Kara bulutlar yağmur habercisidir.Dark clouds are a sign of rain.
Karanlık bir yerde kitap okumayın.Don't read books in a dark place.
Onlar kötü havaya rağmen arabayla gitmeye karar verdiler.They made up their minds to go by car in spite of bad weather.
Biz nihai bir karar aldık.We've made a final decision.
Toplantıyı önümüzdeki pazara kadar ertelemeye karar verdik.We decided to put off the meeting until next Sunday.
Şimdi toplantı için yer hakkında karar vermek gerekli değil.It isn't necessary to make a decision now about where we'll meet.
Birkaç sözcük, bir erkeğin gerçek karakterine ihanet edebilir.A few words may betray a man's true character.
İpe sıkıca tutunarak karaya güvenli bir şekilde geldim.Holding on to the rope firmly, I came safely to land.
Oda arkadaşıma karar verildi mi?Has my roommate been decided?
Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.After mature reflection, I've decided to accept their offer.
Sigarayı bırakma kararını taktir ediyorum.I applaud your decision to quit smoking.
Avrupa'ya gitmek yerine Amerika'ya gitmeye karar verdim.Instead of going to Europe, I decided to go to America.
Eğer hasta bilinçsiz ise, aile karar verebilir.If the patient is unconscious, the family can make the decision.
Ben tekrar bir köpek bulundurmamaya karar verdim.I've decided not to keep a dog again.
Madem ki yetişkinsin, ne yapacağına karar vermek senin görevin.Now that you are grown-up, it is up to you to decide what to do.
Henüz bir karara vardın mı?Have you arrived at a decision yet?
Henüz ne yapacağına karar verdin mi?Have you decided what to do yet?
Hava zaten karanlık.It is already dark.
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.Mary decided never to see him any more.
Herkesin kendi karakteri var.Everyone has a character of his own.
Gökyüzü sanki güneş batmış kadar karanlık oldu.The sky became as dark as if the sun had sunk.
Yakında hava kararacak.It will be dark soon.
Karar hâlâ kararlaştırılmamış.The decision was still in the air.
Henüz karar vermedim ama uçmayı trenle gitmeye tercih ederim.I haven't decided yet, but I prefer flying to going by train.
Henüz karar vermedim ama gitmeden önce sana bildireceğim.I haven't decided yet, but I'll let you know by the time we leave.
Henüz karar vermedim.I haven't made up my mind yet.
Henüz karar vermedin mi?Haven't you decided yet?
Ben henüz karar vermedim.I haven't decided yet.
İlk olarak isim üzerinde karar vermek zorundayız.In the first place we have to decide on the name.
Önce ne yapılacağına karar vermeliyiz.We should determine what is to be done first.
Önce nereye gideceğimize birlikte karar verelim.Let's decide together where to go first.
Gerçek dost kara günde belli olur.A friend in need is a friend indeed.
Ak akçe kara gün içindir.You must provide for a rainy day.
Kara gün için tasarruf edin.Save for a rainy day.
Margaret ile evlenmeye karar verdim.I made up my mind to get married to Margaret.
Otele vardığımda hava kararmıştı.It was dark when I reached the hotel.
Ben karate kulübünün üyesiyim.I belong to the karate club.
Ben, bildiği her şeyi avukata anlatmaya karar verdi.Ben decided to tell the lawyer everything he knew.
Perry Drake'den bilgi almaya karar verdi.Perry decided to gain information from Drake.
Betty bazı güller ve Jane bazı karanfiller getirdi.Betty brought some roses and Jane some carnations.
Beth kötü erkek kardeşinden dolayı karanlıktan korkuyor.Beth is afraid of the dark because of her evil brother.
Baykuş karanlıkta görebilir.The owl can see in the dark.
Hiromi korkmasına rağmen, bungee-jumpingi göze almaya karar verdi.Hiromi decided to risk bungee-jumping, even though he was scared.
O kadar karanlıktı ki onlar güçlükle görebiliyorlardı.It was so dark that they could hardly see.
Peter yarın ayrılmaya karar verdi.Peter has decided to leave tomorrow.
Açıkçası, bu karara tamamen katılmıyorum.Just for the record, I totally disagree with this decision.
Partiye katılıp katılmayacağıma henüz karar vermedim.I haven't decided yet whether I will attend the party.
Partiye gitmeye karar vermeme rağmen, bunu dört gözle beklemiyorum.Though I have decided to go to the party, I'm not looking forward to it.
Kediler karanlıkta görebilirler.Cats can see in the dark.
Nancy kendisi için hiçbir şeye karar veremez.Nancy can't decide anything for herself.
O, ne pahasına olursa olsun işi bitirmeye kararlıydı.He was determined to finish the work at any cost.
Her durumda gelmek için kararımızı verdik.We made up our mind to come in any case.
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.Tom and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
Her toplulukta bir yüz karası vardır.There's a black sheep in every flock.
Hangi işe başvuracağıma karar vermedim.I haven't decided which job to apply for.
Polis karakoluna nasıl gidebilirim?How can I get to the police station?
Öylesine güzel bir gündü ki biz piknik yapmaya karar verdik.It was such a fine day that we decided to have a picnic.
Öyle güzel bir gündü ki piknik yapmaya karar verdik.It was such a nice day that we decided to have a picnic.
Öylesine soğuk bir gündü ki dışarı çıkmamaya karar verdik.It was such a cold day that we decided not to go out.