Ana içeriğe geç
Sözlük

kara ile cümle

kara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben ailenin yüz karasıyım.I'm the black sheep of the family.
Ben, benim avukatıma danıştıktan sonra, kararımı bildireceğim.I'll let you know my decision after I have consulted my solicitor.
O yasal danışmanlık almaya karar verdi.She decided to take legal advice.
Anneler gününde anneme karanfiller verdim.I gave my mother carnations on Mother's Day.
Annem karanlıktan sonra dışarı çıkmamam gerektiğinde ısrar ediyor.My mother insists that I should not go out after dark.
Üniversiteye gidip gitmeyeceğimize karar veremeyiz.We cannot decide whether to go to college or not.
Benimle gelmek için karar verdin mi?Have you made up your mind to come with me?
Her şey karardı.Everything went black.
İşi sürdürmeye karar verdim.I have decided to carry on the work.
Hâlâ karanlıkken kalktım.I got up while it was still dark.
Her sabah koşmaya karar verdim.I've decided to jog every morning.
Işık söndü ve biz karanlıkta kaldık.The light went out and we were left in the dark.
Sessiz kalmanın daha akıllıca olduğuna karar verdi.He judged it wiser to remain silent.
Sorun onun yeteneği değil, karakteridir.It's not his ability, but his character that is at issue.
Sorun kararı kimin vereceğidir.The question is who will make the decision.
Karanlık çöküyor.Darkness is falling.
Kararlaştırılmış gün çok yakın.The appointed day is close at hand.
Önceliğin ne olması gerektiğine karar verememek en büyük sorundur.Not being able to decide what the priority should be is the biggest problem.
Alacakaranlık karanlıkla birleşti.The twilight merged into darkness.
Hava kararınca İnsanlar buralarda toplanıyor.People gather around here when it gets dark.
Bütçeyi gözden geçirdim ve maliyetleri düşürmeye karar verdim.I reviewed the budget, and decided to cut costs.
İktidar partisi muhalefete karşı bir karalama kampanyası yürütüyor.The ruling party is running a smear campaign against the opposition.
Sadede gelelim ve bir karar verelim.Let's get down to brass tacks and make a decision.
Kara göründü.Land came in sight.
Karalar ve sular Dünya'nın yüzeyini oluşturur.Land and water make up the earth's surface.
Kara, dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 30'unu kapatır.Land covers about 30 percent of the surface of the earth.
Yere kara yoluyla ulaşılamaz.The place is not accessible by land.
Yurtdışında okuma kararım ebeveynlerimi şaşırttı.My decision to study abroad surprised my parents.
Trenle mi yoksa uçakla mı gideceğine karar vermelisin.You must decide whether you will go by train or by plane.
Öncelikle karar verilmesi gereken şey üzerinde karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.First, we decide on that which needs to be decided, then we split into two teams.
Erken sabah karşılama masasında ilk kimin gideceğine karar vermek için kura çektik.We drew lots to decide who would go first at the early morning reception desk.
Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.The sky looks ominous. I wonder if it will rain.
Bu çatı eğimi hakkında ne yapacağına karar vermek çok önemlidir.It is very important to decide what to do about the slope of the roof.
Hava kararmadan önce köye vardım.I arrived at the village before dark.
Hava karardığında dışarı çıkmaktan hoşlanmam.I don't like to go out when it's dark.
En karanlık yer şamdanın altıdır.The darkest place is under the candlestick.
Yazı tura ile karar verelim.Let's decide by coin toss.
Karam yeni bir öğretmendir.Karam is a new teacher.
Önümdeki araba Karam'ın.The car that's in front of me is Karam's.
Bilal Karam'dan daha uzundur.Bilal is taller than Karam.
Karam, bütün okuldaki en iyi öğrencidir.Karam is the best student in the whole school.
Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır.Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Herkes bir aydır, ve herhangi birine asla göstermeyeceği karanlık bir tarafı vardır.Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Ona aşkımı söylemeye karar verdim.I decided on telling him of my love.
Onu sevdiğimi ona söylemeye karar verdim.I decided to tell her that I love him.
Çince karakterler çok güzeldir.Chinese characters are very beautiful.
Neye karar verilmesi gerektiğine karar verelim, sonra iki takıma ayıralım.Let's decide what needs to be decided, then let's split into two teams, OK?
O bir çocuk olmasına rağmen işi kendisi yapmaya karar verdi.Though he was a child, he made up his mind to do the work himself.
Tanrı olmasaydı, o zaman her şeye izin verileceğine karar verdi.He decided that if God didn't exist then everything was permitted.
Mutlu olmaya karar verdim çünkü sağlığım için iyi.I decided to be happy because it's good for my health.
Onunla anlaşmaya karar verdik.We decided to make a deal with him.
Hangi elbiseyi almam gerektiğine karar veremiyorum.I can't decide which dress I should buy.
Karar vermek size kalmış.It's for you to decide.
O kalkışını ertelemeye karar verdi.He decided to put off his departure.
Tez konunuz üzerinde zaten karar verdiniz mi?Have you already decided on your thesis topic?
Hiç kimsenin kararlaştırılmış işlerini gevşetmelerine izin verilmemesi önemlidir.It is important that no one is allowed to slack off on their assigned work.
Kadın gözlemler, erkek karar verir.Woman observes, man decides.
Onlar eski yaraları bir kenara koymaya karar verdiler.They have decided to put aside old wounds.
Fransa'ya gitmeden önce Fransızca çalışmaya karar verdik.Before going to France we decided to study French.
Karayolu üzerinde bir trafik sıkışıklığı var.There is a traffic jam on the highway.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod