Ana içeriğe geç
Sözlük

kara ile cümle

kara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom web sitesini yeniden düzenlemeye karar verdi.Tom decided to redesign his website.
Tom toplantıyı ertelemeye karar verdi.Tom decided to postpone the meeting.
Tom kararı ertelemeye karar verdi.Tom decided to postpone the decision.
Ebeveynleri istememesine rağmen Tom Mary ile evlenmeye karar verdi.Tom decided to marry Mary even though his parents didn't want him to.
Tom Mary ile barışmaya karar verdi.Tom decided to make it up to Mary.
Tom şehir hayatından vazgeçmeye ve kırsalda yaşamaya karar verdi.Tom decided to give up city life and live in the country.
Tom işten erken ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave work early.
Tom sorunla yaşamayı öğrenmeye karar verdi.Tom decided to learn to live with the problem.
Tom bilgisayarlar hakkında öğrenebileceği her şeyi öğrenmeye karar verdi.Tom decided to learn all he could about computers.
Tom bilgisayarlar hakkında elinden gelen her şeyi öğrenmeye karar verdi.Tom decided to learn all he could about computers.
Tom birkaç gün gizlenmeye karar verdi.Tom decided to lay low for a few days.
Tom sadece keyif çatmaya ve dinlenmeye karar verdi.Tom decided to just kick back and relax.
Tom diyet yapmaya ve biraz zayıflamaya karar verdi.Tom decided to go on a diet and lose some weight.
Tom Mary'ye yol vermek için öne geçmeye karar verdi.Tom decided to go ahead let Mary have her way.
Tom öne geçmeye ve Mary'ye sormak istediği soruyu sormaya karar verdi.Tom decided to go ahead and ask Mary the question he had been wanting to ask.
Tom Mary'ye ayak uydurmaya çabalamaktan vazgeçmeye karar verdi.Tom decided to give up trying to keep up with Mary.
Tom kazadan sonra kaykay yapmaktan vazgeçmeye karar verdi.Tom decided to give up skateboarding after his accident.
Tom profesyonel olarak gitar çalmaktan vazgeçmeye karar verdi.Tom decided to give up playing guitar professionally.
Tom aldığı tavsiyeyi izlemeye karar verdi.Tom decided to follow the advice he'd received.
Tom yarışmaya girmeye karar verdi.Tom decided to enter the competition.
Tom askere yazılmaya karar verdi.Tom decided to enlist in the army.
Tom okulu bırakmaya ve tamgün çalışmaya karar verdi.Tom decided to drop out of school and work full-time.
Tom web sitesindeki her sayfadan e-posta adresini silmeye karar verdi.Tom decided to delete his email address from every page on his website.
Tom bir vejetaryen olmaya karar verdi.Tom decided to become a vegetarian.
Tom fırtına geçinceye kadar kanoyu evin içine koymamız gerektiğine karar verdi.Tom decided that we should put the canoe inside the house until the storm passed.
Tom eski halat köprüyü geçmeye çalışmanın mantıklı olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be sensible to try to cross the old rope bridge.
Tom tek başına kamp yapmaya gitmenin eğlenceli olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be much fun to go camping alone.
Tom Fransızca çalışmanın yararlı olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be beneficial to study French.
Tom yamaç paraşütü yapmaya çalışmanın eğlenceli olacağına karar verdi.Tom decided that it would be fun to try paragliding.
Tom, John ve Mary ile kampa gitmenin eğlenceli olacağına karar verdi.Tom decided that it would be fun to go camping with John and Mary.
Tom vitamin almanın gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to take vitamins.
Tom doktorun ona verdiği ilacı almanın gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to take the medicine the doctor had given him.
Tom o faturayı bugün ödemenin gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to pay that bill today.
Tom tavanı boyamanın gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to paint the ceiling.
Tom bugün ofise gitmenin gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to go into the office today.
Tom bu öğleden sonra o sorunla ilgilenmenin gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to deal with that problem this afternoon.
Tom olay hakkında Mary'ye bir şey söylememeye karar verdi.Tom decided that he wouldn't tell Mary anything about the incident.
Tom ayın sonundan önce Mary'yi ziyaret etmek zorunda kalacağına karar verdi.Tom decided that he would have to visit Mary before the end of the month.
Tom Boston'da yaşamak istediğine karar verdi.Tom decided that he wanted to live in Boston.
Tom daha fazla kalmaması gerektiğine karar verdi.Tom decided that he shouldn't stay any longer.
Tom biraz daha yaşlanıncaya kadar evden ayrılmamaya karar verdi.Tom decided not to leave home until he was a little older.
Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylememeye karar verdi.Tom decided not to tell Mary about what John had done.
Tom savaş hakkında konuşmamaya karar verdi.Tom decided not to talk about the war.
Tom dini tartışmamaya karar verdi.Tom decided not to discuss religion.
Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylemenin onun işi olmadığına karar verdi.Tom decided it wasn't his job to tell Mary about what John had done.
Tom son kararı vermenin ona kaldığına karar verdi.Tom decided it was up to him to make the final decision.
Tom Mary'yi tekrar aramayı denemenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to try calling Mary again.
Tom nasıl dans edileceğini öğrenmenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to learn how to dance.
Tom yatmaya gitmenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to go to sleep.
Tom eve gitmenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to go home.
Tom kaya tırmanışı için çok yaşlı olduğuna karar verdi.Tom decided he was too old for rock climbing.
Tom Mary'nin o karar niçin verdiğini anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary had made that decision.
Tom işe kimi atayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide who to assign the job to.
Tom kimin terfi ettirilmesi gerektiğine karar veremedi.Tom couldn't decide who should get promoted.
Tom ağacı nereye dikeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide where to plant the tree.
Tom nerede yiyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide where to eat.
Tom ne yiyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide what to eat.
Tom ne alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what to buy.
Tom hangi CD'yi dinleyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide what CD to listen to.
Tom hangi kitabı okuyacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what book to read.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod