17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.En el siglo XVII, un "doodle" (garabato) era un tonto o un loco, como en Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.I det 17. århundrede var en 'doodle' en dumrian eller et fjols -- som i 'Yankee Doodle'.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.Im 17. Jhd. war ein Doodle ein Einfaltspinsel oder Dummkopf - so wie im Begriff "Yankee Doodle".
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.In de 17e eeuw was een doedel een onnozele of een dwaas zoals in 'Yankee Doodle'.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.No séc. XVII, um rabisco (doodle) era um simplório ou um tolo -- tal como na expressão "Yankee Doodle".
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.På 17 hundra talet, en "doodle" var en dåre eller en idiot -- som en Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.V 17. století označovalo toto slovo - v angličtině doodle - prosťáčka, hlupáka - - něco jako Hloupého Honzu.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.V 17. storočí bol čmáral hlupák alebo blázon -- tak ako v Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.Vào thế kỷ 17, từ doodle (vẽ vô định) được xem là ngốc nghếch hay là trò đùa -- như trong Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.Στο 17ο αιώνα, ως σκαρίφημα, χαρακτηριζόταν ένας αφελής ή ανόητος -- όπως π.χ ένας επιδειξίας.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.В 17 веке, слово "doodle" означало "простак" или "дурак" - как в песне Янки Дудл.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.През 17-ти век, драсканицата е глупак или тъпак - като в Yankee Doodle. (Име на патриотична песен)
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.У 17 столітті, doodle був простаком або дурнем - як в пісні Yankee Doodle.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.במאה ה17 המילה "Doodle" תיארה פתי או טיפש -- כמו בשיר "Yankee Doodle".
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.في القرن 17 ، كانت كلمة دودل تعني بسيط أو غبي -- كما هو الحال في يانكي دودل.
17. yüzyılda, bir "doodle" (karalama), Yankee Doodle'da olduğu gibi aptal ya da avanak demekti.ヤンキー・ドゥードゥルという歌がありますね 18世紀には動詞となり
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.1930-ban Freud azt mondta mindannyiunknak, hogy az emberek pszichéjét elemezni lehet a firkálgatásaik alapján.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.1930 년대에, 프로이드는 낙서를 통해서 사람들의 심리를 분석할 수 있다고 주장했습니다.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.En la década de 1930, Freud nos dijo que se podía analizar la psique de la gente a partir de sus garabatos.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.I 1930'erne fortalte Freud os allesammen, at man kunne analysere folks psyker ud fra deres kruseduller.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.În anii 1930, Freud ne-a spus tuturor că poţi analiza psihicul oamenilor în funcţie de mâzgălelile lor.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.In de jaren '30 vertelde Freud ons dat je de psyche van mensen kon analyseren aan de hand van hun doedels.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Negli anni '30, Freud ci ha detto che si poteva analizzare la psiche basandosi sugli scarabocchi.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Nos anos 1930, Freud disse-nos que poderíamos analisar as mentes das pessoas com bases nos seus rabiscos.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.På 1930 talet, talade Freud om för oss alla att du kunde analysera folks psyke baserat på deras klotter.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.V 30. rokoch 19. storočia nám Freud povedal, že ľudskú psychiku môžete analyzovať na základe čmáraníc.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.Ve 30. letech 20. století nám všem Freud sdělil, že lidskou duši lze analyzovat na základě osobních kreseb.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.В 1930г, Фрейд сказал нам, что психику человека можно проанализировать по его машинальным рисункам.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.У 1930-их, Фройд розповів нам всім що ви могли б аналізувати психіку людей відштовхуючись від їх каракулів.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.בשנות ה30 פרויד אמר לכולנו שאפשר לנתח את את נפשם של אנשים בהתבסס על שירבוטיהם.
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.ففي عام 1930 قال لنا فرويد يمكن أن تقوم بتحليل نفسيات الناس استنادا إلى رسوماتهم العبثية " الخربشة ".
1930'lu yıllarda, Freud bize, karalamalarına bakarak bir insanın ruh halini analiz edebileceğimizi söyledi.落書き内容から 精神分析が可能だと 主張したのです これは正確ではありません
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Aber das trägt dazu bei, warum Menschen ihre Doodles nicht zeigen wollen.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Ale i tohle přispívá k tomu, že lidé nechtějí své kresbičky ukazovat ostatním.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Ale prispieva to k tomu, že sa ľudia nechcú o svoje čmáranice podeliť.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Dar aceasta contribuie la faptul că oamenii nu doresc să împărtăşească mâzgălelile lor.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.De ez a dolog hozzájárul ahhoz, hogy az emberek ne akarják senkinek megmutatni rajzaikat.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.하지만 바로 이런 일 때문에 사람들이 자기 낙서를 감추고 싶어하는 거죠
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Maar dit draagt bij tot het feit dat mensen hun doedels niet willen delen.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Mais ceci contribue au fait que les gens ne veulent pas partager leurs gribouillages.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Ma questo contribuisce a non voler condividere i propri scarabocchi.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Mas isso contribui para que as pessoas não queiram partilhar os seus rabiscos.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Men det bidrar till att människor inte vill dela med sig av deras klotter.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Men det forstærker kun folks uvildighed mod at dele deres kruseduller.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Nhưng điều đó thực sự đã khiến mọi người không muốn chia sẻ những nét vẽ kỳ quặc của họ.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Pero esto, en efecto, contribuye a que la gente no quiera ni mostrar sus garabatos.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Tapi itu menambah orang-orang tidak ingin berbagi corat-coret mereka.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.W każdym razie to przyczynia się do tego, że ludzie nie chcą się dzielić swoimi szkicami.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Αλλά αυτό συμβάλλει στο να μην θέλουν οι άνθρωποι να μοιραστούν τα σκαριφήματα τους.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Але це має значення для людей, що не бажають ділитися своїми каракулями.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Все это способствует тому, что люди не хотят, чтобы кто-то видел что они рисуют.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.Но това не допринася хората да не искат да споделят своите драскулки.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.אבל זה כן תורם לחוסר רצונם של אנשים לשתף את שירבוטיהם.
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.على كلٍ .. هذا يدفع الى جعل الناس عاكفين على عدم نشر خربشاتهم
Ama bu olay, insanların karalamalarını paylaşmak istememelerine katkı sağlıyor.みんな落書きを見せたくないのです 本当のことを話しましょう 私が思うに
Amaç basit karalama oyunlarının ilgi çekici matematiksek sonuçlara götürdüğünü göstermektir.数学的な結果にたどり着くというのは, とてもクールで美しいことです.この有名な,
Ancak böyle olması bu çizimi harika bir karalama oyununa çevirir. Birinci adım: Hekangi bir şey çiz.Или може би единствено число трябва да се промени?
Ancak böyle olması bu çizimi harika bir karalama oyununa çevirir.すごいいたずら書きゲームができます. ステップ1:
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Cred că a mâzgăli este ceva nativ pentru oameni şi noi pur şi simplu ignorăm acest instinct.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Credo che significhi che scarabocchiare è innato e che noi stiamo semplicemente rinnegando quell'istinto.