Tom ve Mary bir hafta süreyle partiyi erteleme kararı aldı.Tom and Mary agreed to postpone the party for a week.
Tom ve Mary gece yarısından önce partiyi terk etmeyi kararlaştırdılar.Tom and Mary agreed to leave the party before midnight.
Mary'nin benimle evlenmesini istemek için kararımı verdim.I've made up my mind to ask Mary to marry me.
Mary gitmek için özendirildi fakat son anda gitmemeye karar verdi.Tom was tempted to go, but at the last moment he decided not to.
Tom erken emeklilik kararı aldı.Tom opted for early retirement.
Tom Boston'da çalışmaya devam edip etmeyeceği konusunda karar vermeliydi.Tom needed to decide whether he would continue working in Boston.
Tom sorunlarla kendisi ilgilenmeye karar verdi.Tom decided to take matters into his own hands.
Tom Mary'nin yerini dolaşmaya karar verdi.Tom decided to mosey on over to Mary's place.
Tom erken yaşta bir botanikçi olmak istediğine karar verdi.Tom had decided at an early age that he wanted to become a botanist.
Niçin bu evi satın almaya karar verdin?Why did you decide to buy this house?
Evini satıp satmayacağına karar verdin mi?Have you decided whether or not you're going to sell your house?
Dışarısı karanlık.It's dark outside.
Dışarısı zifiri karanlık.It's pitch black outside.
Gemi karaya oturdu.The ship ran aground.
O Tom'la evlenmeye karar verdi.She decided to marry Tom.
Tom'la evlenmeye karar verdi.She decided to get married to Tom.
Okyanusu öv ama karada kal.Glorify the ocean, but stay on the ground.
Zifiri karanlıktı.It was pitch-black.
Üniversiteye mi gideceğime yoksa bir iş mi bulacağıma henüz karar vermedim.I haven't decided yet whether I'll go to college or get a job.
Kasırga zaten Karayipler'de hasara neden oldu.The hurricane has already caused havoc in the Caribbean.
Nerede öğle yemeği yiyeceğimize karar verdin mi?Have you decided where we are having lunch?
Karanlıkta araba sürmek uçmak gibidir.Driving in the dark feels like flying!
Benim karaciğerim ağır biçimde hasar görmüştür.My liver is heavily damaged.
Nati ve ben çiçekleri suluyorduk, sonra o beni sulamaya karar verdi!Nati and I were watering the flowers, then she decided to water me!
Zifiri karanlık bir geceydi.It was a pitch black night.
Ne zaman Roma'dan ayrılmaya karar verdiğini bilmiyorum.I don't know when he decided to leave Rome.
Onun ne zaman Roma'yı terk etmeye karar verdiğini bilmiyorum.I don't know when she decided to leave Rome.
O şirketten istifa etmek için kararını verdi.She's made up her mind to quit the company.
Karanlıkta bir şekil gördüm.I saw a shape in the dark.
Tom'un gözleri henüz karanlığa alışmamıştı, bu yüzden o bir şey göremedi.Tom's eyes weren't yet accustomed to the dark, so he couldn't see a thing.
Mary iş teklifini kabul etmeye karar verirse, Tom çok şaşırmazdı.Tom wouldn't be too surprised if Mary decided to accept the job offer.
Tom bir kaza raporunu dosyalamak için polis karakoluna gitti.Tom went to the police station to file an accident report.
Tom futbol takımı yapmaya kararlıydı.Tom was determined to make the football team.
Tom eve gitmeden önce işi bitirmeye kararlıydı.Tom was determined to finish the job before he went home.
Tom o kabul ettiği sürece desteğini sürdürmeye kararlıydı.Tom was determined to continue his support for as long as it took.
Tom gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre bekledi.Tom waited a while to let his eyes adjust to the darkness.
Tom Mary'nin kara biberi nereden alacağını bildiğini düşündü.Tom thought Mary knew where to buy black pepper.
Tom Mary'nin niçin bir rahibe olmaya karar verdiğini bildiğini düşünüyor.Tom thinks he knows why Mary decided to become a nun.
Tom karar vermek için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to make a decision.
Tom tamamen karanlık olmadan uyuyamayacağını söylüyor.Tom says that he can't sleep unless it's completely dark.
Tom gece geç saatlerde verdiği karardan pişmanlık duyuyor.Tom regrets the decision he made late last night.
Tom hızlı kararlar vermeye alışkındır.Tom is used to making quick decisions.
Tom kararlar vermede zorluk çekiyor.Tom has difficulty making decisions.
Tom evini satmaya karar verdi.Tom has decided to sell his house.
Tom'un önümüzdeki Pazartesi gününden önce vereceği önemli bir kararı var.Tom has an important decision to make before next Monday.
Tom daha önce karar verdi.Tom has already made up his mind.
Tom, kararının nedenlerini açıkladı.Tom explained the reasons for his decision.
Tom Mary'nin yüzünü kara çıkarmak istemiyor.Tom doesn't want to let Mary down.
Ona kullanmamasını söylemesine rağmen, Tom Mary'nin bilgisayarını kullanmaya karar verdi.Tom decided to use Mary's computer even though she had told him not to.
Tom çektiği videoyu YouTube'a yüklemeye karar verdi.Tom decided to upload the video he took to YouTube.
Tom bir bıçakla sakalını düzeltmeyi denemeye karar verdi, fakat çok başarılı değildi.Tom decided to try trimming his beard with a knife, but he wasn't very successful.
Tom bir yastık olmadan uyumayı denemeye karar verdi.Tom decided to try sleeping without a pillow.
Tom Mary'ye her şeyi anlatmaya karar verdi.Tom decided to tell Mary everything.
Tom bir gün izin almaya karar verdi.Tom decided to take a day off.
Tom kendi işine başlamaya karar verdi.Tom decided to start his own business.
Tom etrafı merakla gezmeye ve ne olduğunu görmeye karar verdi.Tom decided to snoop around and see what he could find out.
Tom Mary'yi özel bir okula göndermeye karar verdi.Tom decided to send Mary to a private school.
Tom arabalarından birini Mary'ye satmaya karar verdi.Tom decided to sell one of his cars to Mary.
Başka herkes fikrini söyleyinceye kadar Tom bir şey söylememeye karar verdi.Tom decided to say nothing until everyone else had given their opinions.
Tom sınıf başkanlığına aday olmaya karar verdi.Tom decided to run for class president.