karaciğer ile cümle
karaciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.Zkrátka játra za čerstva vezme, dá do sklenic a zavaří.
Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.Παίρνει το συκώτι, όταν το ετοιμάζει για φουαγκρά, το βάζει σε ένα βάζο και το κάνει κονφί.
Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.Он берет печень такой, какой получает её при разделке, погружает её в посуду и делает конфи.
Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.Той взема дроба, слага го в буркан и го консервира с мазнина.
Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.הוא לוקח את הכבדים כשהוא קוצר את כבד האווז, הוא תוקע אותם בצנצנת ומשמר אותם כקונפי.
Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.لقد اخذ الكبد عندما حصد الفطائر ووضعهم في جرة ووضع المكونات معه
Foie gras için karaciğeri çıkardığında, bunu bir kavanoza koyuyor ve kendi yağında bekletiyor.瓶詰めにして コンフィにします 塩 胡椒 オイル スパイスは一切使いません
Herbie'nin vücudundaki tümör, karaciğer ve böbrek gibi hayati organlara baskı yapıyor.El tumor en el cuerpo de Herbie presiona contra órganos vitales, como el hígado y riñones.
Herbie'nin vücudundaki tümör, karaciğer ve böbrek gibi hayati organlara baskı yapıyor.[Narratore] Il tumore nel corpo di Herbie preme contro organi vitali, come il fegato e i reni.
Herbie'nin vücudundaki tümör, karaciğer ve böbrek gibi hayati organlara baskı yapıyor.- Някакви оплаквания? Туморът притиска жизненоважни органи, такива като черния дроб и бъбреците.
Herbie'nin vücudundaki tümör, karaciğer ve böbrek gibi hayati organlara baskı yapıyor.体内の微妙な化学的平衡を保つことで細胞の健康を維持している
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.2주가 지나면 간처럼 생긴 구조물이 생깁니다.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Deux semaines plus tard, vous avez quelque chose qui ressemble a un foie.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Dos semanas después se tiene algo que se parece a un hígado.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Două săptămâni mai târziu, ai ceva ce seamănă a ficat.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Duas semanas depois, temos uma coisa parecida com um fígado.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Due settimane dopo avrete qualcosa che assomiglia a un fegato.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Dwa tygodnie później, otrzymujemy coś co wygląda jak wątroba.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Hai tuần sau, bạn có một vật thể trông như một lá gan.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Po dvou týdnech, dostanete něco, co vypadá jako játra.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Twee weken later, heb je iets dat lijkt op een lever.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Δυο εβδομάδες αργότερα, έχουμε κάτι που μοιάζει με συκώτι.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Две недели спустя вы получаете нечто, что выглядит как печень.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Две седмици по-късно, имате нещо, което прилича на черен дроб.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.לאחר שבועיים מתקבל משהו שנראה כמו כבד.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.وبعدها بأسبوعين، يصبح لديك شيء يشبه الكبد.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.肝臓のようなものが得られます 肝臓のように見えますが
İngiltere'deki ilk karaciğer naklini bir sonraki yıl yapan kişi.영국 최초의 간 이식수술을 집도한 로이 칸 경이 그들입니다.
İngiltere'deki ilk karaciğer naklini bir sonraki yıl yapan kişi.l'année suivante.
İngiltere'deki ilk karaciğer naklini bir sonraki yıl yapan kişi.שערך את השתלת הכבד הראשונה בבריטניה בשנה שלאחר מכן.
İngiltere'deki ilk karaciğer naklini bir sonraki yıl yapan kişi.مـَن أجرى أول عملية زراعة كبد ناجحة في المملكة المتحدة في العام الذي يليه.
İngiltere'deki ilk karaciğer naklini bir sonraki yıl yapan kişi.肝移植を行った医師です シンガポールに戻った私は
İşte başladığını görüyorsunuz. Kontrast maddeyi bu organa, hücreleri alınmış karaciğere veriyoruz.Tässä alamme ruiskuttaa kontrastiainetta elimeen, soluttomaan maksaan.
İşte başladığını görüyorsunuz. Kontrast maddeyi bu organa, hücreleri alınmış karaciğere veriyoruz.Τώρα μπορείτε να το δείτε.Εισάγουμε αντίθεση στο όργανο το οποίο είναι το συκώτι χωρίς κύτταρα.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.Egy szívgyógyszert a máj dolgozhat fel, és a melléktermékei zsírban tárolódhatnak.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.심장병 약은 간에서 대사될 수도 있고 어떤 부산물들은 지방에 축적될 수도 있습니다.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.Lek na serce może być metabolizowany w wątrobie i niektóre produkty uboczne mogą odkładać się w tłuszczu.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.Obat bagi jantung dapat diolah di dalam hati dan beberapa produk sampingnya dapat tersimpan di dalam lemak.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.Thuốc trị tim có thể được chuyển hóa trong gan, và một số sản phẩm phụ có thể bị lưu trữ trong mỡ.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.Лекарство для сердца может метаболизироваться в печени, а продукты его обмена храниться в жировой ткани.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.Ліки для серця можуть засвоюватися печінкою, а деякі побічні продукти залишаються в жирові.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.תרופה ללב עלולה להתפרק בכבד, וחלק מתוצרי הלוואי עלולים להישמר בשומן.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.فالدواء الذي للقلب يمتص ايضاً في الكبد، وبعض المنتجات الثانوية قد تخزن في الدهون.
Kalp için bir ilaç karaciğerde metabolize edilebilir ve yan ürünlerin bir kısmı yağ içerisinde saklanabilir.副産物が脂肪に蓄積される可能性があります 再生医学によるモデルを使う実験では これらを見落とすのではないでしょうか?
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.A fost în creierul ei, în plămânii ei, în ficatul ei.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Atingia o cérebro, os pulmões e o fígado.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Az agyában, a tüdejében és a májában is megjelent a rák.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Był w jej mózgu, płucach, wątrobie.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Er war in ihrem Hirn, in ihren Lungen, in ihrer Leber.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Estaba en su cerebro, en sus pulmones, en su hígado.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Hij zat in haar hersenen, in haar longen, in haar lever.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Il avait atteint son cerveau, ses poumons, son foie.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.암은 그녀의 머리, 폐 그리고 간에 있었습니다.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Рак был в ее мозгу, в ее легких, в ее печени.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Той беше в мозъка й, в дробовете й, в черния й дроб.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.זה היה במוח שלה, בריאותיה, בכבד שלה.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.كان السرطان موجود في دماغها و رئتيها و كبدها
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.カルボプラチンタキソール カルボプラチンタキソテール
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.A májban van, a mellben, a prosztatában van.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.C'est dans le foie, dans le sein, dans la prostate.