karşıt ile cümle
karşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Farklı kişiler ve gruplar kendilerini sosyalist ve sosyalist karşıtı olarak tanımladılar.Attīstībai/Par! kuvaili itseään talous- ja sosiaaliliberaaliksi.
1993 - Savaş Karşıtları Derneği kuruldu.30. tammikuuta 1993 – Vapaussodan Perinneliitto perustetaan.
Karşıtı statiktir.Epävirallinen standardi.
‘Köken’ arayışına karşıttır.”Väärä teko ”huutaa vastakohtaansa”.
Niteliklerin karşıtları olur.Vaaditut ominaisuudet ovat ristiriidassa keskenään.
Parçacıklar ve karşıt parçacıklar korunan yüke sahiptir.Kukinnon pää- ja pikkusarjat ovat suojuksellisia.
Bu prensip Karşıt hipotez hiçbir zaman eşitlik olamaz.Täysin samanlaisia sormenjälkiä ei tiedetä koskaan tavatun.
John Wayne bu film için "şimdiye kadar seyrettiğim en Amerikan karşıtı film" demişti.John Waynen mielestä Sheriffi oli epäamerikkalaisin elokuva, mitä hän oli koskaan nähnyt.
Bu işleyişte sorun her zaman karşıtlıklardan birinin üstün tutulmasıdır.Aina tuomioistuimen ratkaisukaan ei tyydytä riidan osapuolia.
O, bunu açıklamak için, sadece karşıt bir nesnenin düşünülmesi gerektiğini söylemiştir.Hänen mielestään on valitettavaa, että lännestä tulee vain yhdenlaisia mielipiteitä.
En önemli savaş karşıtı filmlerden biridir.Sitä pidetään yhtenä parhaista sodanvastaisista elokuvista.
Karşıt bir görüş için Smolin'e göz atınız.Muista samannimimisistä katso Heikki Eskelinen.
Burada yine savaş karşıtı propaganda yapmaktan tutuklanır ve altı ay hapse mahkûm edilir.Εκεί συνέχισε την αντιπολεμική προπαγάνδα, και φυλακίστηκε πάλι για 6 μήνες.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Την ίδια στιγμή, αντιαποικιοκρατικά κινήματα ήταν σε άνοδο στις αποικίες των ευρωπαϊκών εθνών.
Tersleri (karşıtları) olan ve 2 (a/b) den farklı olan iki rasyonel sayıya ihtiyaç duymaktayız.Χρειαζόμαστε δύο ρητούς αριθμούς που είναι αντίστροφοι και οι οποίοι είναι διάφοροι από 2 (α / β).
Bir hükümet karşıtı protesto sırasında tutuklandı.Συνελήφθη το 2001 στη διάρκεια αντικυβερνητικών διαδηλώσεων.
Şubat 1930'da Sozak köyünde Sovyet karşıtı ayaklanma gerçekleşti.Τον Φεβρουάριο του 1930, υπήρξε μια αντισοβιετική ανταρσία στο χωριό Σοζάκ.
Babası Michael bir doktor, Vietnam Savaşı karşıtı ve Sosyal Sorumluluk için Doktorlar'ın üyesidir.Ο πατέρας της, Μάικλ Κλάιν, είναι γιατρός και μέλος του οργανισμού «Γιατροί υπέρ της Κοινωνικής Ευθύνης».
Nazi karşıtı olan Grosz, Hitler iktidara gelmeden bir sene önce 1932 yılında ülkeyi terk etti.Έντονα αντιφασίστας, ο Γκρος εγκατέλειψε τη Γερμανία το 1932, τη χρονιά πριν ο Χίτλερ γίνει καγκελάριος.
Medyadaki haberlerden sonra, Kahire’deki İsrail elçiliği önünde İsrail karşıtı protestolar patlak verdi.Η ΚΝΕ πραγματοποίησε συγκέντρωση διαμαρτυρίας έξω από την πρεσβεία του Ισραήλ.
Savaş zamanında gelişen Alman karşıtı hassasiyetler nedeniyle Saxe-Coburg-Gotha'dan değiştirildi.Άλλαξε από Σαξονίας-Κόμπουρκ & Γκότα εξαιτίας του αντιγερμανικού αισθήματος κατά την διάρκεια του πολέμου.
1927 yılında Brüksel'deki sömürge karşıtı bir uluslararası toplantıya katılır.Το 1959 συμμετέχει στο Γ΄ Διεθνὲς Αντιαποικιακό συνέδριο του Βελιγραδίου.
Demateryalizasyon fenomeninin karşıtı olarak kabul edilir.Θεωρείται το αντίθετο της Απόλυτης Μουσικής .
Siyahî karşıtı beyaz ırk üstünlükçüsü Amerikalı neo-Naziler tarafından kullanılıyor.Η χρήση αυτή της μαύρης σημαίας αναπαράχθηκε από τους αμερικάνους αναρχικούς της Μαύρης Διεθνούς.
Niteliklerin karşıtları olur.Οι αντίθετοι χαρακτήρες βρίσκονται αντιμέτωποι.
Fakat artık eski gücü yoktu çünkü padişah da artık onun karşıtlarıyla işbirliği halindeydi.Κάθε φορά όμως δε γινόταν δεκτός, καθώς ήδη υπήρχε κάποιος με αυτή την ικανότητα.
Somut, soyut karşıtı.Βλαβιανού, Αντιγόνη.
En önemli savaş karşıtı filmlerden biridir.Μια ολόκληρη γενιά μετά παραμένει μια από τις πιο μισητές ταινίες.
1993 - Savaş Karşıtları Derneği kuruldu.1993 - Ιδρύεται η Πολιτική Άνοιξη.
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Ο Ρότζερ Ίμπερτ χαρακτήρισε τον Ταξιτζή ως μια από τις καλύτερες ταινίες που είχε δει ποτέ.
Melek Bennabi ve Frantz Fannon sömürgecilik karşıtı görüşleriyle tanınmıştır.Malek Bennabi og Frantz Fanon er kendte for deres tanker om afkolonisering.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Samtidig voksede anti-koloniale bevægelser frem i de europæiske landes kolonier.
Servet ve Philip Melanchthon'un tamamen karşıt fikirleri vardı.Serveto og Philip Melanchthon havde stærkt fjendtlige opfattelser af hinanden.
Ancak yine de gerçeğin karşıtı da; yani sahte ya da yanlış da değildir.Tænke selv: Intet er rigtigt eller forkert.
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.Ødelæggelse af politisk opposition.
NATO Daimi Mayın Karşıtı Tedbir Grubu 1, NATO'nun mayın karşıtı tedbir hızlı müdahale güçlerinden biri.Standing NATO Mine Countermeasures Group 1 (SNMCMG1) er den den ene af NATO's stående minerydningsstyrker.
Karşıtı Uçmag'dır.Confederate Veteran Vol.
Babası Michael bir doktor, Vietnam Savaşı karşıtı ve Sosyal Sorumluluk için Doktorlar'ın üyesidir.Hendes fader, Michael Klein, er læge og og medlem af foreningen Physicians for Social Responsibility (PSR).
O zamandan itibaren şarkı sözleri tartışmacı ve din karşıtı içeriğini yitirdi.På dette tidspunkt havde hans tekster begyndt at miste den tidligere kontroversielle anti-religiøse indhold.
Şarkı, savaş karşıtı bir mesaj vermektedir.Denne sang viser et klart anti-krigs-synspunkt.
Savaş Karşıtları.Krigens skæbner.
Pek çok darbe karşıtı ve politikacı tutuklanmıştır.Det reddede mange modstandsfolk og politibetjente fra arrestation.
Anti emperyalizm, emperyalizm karşıtlığını belirtir.Imperial undertrykkelse skaber had.
Karşıtı Aza’dır.Det modsatte af fjendskab.
Diğer yazarlardan ayrılan özelliği, kendi içinde iki karşıt görüşü veya duyguyu aynı anda barındırabilmesiydi.En følelse af ambivalens opstår når man samtidig har to modstridende følelser eller holdninger.
Değişimi sağlayan ise her şeyin karşıtıyla birlikte vârolmasıdır.I den ustandselige forandring finder alting sin modsætning.
Karşı devrim, bir devrimi yıkmayı ve sonuçlarını yok etmeyi amaçlayan bir karşıt harekettir.Kontrarevolution, modrevolution, en magtovertagelse, der tilintetgør revolutionens landevindinger.
Bu, grup içi ve gruplar arası eşitlikçilik karşıtı bir eğilimdir.Typisk sættes der lighedstegn mellem interessegruppen og lobbyist aktiviteter.
Popülizmin karşıtı seçkinciliktir.Samme gearkasse som Popular.
Bazı medya kaynakları elbiseyi veganlık karşıtı olarak yorumladı.Gerningsmanden var ifølge nogle kilder klædt ud som julemand.
Fakat artık eski gücü yoktu çünkü padişah da artık onun karşıtlarıyla işbirliği halindeydi.Det skete ikke uden spændinger, da der stadig var tilhængere af et samarbejde med de konservative.
Tom Amca'nın Kulübesi, Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un 1852 tarihli kölelik karşıtı romanı.1852 - Romanen Onkel Toms Hytte af Harriet Beecher Stowe udkommer.
Eren kavramının karşıtı olarak algılanır.På dansk kendes begrebet at være omvendt.
Karşıt meridyeni 1. Batı meridyenidir.På vestsiden ligger Fylkesvei 1.
Rejim karşıtı olarak birçok kez kovuşturmaya uğradı.Dalai Lama har afvist aftalen ved flere lejligheder.
Karşıt bir görüş için Smolin'e göz atınız.For alternative betydninger, se Ångström.
İletkenlik direncin karşıtıdır.Implosion er det modsatte af eksplosion.
Apartheid karşıtı eylemci ve Güney Afrika'nın eski devlet başkanı, Nelson Mandela, Gandi'den ilham almıştır.Stadionet er opkaldt efter den sydafrikanske borgerrettighedsforkæmper og tidligere præsident, Nelson Mandela.
Madde-Karşıt Madde Asimetrisi.Syreneutraliserende fodertilskud.
Siyonizm karşıtı güçlü inançları vardır.Scientology har flere forskellige overbevisninger.