karşıt ile cümle

karşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu karşıt terimlerin her biri ancak diğerinin varolmasıyla birlikte varolurlar.這三個標本可能都來自於同一個體。
Paradokson, paradoks (karşıt düşünce) içeren iddia anlamındadır.Paradox,「悖論」之意。
Hidrosefali beyne zarar verdiği için, düşünce ve davranış karşıt yönde etkilenebilir.由于脑积水伤害脑部,思维和行为将受到负面影响。
Özellikle Hindistan'da sömürge karşıtı harekete merak duydu.在这场防御战中尤其印度的装甲车的侧翼行动起了巨大的作用。
Tom Amca'nın Kulübesi, Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un 1852 tarihli kölelik karşıtı romanı.站名源自于美国作家哈里特·伊丽莎白·比彻·斯托(斯托夫人)于1852年发表的一部反奴隶制的小说《汤姆叔叔的小屋》。
Bu düşünceler dünyadaki küresellik karşıtı harekete ivme kazandırmıştır.大会目的是在全世界创造民众反帝运动。
1960 yılında diktatörlük karşıtı mücadeleleri ülke çapına yayıldı.1968年,反战示威游行已遍及全国各地。
Böylelikle kölelik karşıtı sözleşmeler 50'den fazla Afrikalı ülkenin de imzasıyla kabul edildi.英国同50余个非洲统治者签署了反对奴隶制条约。
Bu canlı hatta dramatik bölüm türkünün bir efsane anlatan birinci bölümünün tam karşıtıdır.這是真人版第一集電視劇《致工藤新一的挑戰書 離別前的序章》的劇情。
Bir karşıt lider Mübarek'le görüşme yapılmayacağını,sadece ordu ile yapılacağını söyledi.”反對派領導人說,只會與軍隊會談,並不會讓穆巴拉克出席。
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.反對政治腐敗。
Temel cebir teoreminin ve ikinci dereceden karşıtlık yasasının ilk tatmin edici ispatlarını sundu.它也是给出代数基本定理和二次互反律令人满意的证明的第一人。
Ayrıca Hollanda Birleşik Cumhuriyeti de sık sık İsveç karşıtı müdahalelerde bulunmuştur.네덜란드 공화국은 가끔 스웨덴과의 전쟁에 개입했다.
Antik Filipinlilerin kökeni hakkında birçok karşıtlık içeren görüş vardır.고대 필리핀인들의 기원에 대해 상반되는 여러 개의 학설이 있다.
Böylelikle kölelik karşıtı sözleşmeler 50'den fazla Afrikalı ülkenin de imzasıyla kabul edildi.반노예제 조약에 50개 이상의 아프리카 나라들이 승인하였다.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.또한 담배 반대 단체는 알코올 소비를 반대하기도 하였다.
Karşıtı Bur (iyi ruh)dur.상대되는 선(善)을 장애한다.
HSV renklendirmesine göre karşıt rengi sarıdır.HSV 색공간에서 검정은 명도가 0인 상태의 색상이다.
2006 - Dünyanın en büyük küreselleşme karşıtı eylemlerinden olan Dünya Sosyal Forumu Venezuela'da başladı.2006년 - 세계에서 가장 큰 소셜 미디어 플랫폼 중 하나인 트위터가 시작되다.
Karşıtı Gök-Kal'dır.이것이 바로 지평리 전투이다.
Bu birçok kürtaj karşıtını harekete geçirmiş ve büyük tartışmalara sebep olmuştur.이는 삽시간에 업계 이슈로 떠올랐고 많은 논쟁들을 낳았다.
2012'de Gaga, hidrolik kırma karşıtı Artists Against Fracking kampanyasına katıldı.ב-2012 הצטרפה לקמפיין בשם Artists Against Fracking.
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.פרסומים אלו הביאו לפרסומים אנטישמיים בעיתונות.
Savaş Karşıtları.וותיק מלחמה.
Karşıtları da Ulusal Kurtuluş Cephesi'ni kurarak mücadeleye başladılar.השלושה הקימו את חזית ההצלה הלאומית הפרו-סורית.
1930'da gizemli karşıt parçacık avı başladı.ובשנת 1930 הופרדה כנפה נפרדת.
"Laiklik karşıtı avukata suç duyurusu".וקורות הזמן הפרו עצתי.
Servet ve Philip Melanchthon'un tamamen karşıt fikirleri vardı.לסרווטוס ולפיליפ מלנכתון (Philip Melanchthon, רפורמטור גרמני) היו דעות עוינות זה על זה.
Japonlar, Japon karşıtları tarafından barbar ırk olarak tanımlanmaktadır.היפנים יישמו מדיניות גזענית בדומה לבריטים.
Tarafsız ve nükleer yayılmacılık karşıtı olma taahhütü verir.הישאר אובייקטיבי ונייטרלי כלפי הרעיונות שתציג.
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.אלימות פוליטית כנגד מתנגדים פוליטיים.
Her şey dil içindeki karşıtlarıyla anlamlı kılınır.כל אלה בעלי שימוש נפרד בשפה.
Başkomutanlığı da üstlendi, yüksek makamlara yakınlarını getirdi, siyasi karşıtlarının çoğunu öldürttü.הוא מגיע למפקדתם ורוצח את רובם בזעם ובדם קר.
Harekât karşıtı açıklamalar diğer partilerce de yinelendi.שאר התגובות לנאום היו על בסיס מפלגתי.
Niceliklerin karşıtları olmaz.לכן איני להוט אחרי התנגשויות.
Katolik Kilisesi karşıtı görüşleriyle tanınmıştır.הכרה במעמד המיוחד של הכנסייה הקתולית.
1386 yılına kadar Lazar ve Türkler arasında karşıtlık yaşanmadı.След битката няма данни за военни действия между Лазар и турците до 1386.
7 Mart tarihindeki ilk deneme karşıt görüşlü kalabalığın ve polisin şiddet uygulaması nedeniyle iptal edildi.Първият му опит от 7 март се проваля, защото се посреща с полицейски насилия и атаки от страна на мафията.
Pasteur'ün teorisi hastalıkların miasma teorisi gibi çağdaşı teorilere doğrudan karşıttı.Теорията на Пастьор пряко се противопоставя на тогавашните възгледи за болестите, като теорията за миазмите.
Gluonlar iki rengin, kırmızı ve karşıt yeşil gibi, karışımıdır, kendi renklerini oluştururlar.Глуоните са смес от два цвята, като например червено и антизелено, които представляват техния цветен заряд.
Nicel ve nitel gözlemler birbirlerinin karşıtı değildir.Простите и сложните очи нямат връзка помежду си.
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.На подобна политическа извратеност трябва да се сложи край.
Gestalt psikolojisine karşıt görüşler şunlardır: 1.Основните цели, които си е поставила политическата антропология са: 1.
Karşıtı Kalgançı'dır.Той е поддръжник на Контрареформацията.
Fanon’un kolonicilik-karşıtı hareketlere ve özgürlük hareketlerine esin verici bir etkisi olmuştur.Франц Фанон оказва влияние върху анти-колониалните и националноосвободителните движения.
Daha sonra karşıt gruplar ölü sayısını 120'nin üstünde olarak bildirdi.Според други източници убитите са 120.
Savaş Karşıtları (Turkish).Голяма турска война).
Birinci Dünya Savaşı’na karşıtlığından dolayı SPD’den ayrıldı, daha sonra ise geri döndü.Уес се връща в групата за пускането на The Unquestionable Truth (Part 1), след което отново напуска.
1986’daki Çernobil Kazası sonrasında nükleer güç kurulumuna karşıtlık artmıştır.Аварията в Чернобил през 1986 година, поставя под сериозен въпрос ядрената безопасност.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Във философията идеята за свобода включва свободната воля, която контрастира с детерминизма.
Karşıt güçler çeker, benzer güçler iter.Задвижват се от водна сила, подобно на водениците.
Temel karşıtlık Ak ve Al biçiminde açıkça belirginleşir.Думата е остаряла както по форма, така и по значение.
Karşıtı Tamagdır.Ох е междуметие.
Tom Amca'nın Kulübesi (Uncle Tom's Cabin), Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un kölelik karşıtı romanıdır.Uncle Tom's Cabin) roman je američke autorice Harriet Beecher Stowe.
A.C.A.B., "All Cops Are Bastards" (Bütün polisler piçtir) anlamına gelen polis karşıtı bir kısaltmadır.A.C.A.B. je akronim za rečenicu na engleskom All cops are bastards ili All coppers are bastards (hrv.
İnsan hakları konusunda ve savaş karşıtı kampanyalarda aktif rol almıştır.Aktivno je uključena u pokrete za ljudska prava, građanske slobode i kampanje protiv siromaštva.
Bunun tam olarak karşıtı da erkek ayrımıdır.Tomom, da je država za čovjeka, a ne obratno.
Savaş Karşıtları.Pokret otpora.
Sonrasında Belgrad'da yoğun Mihver karşıtı gösteriler düzenlenmiştir.Vidjeti Masovne demonstracije u Beogradu.
Cevherlerin karşıtları da olmaz, fakat karşıtları kabul ederler.Demokrati su također odbili prijedloge dra Mačka ali su spremni razgovarati.

İlgili Sayfalar