Ana içeriğe geç
Sözlük

kara ile cümle

kara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Karar vermene izin vereceğim.I'll let you decide.
Hava karanlık, bu yüzden adımlarına dikkat et.It's dark, so watch your step.
Kışın burada çok kara yağar mı?Does it snow a lot here in the winter?
O, odayı kararttı.He darkened the room.
Ben o karara karşıyım.I'm against that resolution.
Ne olduğunu görünce gitmeye karar verdik.Upon seeing what was happening, we decided to leave.
Pekala, karar verdiniz mi?Well, have you decided?
O şişman erkekleri seviyordu, bu yüzden Budizm'e dönmeye karar verdi.She loved fat men, so she decided to convert to Buddhism.
O karanlıktan çok korkar.She is terrified of the dark.
Önümüzdeki ay evlenmeye karar verdiler.They've decided to get married next month.
Gelecek ay evlenmeye karar verdiler.They decided to get married next month.
Hava kararmadan zirveye ulaşmayı umuyoruz.We hope to reach the summit before it gets dark.
Düşün ve kararını bana bildir.Think it over and let me know what you decide.
O istifa etmeye karar verdi.She decided to resign.
O işinden istifa etmeye karar verdi.She decided to resign from her job.
İşinden istifa etmeye karar verdi.She decided to quit her job.
İşinden ayrılmaya karar verdi.She decided to quit her job.
O işini bırakmaya karar verdi.She decided to quit her job.
Teşviğimize rağmen, o pes etmeye karar verdi.In spite of our encouragement, he decided to throw in the towel.
Kararımı bildirmek için ona bir mektup gönderdim.I sent him a letter to let him know my decision.
O, kararı duyunca umutları alt üst olmuştu.Her hopes were dashed when she heard the verdict.
İş ortakları olarak on yıl sonra, yollarını ayırmaya karar verdiler.After ten years as business partners, they decided to part ways.
Eski işini bırakıp kendi işine başlaması kararı gerçekten işe yaradı.His decision to quit his old job and start his own business really paid off.
Biz sadece, hükümetin birliklerini geri çekmeye karar vermesini ümit edebiliriz.We can only hope that the government decides to withdraw its troops.
Karaoke barda shochu içtik.We drank shochu at the karaoke bar.
Onlar evlenmeye karar verdiler.They decided to get married.
Kendi çocuklarından birine sahip olmak yerine bir çocuk evlat edinmeye karar verdiler.They decided to adopt a child rather than having one of their own.
Karakurum, Moğolistan'ın ilk başkentidir.Karakorum is the early capital city of Mongolia.
Lyusya her şeyden vazgeçip Sibirya'ya gitmeye karar verdi.Lyusya decided to give up on everything and leave for Siberia.
Karanlık ve fırtınalı bir geceydi.It was a dark and stormy night.
O sanat için hukuku terk etmeye karar verdi.He decided to abandon law for art.
O senin kararın.It's your decision.
Kediler karanlık olduğunda bile görebilir.Cats can see things even when it's dark.
Kediler, karanlık yerlerde bile görebilirler.Cats can see even in dark places.
“Karaokeye gitmek ister misin?” “Üzgünüm, daha sonra.”"Wanna go karaoke?" "Sorry, later."
Karanlıktan fırlayan köpekten dolayı şoka girdim.I was shocked by the dog that sprang out of the darkness.
Mutlu ya da üzgün olup olmadığıma karar veremiyorum.I can't decide if I'm happy or sad.
Hava kararmadan önce çadırlarımızı kurduk.We pitched our tents before it got dark.
Bir saat daha kalmaya karar verdin.You decide to stay an extra hour.
Mevcut evimiz çok küçük, bu nedenle taşınmaya karar verdik.Our present house is too small, so we decided to move.
Sue ve John evlenmeye karar verdiler.Sue and John decided to get married.
Ben avukatıma danıştıktan sonra sana kararımı bildireceğim.I'll let you know my decision after I have consulted my lawyer.
Hava karardı. Belki de yakında yağmur yağacak.It has got dark. Maybe it'll rain soon.
Gelmeye karar verdi.He decided to come.
Korkunç, neredeyse okunaksız bir karalama.A terrible, almost illegible scrawl.
Kurbağayı kara kurbağasından ayırt edemem.I cannot distinguish a frog from a toad.
Gitmeyeceğimize karar verdim.I've decided that we won't go.
Sessiz kalmaya karar verdik.We've decided to remain silent.
O, şirketten ayrılmaya karar verdi.He's decided to leave the company.
Yönetim önemli kararlar alır.The administration makes important decisions.
Çocuklar bazen karanlıktan korkarlar.Children are sometimes afraid of the dark.
Mahkeme kararını temyiz ettiler.They appealed the court's decision.
Tatilde nereye gideceğime karar veremiyorum.I can't choose where to go on vacation.
Bu oda çok karanlık.This room is too dark.
Gökyüzü karanlıktı.The sky was dark.
Tom odaya girmeye karar verdi.Tom decided to enter the room.
Mali kararlar çok önemlidir.Financial decisions are very important.
Bu, Karayip Denizinde bir adadır.This is an island in the Caribbean Sea.
Boşanmak için ortak bir karar aldılar.They made a joint decision to divorce.
Bir ortaklık kurmayı kararlaştırdılar.They agreed to form a joint partnership.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod