Ana içeriğe geç
Sözlük

kara ile cümle

kara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çok karanlıktı.It was so dark.
Hava okuyamayacağım kadar çok karanlık.It is too dark for me to read.
Gökyüzü aniden kararmaya başladı.The sky suddenly began to darken.
Ben hangi yolu seçeceğime karar veremedim.I could not decide which way to choose.
Hangi otoyola karar verirsen ver, arabalarla ve kamyonlarla dolu olacaktır.Whichever highway you decide on, it will be crowded with cars and trucks.
Nerede dinleneceğimize karar vermedik.We haven't decided where to take a rest.
Henüz karar veremiyorum.I just can't make up my mind.
Bill'e bir mühendis olmasını karar verdiren nedir?What made Bill decide to be an engineer?
Karaokenin niçin çok popüler olduğunu merak ediyorum.I wonder why karaoke is so popular.
Lütfen son olarak kararını ver.Please make up your mind once and for all.
Tim, Jones'un ailesinin yüz karası.Tim is the black sheep of the Jones' family.
Sonunda, bir karara vardılar.At last, they came to a decision.
Ne zaman başlayacağımıza karar vermeliyiz.We must decide when to start.
Sonunda, John ve Sue elmayı ikiye bölmeye karar verdiler.At last, John and Sue decided to cut the apple into halves.
Sonunda babasının paylaştığı haberle annesine gitmeye karar verdi.He finally decided to go to his mother with the news his father had shared.
Bir dakika. Karar vermedim.Just a moment. I haven't made up my mind.
Charlie, son sözü iptal etmeye karar verdi.Charlie decided to cross out the last word.
Hava kararıyordu.It was getting dark.
Hava gittikçe kararıyor.It is getting darker and darker.
Herkes ara sıra karamsar olma hakkına sahiptir.Everyone is entitled to be moody once in a while.
O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.He made a resolve to stop smoking.
On yılımı alsa bile, işi başarmaya kararlıyım.Even if it takes me ten years, I am determined to accomplish the job.
Güneş batıdan doğsada, o kararından vazgeçmez.Were the sun to rise in the west, she would not change her resolution.
Onun o şekilde davranması karakteristiktir.It's characteristic of him to behave like that.
Ona öyle bir şey söylemen senin karakteristiğin değil.It is not characteristic of you to say such a thing to her.
Onun akıllıca bir karar olduğunu sanmıyorum.I don't think that was a wise decision.
Sen iyi bir karar verdin.You made a good decision.
Lütfen onun üzerinde düşünün ve bana kararınızı bildirin.Please think it over and let me know your decision.
Karar verildiğinde size bildireceğim.I'll let you know when it has been decided.
O tartışma bir zamanlar karara bağlandı ve herkes için.That dispute has been settled once and for all.
İsa ertesi gün Celile'ye gitmeye karar verdi.The next day Jesus decided to leave for Galilee.
Top oyununun ertelenmesine karar verildi.It was decided that the ball game be put off.
Bir karara varmadan önce sorunu düşünmelisin.You should consider the problem before coming to a decision.
Savunma programı için görünüm iç karartıcıdır.The outlook for the defense program is dismal.
Ben raporu karaladım.I dashed off the report.
Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.There were scribbles all along the wall.
Onlar o yıl Virginia'ya yerleşmeye karar verdiler.They decided to settle down in Virginia that year.
Adam karısı gelinceye kadar istasyonda beklemeye karar verdi.The man decided to wait at the station until his wife came.
Çocuk karanlıktan korktu.The boy feared the dark.
Politikanın bir başarısızlık olduğuna karar vermeliyiz.We have to conclude that the policy is a failure.
Oğlan karanlıkta yatmaktan korkar.The boy is afraid to go to bed in the dark.
O konuda Anayasa Mahkemesi tarafından karar verildi.That matter was decided by the Supreme Court.
Beni onun hakkında karanlıkta tutma.Don't keep me in the dark about it.
Şehir tramvayları kaldırma kararı aldı.The city has decided to do away with the streetcar.
Küçük çocuk karanlıktan korkuyor.The little boy is afraid of the dark.
İş için kimi seçeceğine karar vermek sana kalmış.It rests with you to decide whom to choose for the job.
Dergiye abone olmaya karar verdim.I decided to subscribe to the magazine.
O ülkenin hükümeti atık kararlı.The government of that country is now stable.
Trafik kazası karayolunda meydana geldi.The traffic accident took place on the highway.
O karar için iyi bir argüman var.There is a good argument for that decision.
Karar nihai değildir.The decision is not final.
Karar hepimiz için kabul edilebilirdi.The decision was acceptable to us all.
Karar bizim için olumsuzdu.The decision was unfavourable to us.
Planı desteklememeye karar verdim.I have decided not to support the plan.
Proje şimdiye kadar kararlaştırılmamıştır.As yet, the project is in the air.
Öğretmen, öğrenci konseyi kararını onayladı.The teacher affirmed the decision of the student council.
Şirket iki yeni sekreteri çalıştırmaya karar verdi.The company has decided to employ two new secretaries.
Onu alıp almayacağımıza karar vermeden önce evi kontrol ettik.We went over the house before deciding whether to buy it.
Baca kara duman püskürtüyor.The chimney is belching black smoke.
Doktor, hangi ilacı vereceğine karar vermeden önce dikkatlice düşünür.The doctor thinks carefully before deciding what medicine to give.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod