Avrupa'ya gitmemeye karar verdik.I decided not to go to Europe.
Karanlıkta sandalyeyi arıyorum.I am looking for the chair in the dark.
Karanlıktan sonra eve yalnız yürümeyi sevmem.I don't like walking home alone after dark.
Hava kararmadan eve gitmeliyim.I must get home before it gets dark.
Ben karanlıkta lamba anahtarını hissettim.I felt for the light switch in the dark.
Ben komitenin kararını destekledim.I supported the committee's decision.
Bir doktor olmaya karar verdim.I made up my mind to be a doctor.
Doktor olmaya karar verdim.I decided to be a doctor.
Emekli olmaya karar verdim.I have decided to retire.
Ne yapacağıma karar vermeliyim.I must decide what to do.
Karaciğer sorunu ile ilgili bir hikayem var.I have a history of liver trouble.
Kararıma sadık kaldım.I adhered to my decision.
Çok yavaş karar veriyorum.I'm very slow at making up my mind.
Karar vermede çok yavaşım.I'm very slow at making up my mind.
Karar anında bir resim çektim.I took a picture at the decisive moment.
Ne yapacağıma karar vermeden önce enine boyuna düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to mull things over before I decide what to do.
Elimden gelenin en iyisini yapacağıma kesin karar verdim.I resolved I would do my best.
Geçen yıl Japonya'ya gelmeye karar verdim.I decided to come to Japan last year.
İşimi değiştirmeye karar verdim ama sonunda değiştirmemeye karar verdim.I considered changing my job, but in the end I decided not to.
Hemen bir karar veremem. Önce patronumla konuşmam gerekecek.I can't make a decision on the spot. I'll have to talk to my boss first.
Ona sevgimi anlatmaya karar verdim.I decided on telling her of my love.
Kararımla ilgili onu bilgilendirmek için yazdım.I wrote to inform him of my decision.
Bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a car.
Steno öğrenmeye karar verdim.I have decided to learn shorthand.
Ben onun günlüğümün arkasındaki adresini karaladım.I scribbled down his address in the back of my diary.
Japonya'dan ayrılmaya karar verdim.I have made up my mind to leave Japan.
Onun kararını onaylamıyorum.I don't approve of his decision.
Onun kararsızlığı tarafından sinirlendirildim.I was irritated by his indecision.
Kararsızlığı beni rahatsız etmişti.I was irritated by his indecision.
Onunla evlenmeye karar verdim.I made up my mind to marry her.
Ona evlenme teklif etmeye karar verdim.I have made up my mind to propose to her.
Karanlıkta yürümekten korkuyorum.I am frightened of walking in the darkness.
Bir avukat olmaya karar verdim.I decided to be a lawyer.
Her gün çalışmaya karar verdim.I decided to study every day.
Arkadaşımın yardımını istemeye karar verdim.I decided to ask for my friend's help.
Sanırım hiç arkadaş olmaması iç karartıcı.I think it's sad to have no friends.
Yurtdışında okumaya karar verdim.I made a decision to study abroad.
Ben yurt dışında öğrenim görmeye karar verdim.I decided to study abroad.
Benim yüzümü kara çıkarma.Don't let me down.
Karaoke'ye gittiğimizde, Tom bütün gece şarkı söylemeye devam etti.When we went to karaoke, Tom went on singing all night.
Trenimiz hava karardıktan sonra Roma'ya ulaştı.Our train reached Rome after dark.
Bu yaz Fuji dağına tırmanmaya karar verdik.We have decided to climb Mt. Fuji this summer.
Finansal desteği durdurmaya karar verdik.We decided to cease financial support.
Zaman geçerken, gökyüzü gittikçe karardı.As time went on, the sky grew darker and darker.
Çok boş zamanım olduğu için Fransızca çalışmaya karar verdim.Having lots of free time, I've decided to study French.
Genç adam ona evlenme teklif etmeye karar verdi.The young man decided to propose to her.
Şirket gayri resmi olarak beni işe almaya karar verdi.The company has unofficially decided to employ me.
Küçük çocuklar karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyorlar.Small children are afraid of being left alone in the dark.
Saatle mini karavan kirala.Hire a minivan by the hour.
Itfaiye istasyonu karakolun yanındadır.The fire station is next to the police station.
Fil en büyük kara hayvanıdır.The elephant is the largest land animal.
Hakimin kararı nihaidir.The judge's decision is final.
Yeni bir yol inşa edilmesi kararı kabul edildi.The resolution that a new road be built was passed.
Yeni fabrika için yer kararlaştırılmadı.The site for the new factory has not been decided.
Hava zifiri karanlık.It is pitch dark.
Bir insanın değeri onun sosyal konumundan daha çok onun karakteriyle değerlendirilmelidir.A man's worth should be judged by his character rather than by his social position.
Bir kişinin karakterini tanı ve saygı duy.Recognize and respect the personality of a person.
Sadece hayatın karanlık tarafında bakma.Don't look only on the dark side of life.
Su çok soğuk olduğu için, yüzmemeye karar verdik.With the water so cold, we decided not to swim.
Denizciler karayı gördü.The sailors saw land.