Benim çocuklarım hava karardıktan sonra içeride kalmak zorundalar.My children have to stay indoors after dark.
O, kararından pişman olduğunu söyledi.She said she regretted her decision.
Tatoeba'da günde 20 tane cümle yazmaya karar verdim.I decided to write 20 sentences a day on Tatoeba.
Tezinin konusuna karar verdin mi?Have you decided the subject of your thesis?
Bunlar aldığımız kararlar.These are the decisions we've made.
Müşteriler karar verdi.The clients decided.
Sanırım konaklama ve uçuş rezervasyonu yapmadan önce karar versem iyi olur.I guess I had better decide before I book the accommodation and flights.
Birkaç gün önce yaptığın gibi yüzümü kara çıkarma.Don't let me down like you did the other day.
Dün Karakurum kentini ziyaret ettim.I have visited the city of Karakorum yesterday.
Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.The Karakoram separates China from Pakistan.
Çince karakterleri okumak zordur.Chinese characters are difficult to read.
Karaciğerimde sadece senin için bir köşem var, alkol.I have a corner in my liver just for you, alcohol.
Bugünün öğleden sonrası için yirmi sıçan karaciğeri aldığından emin ol.Make sure you get twenty rat livers for today's afternoon.
Baba benimle kal! Karanlıktan korkarım.Stay with me, dad! I'm afraid of the dark.
Genç eczacı bir eczane açmaya karar verdi.The young chemist decided to open a pharmacy.
Onun bizimle kiliseye geleceğini düşündüm ama o evde kalmaya karar verdi.I thought he would come to church with us, but he decided to stay home.
Ne olursa olsun benim kararlılığım değişmeyecek.No matter what happens, my determination won't change.
Ben çok fazla karaoke şarkı söyledim ve şimdi boğazım ağrıyor.I sung too many karaoke songs, and now my throat hurts.
Her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He decided to write in his diary every day.
O her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He made a resolution to write in his diary every day.
O, her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He made up his mind to write in his diary every day.
Bu yıl bir günlük tutmaya karar verdim.I have decided to keep a diary this year.
Bu yıl bir günlük tutmak için karar verdim.I have made a resolution to keep a diary this year.
Sanırım hiç arkadaşının olmaması iç karartıcıdır.I think it's sad to not have any friends.
Karanlıktan korkuyorum.I have a fear of the dark.
Bulutlar gittikçe kararıyor ve yağmur yağabilir gibi görünmeye başlıyor.The clouds are getting darker and darker and it's beginning to look like it might rain.
Çok düşündükten sonra, hırsız itiraf etmeye karar verdi.After much thought, the thief decided to confess.
Laura dışarı çıkmaya karar verdi.Laura decided to come out.
Karargahta birkaç gönüllü asker var.There are few volunteers here at the headquarters.
O karabatak uçma yeteneğini kaybetmiş.That cormorant lost the ability to fly.
Senin şimdi buraya gelmene karar verdiren nedir?What made you decide to come here now?
Jane bizim kararımıza itiraz etti.Jane objected to our decision.
Jane bizim kararımıza karşı çıktı.Jane opposed our decision.
Jane, son birkaç gündür sessiz ve karamsardı.Jane has been quiet and moody for the past few days.
1950'ler doğu ve batı arasındaki bir soğuk savaş yoluyla karakterize edilir.The 1950s are characterized through a cold war between east and west.
Ken yurt dışına gitmeye karar verdi.Ken decided to go abroad.
Onlar geri dönmemek üzere Amerika Birleşik Devletlerinde yaşamaya karar verdi.She has decided to live in the United States for good.
O, Amerika Birleşik Devletlerine gitmek için kararını verdi.She made up her mind to go to the United States.
Biz bunu tartışarak çözmeye karar verdik.We decided to fight it out.
Bu benim kararım değil, bu yüzden onu kabul etmek zorundayım.It's not my decision, so we have to accept it.
Bugün bazı web siteleri SOPA ve PIPA'yı protesto etmek için karartılmıştır.Today, some websites are blacked out to protest against SOPA and PIPA.
İngilizce Vikipedi bugün karartılmıştır.English Wikipedia is blacked out today.
Ben burada kalmaya karar verdim.I decided to stay here.
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
Ben kırmızı kapaklı bir kitap buldum ve onu ödünç almaya karar verdim.I found a book with a red cover and decided to borrow it.
Ben karanlık bir yerde onunla karşılaşmak istemiyorum.I wouldn't like to meet him in a dark place.
Tom Kara Cuma'da bir plazma TV satın aldı.Tom bought a plasma TV on Black Friday.
Yağmurda karanlık olmaz mı?Won't it be dark in the rain?
Yağmurda karanlık değil mi?Is it not dark in the rain?
Neden İngilizce okumaya karar verdin?Why did you decide to study English?
Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana kalmış.It's up to you to decide whether we'll go there or not.
Conchita Mary'ye gerçeği söylemeye karar verdi.Conchita decided to tell Mary the truth.
Neden şimdi onun hakkında konuşmaya karar verdin?Why did you decide to speak about that now?
İrlandalı karakterin beni korkutur.Your Irish temper scares me.
Her yer karanlık olduğu için herhangi bir şey göremiyorum.I can't see anything because the whole place is dark.
Bugün Esperantoca öğrenmeye karar verdim.Today I decided to learn Esperanto.
Alain bir karar verdi.Alain made a decision.
Bir çocuk karanlıktan korkar.A child is afraid of the dark.
Çocuk karanlıktan korkuyor.The child is afraid of the dark.
Çince karakterleri zaten yazabiliyorum.I'm already able to write Chinese characters.