karaciğer ile cümle
karaciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.'È nel fegato, nel seno, nella prostata'.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Es ist in der Leber, in der Brust, in der Prostata.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Está en el hígado, en el seno, en la próstata.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi."Está no fígado, na mama, na próstata."
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Este în ficat, în sân, în prostată.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Het zit in de lever, in de borst, in de prostaat.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Jest w wątrobie, w piersi, w prostacie.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.간에 있다, 유방에 있다, 전립선에 있다.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.В черния дроб е, в гърдата, в простатата.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.Это рак печени, рак груди, рак простаты.
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi."זה בכבד, זה בשד, זה בערמונית".
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.انه في الكبد, أو الثدي, أو البروستاتا
Kanser karaciğerde, memede, prostatta gibi.それだけです
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Játra, plíce, hlavy, oháňky,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,간, 폐, 머리, 꼬리, 콩팥, 고환,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Leber, Lunge, Köpfe, Schwänze,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Le foie, les poumons, la tête, la queue,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Nếu đã làm thế với trái cây và rau quả, chắc chắn chúng ta cũng sẽ làm vậy với động vật.
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,Wątroby, płuca, głowy, ogony, nerki, jądra -
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,כבד, ריאות, ראשים, זנבות, כליות, אשכים,
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,الكبد، الكليتان، الرؤوس، الأذيال، الرئتان، الأعضاء،
Karaciğer, akciğer, baş, kuyruk, böbrekler, testisler,腎臓 睾丸 昔はこれらすべては食料であり
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Batang hepatika - itu memberikan oksigen ke hati.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Hepática tronco--suministra oxígeno al hígado.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar. Karaciğer solunum yapıyor.והוא חשוב מאוד בעיכול וכו..
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.복강동맥이 간으로 피를 전달해주면
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Tętnica wątrobowa -- dostarcza utlenowaną krew do wątroby.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Tronco hepático - fornece oxigênio para o fígado.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Trunchiul hepatic - transportă oxigenul la ficat.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Белодробната trunk доставя кислород до черния дроб.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Печеночный ствол доставляет кислород к печени.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.Печінковий стовбур доправляє кисень до печінки.
Karaciğer gövde karaciğer oksijen sağlar.جذع الكبدي-إيصاله الأكسجين للكبد.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Celule hepatice, nervoase, pancreatice -- nu le putem creşte nici acum.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Jaterní buňky, nervové buňky, buňky pankreatu -- dodnes je nejsme schopni vyprodukovat.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.간 세포, 신경 세포, 췌장 세포 등은 현재도 배양할 수 없습니다.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Komórki wątroby, nerwowe, czy komórki trzustki -- ich hodowla jest niemożliwa nawet dzisiaj.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Leberzellen, Nervenzellen, Pankreaszellen - die können wir selbst heute nicht züchten.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Le cellule del fegato, dei nervi e del pancreas -- non si possono far crescere nemmeno oggi.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Levercellen, zenuwcellen, pancreatische cellen - kunnen we vandaag de dag nog steeds niet kweken.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Tế bào gan, tế bào thần kinh, tế bào tuyến tụy -- chúng ta vẫn chưa thể nuôi cấy những loại tế bào này.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Ηπατικά κύτταρα, νευρικά κύτταρα, παγκρεατικά κύτταρα -- δεν μπορούμε να τα καλλιεργήσουμε ακόμα και σήμερα.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Нервные клетки, клетки печени, поджелудочной железы - их мы не можем вырастить даже сегодня.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.Чернодробните клетки, нервните клетки, клетките на панкреаса - все още не можем да ги отглеждаме и до днес.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.תאי כבד, תאי עצב, תאי לבלב לא ניתנים לגידול גם היום.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.خلايا الكبد، الخلايا العصبية، الخلايا البنكرياسية -- حتى الآن لا يمكننا زراعتها خارج الجسم.
Karaciğer hücreleri, sinir hücreleri, pankreas hücreleri -- bunları günümüzde bile çoğaltamıyoruz.これらの細胞は今でも育てられません そして第三の難問は脈管です
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Chúng tôi rắc phần bên ngoài gan tế bào gan của bệnh nhân
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Ensopamos a parte externa do fígado com as células do fígado do doente.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.그 다음으로 간의 외부 표면에 환자 자신의 간 조직 세포를 도포하죠.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Nous perfusons l'extérieur du foie avec les propres cellules du foie du patient.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Perfundimos el exterior del higado con las células del hígado del paciente.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Perfuzăm învelişul ficatului cu propriile celule ale ficatului pacientului.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Permeiamo l'esterno del fegato con le cellule del fegato del paziente.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Täytämme maksan ulkopuolen potilaan omilla maksasoluilla.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Vi overhælder ydersiden af leveren med patientens egne lever celler.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Vi täcker utsidan av levern med patientens egna leverceller.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.We doortrekken de buitenkant van de lever met de eigen levercellen van de patiënt.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Wir durchspülen die Außenseite der Leber mit den eigenen Leberzellen des Patienten.
Karaciğerin dışına da, yine hastanın kendi karaciğer hücrelerini serpiyoruz.Zevnějšek jater pokryjeme pacientovými jaterními buňkami.