Hasta olduğundan dolayı eve dönmeye karar verdi.It was because he was ill that he decided to return home.
Onun işini terk etmek için karar verdiğini bilmiyordum.I didn't know he had decided to leave his job.
O, içeri girdiğinde hava kararmıştı.It was dark when he came in.
Gitmeye karar verdiğini bilmiyordum.I didn't know he had decided to leave.
O geri gelene kadar bir kararda kalmalıyız.We have to stay a decision until he comes back.
Onun planı hâlâ karara bağlanmadı.His plan is still in the air.
O, niyetinde oldukça kararlıydı.He was quite decided in his determination.
O, kararına ciddi bir hata olarak baktı.She looked on his decision as a grave mistake.
Siyah ceketi karanlığa karıştı.His black coat blended into the darkness.
Onun karakteri hakkında daha çok şey bilseydim, ona güvenmezdim.Had I known more about his character, I would not have trusted him.
Onun karakteri hakkında kesinlikle haklısın.You are absolutely right about his character.
Onun karakteri bozuk.He has a defect in his character.
Cesur kararı sayesinde krizi atlatmayı başardı.Thanks to his bold decision, he was able to ride out the crisis.
Onun karamsarlığı etrafındakilerin moralini bozdu.His pessimism depressed those around him.
Onun hayatı hakimin kararına bağlı.His life hangs on the judge's decision.
Oraya yalnız gitmeye karar verdi.He made up his mind to go there alone.
O otuz yaşına kadar o bir yazar olmaya karar vermedi.He did not decide to be a writer until he was thirty.
O, eğitim yapmak için Amerika'ya gitmeye karar verdi.She has made up her mind to go to America to study.
İngiltere'ye gitmek için kararlı.He is determined to go to England.
O, Kathy ile evlenmeye karar verdi.He made up his mind to marry Kathy.
Biz bir süre onu yalnız bırakmaya karar verdik.We decided to leave him alone for a while.
O, oraya gitmeye karar verdi.He made up his mind to go there.
O, düşünüp taşındı ve gitmemeye karar verdi.He thought it over and decided not to go.
O, ailesine hükmeder ve bütün kararları verir.He dominates his family and makes all the decisions.
Plana devam etmeye karar verdi.He decided to get on with the plan.
O sonuç hakkında karamsar.He's depressed about the result.
İşin peşini bırakmamaya karar verdi.He has decided to carry on the work.
Araba satın almak için karar verdi.He has made up his mind to buy the car.
Arabayı satmaya karar verdi.He decided to sell the car.
O, kırmızı arabada karar verdi.He decided on the red car.
Kırmızı arabaya karar verdi.He decided on the red car.
Kararı kırmızı arabadan yana oldu.He decided on the red car.
O, bütün bu konularda son kararı verdi.He made the final decision on all such matters.
O onunla ilgili karar verdi.He decided on that.
Sigarayı bırakmaya karar verdi.He decided to quit smoking.
Sonunda evlenmeye karar verdi.He finally decided to get married.
Hangi kursu izleyeceğine bir türlü karar veremedi.He couldn't make up his mind which course to follow.
Kalmaya ve babasının işini sürdürmeye karar verdi.He decided to stay and carry on his father's business.
Partiye gitmemeye karar verdi.He decided not to go to the party.
O, bir pilot olmak için karar verdi.He made up his mind to be a pilot.
O sonunda Paris'te tanıştığı kızla evlenme kararını verdi.He finally made up his mind to marry the girl he had met in Paris.
Fransa'ya gitmeye karar verdi.He decided to go to France.
Başka yerde bilgi aramaya karar verdi.He decided to seek information elsewhere.
Gelecekte daha iyi çalışmaya karar verdi.He resolved to do better work in the future.
Londra'nın bir banliyösüne yerleşmeye karar verdiler.They decided to settle in a suburb of London.
Karanlıkta bir şey arıyordu.He was looking for something in the dark.
O, karanlıkta bir mum yaktı.He lit a candle in the dark.
O, karanlıktan korkardı.He was afraid of the dark.
O, karanlıktan sonra geri döndü.He came back after dark.
Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını arıyordu.He was feeling for the light switch in the dark.
Karanlıkta kapı kolunu el yordamıyla aradı.He groped for the doorknob in the dark.
Karanlıkta yolunu hissetti.He felt his way through the darkness.
O, karanlıktan faydalanarak kaçtı.He escaped under cover of the darkness.
O daha çok çalışmaya karar verdi.He decided to study harder.
O, komitenin kararı hakkında bilgilendirilmediğinden şikayet etti.He complained that he had not been informed of the committee's decision.
O, zayıf karakterli bir adam.He is a man of weak character.
Bir doktor olmaya karar verdi.He made up his mind to be a doctor.
O, tek başına New York'a hareket etmeye karar verdi.He decided to set out for New York by himself.
İngilizce eğitimi için üniversiteye gitmeye karar verdim.I decided to go to college to major in English.
Hava kararmadan eve varabildi.He managed to get home before dark.