Benim kararımı sorguluyor musun?Are you questioning my decision?
Tom'un Boston'daki işi alıp almayacağına hala karar verilmedi.Whether or not Tom gets the job in Boston is still very much up in the air.
Tom'un Boston'daki işi alıp almayacağı henüz kararlaştırılmadı.Whether or not Tom gets the job in Boston is still very much up in the air.
Tom müzik eğitimi almak için Boston'a gitme kararı aldı.Tom decided to go to Boston to study music.
Tom Boston'a ya da Şikago'ya gidip gitmeyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide whether to go to Boston or Chicago.
Boston'a taşımamız gerektiğine karar verdim.I've decided we should move to Boston.
Birkaç ekstra gün Bostonda kalmaya karar verdim.I decided to stay a couple extra days in Boston.
Tanrı insanların kaderine çoktan karar verdi.God has already decided the fate of humans.
Calvin için Tanrı zaten bizim kaderimize karar verdi.For Calvin, God has already decided our fate.
Küba, Sovyet komünizminin en yakın ileri karakoludur.Cuba is the nearest outpost of Soviet communism.
Tom hangi birini satın alacağı konusunda karar vermeyi zor buldu.Tom found it difficult to decide which one to buy.
Ben geçen hafta baktığımız o çiftliği satın almaya karar verdim.I've decided to buy that farm we were looking at last week.
Hangisini alacağıma karar vermeyi zor buluyorum.I'm finding it difficult deciding on which one to buy.
Belki Tom vazgeçmeye karar verdi.Maybe Tom decided to give up.
Biz gitmeye karar verdik.We decided to give it a go.
Tom ona bir şans daha vermeye karar verdi.Tom decided to give it one more shot.
Tom paltosunu giymeye başladı ama sonra biraz daha uzun kalmaya karar verdi.Tom started to put his coat on, but then decided to stay a bit longer.
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden geleni yapmaya karar verdi.Tom decided to do what he could to help Mary.
Tom sakal bırakmayı düşündü ama bırakmamaya karar verdi.Tom thought of growing a beard, but decided not to.
Tom kendisine doğru kararı verdiğini anlattı.Tom told himself that he had made the right decision.
Tom'un karanlık bir sırrı var.Tom has a dark secret.
Bu büyük bir karanlık sır değil.It's not a big dark secret.
Tom hepimizin burada olmamız gerektiğine karar veren tek kişi.Tom is the one who decided that we all needed to be here.
Kararımı söylediğine bağlı olarak verdim.I made my decision based on what you said.
Tom ailenin yüz karasıydı.Tom was the black sheep of the family.
Tom'un karate'de siyah kuşağı var.Tom has a black belt in karate.
Tom karaborsadan bazı şeyler satın aldı.Tom bought some things on the black market.
Bodrum zifiri karanlıktı.The basement was pitch black.
Mary mavi bir elbise satın almaya karar verdi.Mary decided to buy a blue dress.
Mağaranın içi zifiri karanlık.It's pitch black inside the cave.
Bodrumda zifiri karanlık var.It's pitch black in the basement.
Artık dışarısı zifiri karanlık değil.It's no longer pitch black outside.
Tom sigara içerek karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark, smoking.
Tom karamsardı.Tom was moody.
Tom tüm kararları burada verir.Tom makes all the decisions here.
Tom Fransızca öğrenmeye başlama kararı verdi.Tom has decided to start studying French.
Sen kararlı mısın?Are you driven?
Ben bir kara başlı ötleğenim.I am a blackcap.
Tom günlük tutmaya karar verdi.Tom has decided to keep a diary.
Neden burada karanlıkta oturuyorsun?Why are you sitting here in the dark?
Tom evde uyumaya karar verdi.Tom decided to sleep in.
Bugünden başlayarak kendimi her gün tartmaya karar verdim.I have decided to weigh myself every day starting today.
Ben bir karar vermeden önce ilk olarak Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom first before I make a decision.
Sanırım karar vermeden önce bu konuda Tom'la konuşmak istiyorum.I think I would like to talk with Tom about this before making a decision.
Tom konuşmaya başladı ama sonra sessiz kalmaya karar verdi.Tom started to speak, but then decided to remain silent.
Tom şirketten ayrılmaya karar verdi.Tom has decided to leave the company.
Tom şirketten ayrılmaya kararlıydı.Tom was determined to leave the company.
Tom'un karamsar olduğunu düşünüyorum.I think Tom is moody.
Galiba Tom karamsar.I think Tom is pessimistic.
Kalmak Tom'un kararıydı.It was Tom's decision to stay.
Tom bunun dışında kalmaya karar verdi.Tom decided to stay out of it.
Tom üç gün daha kalmaya karar verdi.Tom decided to stay three more days.
Tom gidip gitmeyeceğine ya da kalıp kalmayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide whether to go or stay.
Tom bir süre bizimle kalmaya karar verdi.Tom has decided to stay with us for a while.
Bu, ciddi ve kararlı çalışmanın sonucudur.This is the result of serious and determined work.
Tom Mary'ye söylememeye karar verdi.Tom decided not to tell Mary.
Öyleyse bana neye karar verdiğini söyle.Tell me then what you've decided.
Tom Mary'ye gerçeği söylemek zorunda olduğuna karar verdi.Tom decided he had to tell Mary the truth.
Tom Mary'ye söyleyecekti ama söylememeye karar verdi.Tom was going to tell Mary, but decided not to.
Neden bir öğretmen olmaya karar verdiğini Tom bana hiç söylemedi.Tom never told me why he had decided to become a teacher.