Ana içeriğe geç
Sözlük

kara ile cümle

kara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Mary sigarayı bırakmaya karar verdi.Mary resolved to quit smoking.
Yaşamımda birçok aptalca karar verdim.I've made a lot of stupid decisions in my life.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmak iyi bir fikir değil.It's not a good idea to go out after dark by yourself.
Tom karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark.
Neden karanlıkta oturuyorsun?Why are you sitting in the dark?
Tom ne olduğu hakkında düşünerek karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark thinking about what had happened.
Ben odaya girdiğimde ve ışıkları açtığımda Tom karanlıkta oturuyordu.Tom was just sitting in dark when I entered the room and turned on the lights.
Karanlık hala vadiyi kaplamış.Darkness still covered the valley.
Durum hızlı ve kararlı hareket etmeyi gerektiriyordu.The situation called for quick, decisive action.
Hava karardıktan sonra sokaklarda yürümek güvenli değildir.It's not safe to walk the streets after dark.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak güvenli değil.It's not safe to go out after dark by yourself.
Fransa'da çok iyi karayolları var.In France there are very good highways.
Bu kararı vermeden önce düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we must think it over before making this decision.
O, karaborsadan tütün satın alır.He buys the tobacco at the black market.
O çok hızlı bir karar verdi.He made a very quick decision.
O benim yeni yıl kararlarımdan biri.That's one of my New Year's resolutions.
Hiç yeni yıl kararları aldın mı?Have you made any New Year's resolutions?
Tom'un hayatı kararmaya başladı.Tom's life began falling apart.
Sadece kararını vermek zorundasın.You only have to make your decision.
Sen karar veriyorsun! Senin geleceğin!You decide! It's your future!
Çabuk karar vermek iyi olur.It would be good to decide quickly.
Çalışmaya geri dönmeden önce biraz dinlenmeye karar verdim.Before going back to work, I decided to rest a little.
Bunun iyi bir karar olduğunu düşünüyorum.I don't think it's a good decision.
Tom bir şey söylemeye kararlıydı.Tom was determined to say something.
Bizi karanlıktan aydınlığa götür.Lead us from darkness to light.
Dün gece dışarı çıkmadık. Sinemaya gidebilirdik ama evde kalmaya karar verdik.We didn't go out last night. We could have gone to the cinema but decided to stay at home.
Bu oda hava karanlık.It's dark in this room.
Tom önemli bir karar aldı.Tom has made a significant decision.
Yasal olarak ayrılmaya karar verdik.We've decided to get legally separated.
Biz evlenmeye karar verdik.We've decided to get married.
Verecek bazı kararlarımız var.We've got some decisions to make.
Gitmene izin vermeye karar verdik.We've decided to let you go.
Biz boşanmaya karar verdik.We've decided to get a divorce.
Biz bir karar verdik.We've made a decision.
Biz kararımızı verdik.We've made our decision.
Bir çocuğu evlatlık almaya karar verdik.We've decided to adopt a child.
Hâlâ Tom'un kararını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's decision.
Tom ve Mary'nin karar vermesine izin vereceğiz.We'll let Tom and Mary decide.
Tom'un karar vermesine izin vereceğiz.We'll let Tom decide.
Hava kararmadan önce Boston'a ulaşacağız.We'll reach Boston before dark.
Hava kararıncaya kadar bekleyeceğiz.We'll wait until it's dark.
Birlikte karar aldık.We made the decision together.
Biz birlikte çalışmaya karar verdik.We agreed to work together.
Biz kararımızı değiştirdik.We changed our minds.
Biz evlenecektik ama bunun aleyhinde karar verdik.We were going to get married, but decided against it.
Tom'un eski arabamıza sahip olmasına izin vermeye karar verdik.We decided to let Tom have our old car.
Tom büyük bir alabalığı tutup karaya çıkardı.Tom landed a big trout.
Büyük bir karar vermemiz gerek.We need to make a big decision.
Bu büyük bir karar.This is a big decision.
O büyük bir karar.It's a big decision.
Tom oldukça kararlı görünüyordu.Tom seemed quite determined.
Karamsar değilim.I'm not pessimistic.
Yeterince kararlı değilim.I'm not decisive enough.
Hava karardıktan sonra Tom'un dışarı çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark.
Senin kara bir gözün var.You've got a black eye.
Kararını yeniden düşünmek isteyebilirsin.You might want to reconsider your decision.
Tom'un alınacak çok önemli bir kararı vardı.Tom had a very important decision to make.
Onlar doğru karar verdi.They made the right decision.
Akşam karanlığında, yirmi dokuz kişilik bir grup o otele geldi.At nightfall, a group of twenty-nine came into that hostelry.
Genellikle bu kadar kararsız değilim.I'm usually not this indecisive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod