karşıt ile cümle
karşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Endülüs'te, ibn Hazm ve Ebu İshak Yahudi karşıtı yazılarında bu suçlamalardan ikincisine yoğunlaşmıştır.În Spania Maură, ibn Hazm și Abu Ishaq și-au concentrat scrierile lor antievreiești pe această afirmație.
Rejim karşıtı olarak birçok kez kovuşturmaya uğradı.Guvernul spaniol a trebuit să declare de mai multe ori faliment.
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Roger Ebert a scris că este cel mai bun film satiră făcut vreodată.
Septisizm (şüphecilik) dogmatizmin (inanççılık) karşıtıdır.Scepticismul se opune dogmatismului.
Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi'nce tanıklığına başvuruldu.S-a spus că Comitetul parlamentar pentru Activități Antiamericane l-a omorât pe Joe.
"Maffia" olarak adlandırılan Çek bağımsızlık yanlısı ve Avusturya karşıtı gizli direniş hareketini düzenledi.El a organizat o mișcare de rezistență secretă antiaustriacă și pro independența cehă numit „Maffia”.
İletkenlik direncin karşıtıdır.Este opusul privatizării.
Savaş Karşıtları (Turkish).Savaș Karșıtları (în turcă).
Karşıtı Aza’dır.Pentru noi a fost contrariul.
Bu birçok kürtaj karşıtını harekete geçirmiş ve büyük tartışmalara sebep olmuştur.A participat la diverse acțiuni de protest, generând vii controverse.
Bu arada İngiliz karşıtı sokak gösterilerine katıldı.Între timp, în zona de luptă au sosit unitățile de parașutiști britanici.
Soğuk Savaş'ın keskin karşıtlığı ile birlikte "üç dünya" yaklaşımı ortaya çıktı.În timpul Războiului Rece a apărut o nouă definiție a vestului.
Değişimi sağlayan ise her şeyin karşıtıyla birlikte vârolmasıdır.Aceasta face ca fiecare să se amestece prin realitățile alternative.
Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı.Dacă Primul Război Mondial nu ar fi avut loc ...
Yarı saydamlığın karşıtı olan kavram opaklıktır ( ışık geçirmezlik ).Doar pe partea exterioară a opincii prezintă îngurzire (încrețire).
Karşıtı efendi ahlakıdır.Ceremoniile exterioare sunt Antichristul.
Yoğun salıdırılara karşın Yeltsin karşıtları televizyon binasını ele geçiremezler.S-au păstrat, totuși, jurii de rezervă, în eventualitatea eșuării televotului.
Kutuplar birbirinin özünü karşıtında barındırır.A képek polarizációja egymás ellentéte.
Bir karşıt lider Mübarek'le görüşme yapılmayacağını,sadece ordu ile yapılacağını söyledi.Az ellenzék egyik vezére szerint Mubárakkal nem, csak a hadsereg vezetésével lehet tárgyalni.
Her şey karşıtıyla vardır.Nálam az ellenkezője volt.
(19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında, "sosyalist" ifadesi tüm kapitalizm karşıtları için kullanılıyordu.)(A 19. században általános volt a „minisztérium” szónak az egész kormányra való alkalmazása.)
"De jure", de facto teriminin karşıtıdır.Nyilvánvalóan más a de facto és a de jure helyzet.
Bunun doğal sonucu karşıtının ortaya çıkmasıydı.Egy természetes reakció következménye mindez.
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Roger Ebert filmkritikus szerint ez az egyik legerőteljesebb háborúellenes film.
(Ama bu hareket FPÖ'nün şiddetli karşıtıdır.) 2005 yılında, FPÖ bölüştü.(A közösség szoros kapcsolatot ápolt a Magyar Demokrata Fórummal.) 2005-ben végül beolvadt a VMSZ-be.
HUAC'ın faaliyetlerini, "Bugün en Amerikan karşıtı bir durumla uğraşmak zorundayız.Kalinske szerint, Sega amerikai ága: "Már egy jó ideje harcolt a Saturn architektúrája ellen."
Medyadaki haberlerden sonra, Kahire’deki İsrail elçiliği önünde İsrail karşıtı protestolar patlak verdi.Zavartalanul zajlott le ma délután az izraeli nagykövetség elé szervezett Izrael-párti tüntetés.
Son olarak bir Eleştirmen hem Bilgi Sunan hem de Karşıtın performanslarını değerlendirir” demiştir.Ez megnehezíti, hogy a kutatók az adatokat összesítsék vagy akár összehasonlítsák."
Karşıt iki yönden merdivenlidir.Az előtérből két irányba vezet lépcső.
Komünizme karşıt geniş hareketin yapıldığı ilk yer Macaristan Halk Cumhuriyeti'dir (1956 Macar Devrimi).A legnagyobb magyarországi antikommunista megmozdulás az 1956-os forradalom volt.
Şiddet karşıtlığı (Sözlü ve Fiziksel).Történelmi, kontrasztív és proszpektív megközelítés).
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Filozófiailag a determinizmus ellentéte.
Karşıtı Kalgançı'dır.Ellensége a késélező.
Ancak yine de gerçeğin karşıtı da; yani sahte ya da yanlış da değildir.Ez tehát egy olyan kijelentő mondat, amely se nem igaz, se nem hamis.
Karşıtı Kargımadır.Importált viszály.
Paradokson, paradoks (karşıt düşünce) içeren iddia anlamındadır.A szó a paradoxon kifejezéssel rokon értelmű.
Bolşevizm karşıtı propaganda.Bolsevistaellenes kiállítás katalógusa.
(Karşıtı: non-konformist).(Lásd: egyszerűsíthetetlen komplexitás).
Savaş Karşıtları.Háborús veterán.
Yahudi karşıtı düşmanlık, bölgedeki artan Yahudi nüfusuyla artmaya başladı.Egy pénzkölcsönzéssel kapcsolatos vita miatt sikerült szembekerekednie a területen élő zsidó lakossággal.
Yine yer ve gök karşıtlığında Gök hep üstün ve baskın durumdadır.Nämä ovat taivas (天 tiān), maa (地 dì) ja ihminen (人 rén).
Tüm karşıtlıklara rağmen hayatta kal, biz senin kefiliniz Libya, Libya, Libya!Elä halki vastoinkäymisten, me olemme sinun vaalijasi, Libya, Libya, Libya!
Savaş zamanında gelişen Alman karşıtı hassasiyetler nedeniyle Saxe-Coburg-Gotha'dan değiştirildi.Saksi-Coburg-Gotha nimi vaihdettiin sodan aikaisten saksalaisvastaisten tunteiden takia.
Dirac, kendisi ilk önce karşıt maddenin astronomik ölçekte bulunması hakkında kafa yormuştu.Dirac pystyi ensimmäisenä ennustamaan matemaattisesti antimaterian olemassaolon.
Her şey karşıtıyla vardır.Ne ovat vastakkaisia.
Bu nedenle "küreselleşme karşıtlığı" terimi yanıltıcı olarak görülmektedir.Käyttönimi "kidutuksen vastainen yleissopimus" on siis jossain määrin harhaanjohtava.
Deus, Patria, e Familia – Portekiz diktatörü Salazar karşıtı slogan.Deus, Pátria e Familia ("Jumala, isänmaa ja perhe") Portugalin Salazarin Estado Novon aikainen tunnuslause.
Kasım 1940'ta, karşıtı olduğu faşist Demir Muhafızlar militanları tarafından öldürüldü.Fasistisen Rautakaartin kannattajat murhasivat Iorgan marraskuussa 1940.
Kuban Halk Cumhuriyeti, Rus İç Savaşı sırasında kurulmuş Bolşevik karşıtı bir devlet.Кубанська Народна Республiка) oli bolševikkivastainen valtio Venäjän sisällissodan aikana.
Okulda Fuchs ve kardeşleri babalarının karşıt politik görüşü yüzünden alay konusu oldular.Linusta kiusattiin koulussa isänsä poliittisten näkemysten vuoksi.
Deneycilik akılcılığın karşıtıdır.Usko on järjen vastakohta.
1970'lerde küresel balina avcılığı karşıtı hareket başladı.Kampanja valaanpyyntiä vastaan alkoi myös 70-luvulla.
Kuarklar, leptonlar ve W bozonlarının hepsinin karşıt yüklü antiparçacıkları vardır.Kvarkeilla, leptoneilla ja W- ja Z-bosoneilla on myös antihiukkaset joilla on vastakkainen sähkövaraus.
Benzetmenin karşıtları Batı Şeria ve Gazze bölgelerin İsrail Devletinden ayrı olduğunu tartışıyorlar.Kriitikoiden mukaan Gaza ja Länsiranta eivät kuulu Israeliin.
2007 yılında bulvarda hükümet karşıtı gösteriler düzenlenmiştir.Georgiassa vuonna 2007 oli mielenosoituksia Georgian hallitusta vastaan.
1740) 1859 - John Brown, Amerikalı kölelik karşıtı isyancı (d.1740) 1859 – John Brown, yhdysvaltalainen ihmisoikeusaktivisti ja orjuuden vastustaja (s.
Milliyetçi Cephe hükümeti kurulunca karşıt öğrenci grupları arasında çatışmalar arttı.Kommunismi alkoi nostaa suosiotaan maan opiskelijoiden keskuudessa väkivaltaisten yhteenottojen jälkeen.
Bu karşıt çiftin bir tablosuna başvurularak kolayca çözülür.Etualan pariskunta on todennäköisesti lahjoittanut maalauksen.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Symmetrian vastakohta on asymmetria.
Mısır'da Mursi karşıtı gösteriler başladı.Egyptissä paljastui muinaistemppeleitä YLE.