭔가 배우는 중에는 낙서를 해서는 안된다는 확고한 문화적 규범이 그 안에 자리잡고 있습니다.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Proti čmáraniu pôsobí silná kultúrna norma v prostrediach, v ktorých sa máme niečo naučiť.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Існує потужна культурна норма проти каракулів в умовах, коли ми повинні навчитися чогось.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.Налице е мощна културна норма срещу драскането в места в които ние би трябвало да научим нещо.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.יש נורמה חברתית חזקה נגד שירבוט בהקשרים שבהם אנחנו אמורים ללמוד משהו.
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.هناك ثقافة قوية مضادة للخربشة في البيئات التي يفترض أن نتعلم فيها
Birşey öğrenmemiz gerektiği düşünülen yerlerde karalamaya karşı çok güçlü bir kültürel norm var.強い文化的規範があるのです 残念ながらマスコミも
Bu karalama degil!Det er ikke kruseduller.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod