karşıt ile cümle

karşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Karşıtı efendi ahlakıdır.Será um inimigo malvado?
Değişimi sağlayan ise her şeyin karşıtıyla birlikte vârolmasıdır.Mas o que sentem um pelo outro poderá mudar tudo.
1 Mart 1935 tarihinde hükümet karşıtı gösteriler başladı.Em 11 de março de 1935 começa efetivamente as suas operações bancárias.
Jön Türkler çizgisinde yayın yapmakta olup Evkafçılık karşıtıydı.Instalar uma emissora em Uruguaiana parecia uma aventura.
Karanlık, aydınlığın karşıtı ve görünür ışığın bulunmaması durumu.As trevas são a ausência de luz, a não-luz.
Savaş karşıtı mitinglerde okunmaktadır.A corrupção é exemplarmente combatida.
İsyancıların çoğu anti militarist, sömürgeci karşıtı ve Anti-klerikalist'di.A maioria dos insurretos era adepta a ideias esquerdistas, comunistas ou anarquistas.
Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı.Nada existiria se não existisse, ao mesmo tempo, o seu oposto.
Pierre ise kendini Napolyon'un Mesih Karşıtı (Deccal) olmasına inandırır.Pierre convence-se, através da numerologia, que Napoleão é o Anticristo do Apocalipse.
Bu düşünceler dünyadaki küresellik karşıtı harekete ivme kazandırmıştır.Estas controvérsias têm contribuído para dar sustentação ao movimento antiglobalização.
Adaletsizlik adaletin, soğuk sıcağın karşıtıdır.O calor é o oposto do frio.
Her şey karşıtıyla vardır.Het tegendeel blijkt.
28 Eylül günü özel polis kuvvetleri ile Yeltsin karşıtı göstericiler arasında ilk kanlı çarpışmalar yaşanır.Een eerste bloedig slagen vond op 28 september plaats tussen demonstranten en de politie.
Cennet teriminin karşıtı olarak Cehennem terimi vardır.Buiten is de hel van de realiteit.
1960 yılında, Diem Luc'u "hükümet karşıtı faaliyetler" yüzünden bir aylığına hapse gönderdi.In 1960 was Lực door Diêm voor een maand gevangen gezet wegens deelmane aan "anti-overheids activiteiten".
Filmin oldukça naif bir savaş karşıtı mesajı da vardır.De film heeft een duidelijke anti-oorlogsboodschap.
Fakat artık eski gücü yoktu çünkü padişah da artık onun karşıtlarıyla işbirliği halindeydi.Hij was hier niet meer toe in staat, omdat hij zelf ook zijn mutantenkrachten had verloren.
Değişimi sağlayan ise her şeyin karşıtıyla birlikte vârolmasıdır.Maar onderlinge spanningen bedreigen alles.
Karşıtı efendi ahlakıdır.Tegenstander is Wijlré.
Ancak yine de gerçeğin karşıtı da; yani sahte ya da yanlış da değildir.Niet noodzakelijk is datgene dat ofwel vals is ofwel vals zal zijn.
Majorana fermiyonu veya diğer adıyla majorana parçacığı, kendi karşıt parçacığına sahip olan fermiondur.Een Majorana-deeltje of Majorana-fermion is een type fermion dat zijn eigen anti-deeltje is.
Karşıt kuark alanı karmaşık birleşik gösterime (3*) aittir ve ayrıca üçlü alan içerir.Het antiquarkveld behoort tot de complex geconjugeerde representatie (3*) en bevat ook een drietal velden.
(Karşıt: Boğa Eğilimi).(We hebben er een met de kracht van een stier).
Karşıtlar, birbirine dönüşebilen yapıdadır.Het zijn grote monsters die zich kunnen vervormen.
Kontrolünü garanti altına almak için Agatokles, siyasi karşıtlarına karşı bir katliama başladı.Huerta begon met een vervolging van zijn politieke tegenstanders.
İletkenlik direncin karşıtıdır.Antithese betekent tegenstelling.
Coventry ise buna karşıt bir tutum göstermiştir.Garrett daarentegen gooide op een totaal andere manier.
Alman karşıtı bir oyun olduğu oyunun ilk bölümünden belli olmaktadır.Het is van oorsprong een Duits spel.
Aynı yıl sovyet karşıtı hükümete karşı faaliyetlerinden ötürü tutuklanır.In datzelfde jaar werd hij vanwege zijn activiteiten bij de vakbond gearresteerd.
1993 - Savaş Karşıtları Derneği kuruldu.1993: Verklaring over geweld tegen vrouwen.
Kestirmeler algoritmaların karşıtıdır.Dit in tegenstelling tot benaderingsalgoritmen.
Karanlık, aydınlığın karşıtı ve görünür ışığın bulunmaması durumu.Met duisternis wordt bedoeld het ontbreken van zichtbaar licht.
Karşıtlığın ve gücün bu kombinasyonunda bir devrimci öznelliğin oluşumu yatar".We hebben gezien welke variatie en souplesse Ensor in zijn schilderijen brengt ...".
SOS Racisme, 1984'te kurulan Fransız ırkçılık karşıtı sivil toplum kuruluşu.De eenheid RAID is een in 1985 opgerichte antiterreur interventie-eenheid van de Franse Nationale politie.
Yapıtları, kırk yılı aşkın bir süre kolonileştirme-karşıtı kurtuluş hareketlerine esin verdi.Hij reageert er dermate haatdragend op, dat hij somtijds veertig jaar later nog steeds wraak tracht te nemen.
Kargış sözcüğünün karşıtıdır.Parafrase voor strijkorkest.
Karşıtı Aya’dır.Het is gevestigd in Ay.
Helmuth James Graf von Moltke - Nazi karşıtı hareketinin lideri.Helmuth James Graf von Moltke werd in het Derde Rijk als verzetsstrijder geëxecuteerd.
Tenasüp olması için mânaca alâkalı kelimeler arasında karşıtlık ilgisinin bulunmaması gerekir.Over verschil in smaak moet men geen ruzie maken.
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Sommige critici, waaronder Roger Ebert, beschouwen de film als een van de sterkste oorlogsfilms ooit gemaakt.
(Karşıtı: non-konformist).(Deze link is helaas instabiel)
Karşıtı Akça Han'dır.Daarop volgt echter het Sed contra van Aquino.
"Kanuna göre" veya "hukukî olarak" anlamına gelen "de jure" ile karşıt olarak sıkça kullanılır.Tegenwoordig wordt ook steeds vaker "meneer de rechter" of "mevrouw de rechter" gebruikt.
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.Verzet tegen politieke corruptie.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Organizacje antynikotynowe były również przeciwne spożywaniu alkoholu.
Antinatalizm ya da doğum karşıtlığı, doğuma negatif değer veren felsefi bir görüştür.Antynatalizm – stanowisko filozoficzne przypisujące negatywną wartość narodzinom.
Diğer sigara karşıtı organizasyonlar 1912 yılında Hanover ve Dresden şehirlerinde kuruldu.Inne organizacje antynikotynowe zostały utworzone w 1912 w Hanowerze i Dreźnie.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Przeciwieństwem tak pojętego fatalizmu jest wiara w wolną wolę.
Cook Antik Yunan döneminde savaş karşıtı bir konuyu işlemiştir.Cook połączył tematykę antywojenną z grecką oprawą.
Her şey karşıtıyla vardır.Jest jej przeciwieństwem.
Filistin yönetimi ulusal sözleşmesindeki tüm İsrail karşıtı maddeleri çıkaracaktır.Z Palestyńskiej Karty Narodowej miano usunąć wszystkie punkty antyizraelskie.
Bölgede Brezilya karşıtı bir direniş başladı.Na Kubie wybuchło powstanie antyhiszpańskie.
Kargış sözcüğünün karşıtıdır.O przeciwnym sensie prasłów.
(Karşıtı: non-konformist).(Uwagi metodologiczne) (Nie)obecność.
Helmuth James Graf von Moltke - Nazi karşıtı hareketinin lideri.Hrabia Helmut Jamesa von Moltke był założycielem organizacji „Krąg z Krzyżowej” ((niem.)
Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi'nce tanıklığına başvuruldu.Zostaje za to postawiony przed Komisją ds. Badania Działalności Antyamerkańskiej.
Kürtaj karşıtı bir peder olarak bilinmektedir.Akolita nie jest już nazywany prawnie duchownym.
Yahudilere ve Yahudiliğe karşı bir karşıtlık yoktur.Mowy przeciwko judaizantom i Żydom.
1960'larda Students for a Democratic Society ve Vietnam Savaşı karşıtı akımın içinde yer almıştır.W latach 60. aktywista organizacji Students for a Democratic Society oraz ruchu antywojennego.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.W tym samym czasie w koloniach rosły w siłę ruchy antykolonialne.

İlgili Sayfalar