karşıt ile cümle
karşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı medya kaynakları elbiseyi veganlık karşıtı olarak yorumladı.Alcuni media hanno suggerito che il vestito doveva essere interpretato come anti-vegano.
İletkenlik direncin karşıtıdır.L'inverso corrisponde alla transresistenza.
Antinatalizm ya da doğum karşıtlığı, doğuma negatif değer veren felsefi bir görüştür.L'antinatalismo è una posizione filosofica che assegna un valore negativo alla nascita.
Çeşitli ülkelerden karşıt görüşlü bilim adamlarının katıldığı sempozyumlar düzenledi.Ad esso iniziarono a collaborare gruppi di studiosi provenienti da diversi paesi.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Allo stesso tempo, aumentarono i movimenti anti-coloniali nelle colonie delle nazioni europee.
Cook Antik Yunan döneminde savaş karşıtı bir konuyu işlemiştir.Cook espone un tema contro la guerra in un contesto ambientato nell'antica Grecia.
Bu aynı zamanda Stratford karşıtları'nın da görüşüdür (Ogburn 1988, 631).Quindi, mentre anche le armate del fianco destro di Golikov (60. e 38.
Zaza milliyetçileri, PKK'yı Zaza karşıtlığı ile suçlamaktadır.Allo stesso modo il congresso del PCI vota una mozione sul movimento omosessuale.
Cevherlerin karşıtları da olmaz, fakat karşıtları kabul ederler.Si possono scavalcare i propri pezzi, ma non quelli avversari.
Rejim karşıtlarına ağır baskılar uyguladı.Nei confronti degli oppositori allogeni il regime dimostrò particolare severità.
Bu 1930 ve 1940'lı yılların başlangıcında dünyanın en büyük sigara içme karşıtı hareketiydi.Fu il movimento anti-fumo più potente nel mondo negli anni trenta e nei primi anni quaranta.
Savaş Karşıtları.Discorsi di guerra.
Apartheid karşıtı eylemci ve Güney Afrika'nın eski devlet başkanı, Nelson Mandela, Gandi'den ilham almıştır.Prende il nome dal primo presidente sudafricano del post-apartheid, Nelson Mandela.
Bolşevizm karşıtı propaganda.La rivoluzione antibolscevica.
2011 Karşıtanlamlı2011 - Controvento.
(Karşıtı: non-konformist).(Elenco incompleto).
İki karşıtlığa bağlı bir sonlu hal makinesi gibi davranan bir kalıp yapması mümkündür.È possibile costruire una configurazione che agisca come una macchina a stati finiti connessa a due contatori.
28 Eylül günü özel polis kuvvetleri ile Yeltsin karşıtı göstericiler arasında ilk kanlı çarpışmalar yaşanır.Il 28 dicembre arrivarono i primi prigionieri russi insieme alle guardie.
Hükümete karşıt konuşmasından dolayı tutuklandı ama sadece bir ay tutuldu.Venne punito dalla Federcalcio francese e sospeso per un mese.
Adventistlerin iddia ettiği gibi Ellen White, Helena Blavatsky'nin karşıtı mıdır?Является ли Елена Уайт антиподом Елены Блаватской, как это утверждают адвентисты?
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Антитабачные организации выступали также против употребления алкоголя.
Şiddet karşıtlığı (Sözlü ve Fiziksel).Одиночество (и моральное, и физическое).
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.Эти группы публиковали журналы, пропагандировавшие отказ от курения.
20 Mart'ta Kaddafi karşıtı 8000 kişi öldürüldüğünü duyurdu.20 марта он заявил, что 8000 людей, которые выступали против Муаммара Каддафи были убиты.
WEB istemci-sunucu (client-server) sistemi olarak bilinir (Karşıtı: Sunucu)Обратимся теперь к модели Клиент-Сервер(Client - Server).
Ben Bush karşıtı değilim.Я отказываюсь быть анти-демократом.
Madde-Karşıt Madde Asimetrisi.Асимметрия материи и антиматерии.
Bolşevizm karşıtı propaganda.Её цель — антибольшевистская пропаганда.
Kutuplar birbirinin özünü karşıtında barındırır.Эти полярности находятся в противоречии друг с другом.
Gazete artık tamamen "kölelik karşıtı" değildi.Это уже не был чисто духовный журнал.
Londra’daki en büyük savaş karşıtı eylem 15 Şubat 2003 tarihinde yapıldı.15 февраля 2003 года в Лондоне прошли массовые антивоенные демонстрации.
Çağrının ardından, Türkiye'nin birçok ilinde darbe karşıtı protesto gösterileri düzenlendi.В Турции после серии профашистских демонстраций введено чрезвычайное положение.
Şubat 1930'da Sozak köyünde Sovyet karşıtı ayaklanma gerçekleşti.Так, в мае 1930 года в Хнове вспыхнуло антисоветское восстание.
İletkenlik direncin karşıtıdır.Противоположность — регресс.
Savaş Karşıtları.Заложники войны.
Müslümanlara karşıt olan davranışları dolayısıyla tanınmıştır.Таким критерием оказывалось поведение самих мусульман.
Oluşumlar, karşıtı olmadan açıklanamazlar.Невозможно без объяснения бытия.
Aynı zamanda sivil hakları, savaş karşıtı ve feminist hareketlenmelerde politik olarak aktif rol almıştır.В это время она проявляла активность в движении за гражданские права, антивоенных и феминистских движениях.
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.Отказ от политических пристрастий.
Georgios, Bizans karşıtı politikasıyla dikkat çekmiştir.Иехония продолжает антивавилонскую политику.
Karşıtı statiktir.Контрастности коэффициент.
Bazı medya kaynakları elbiseyi veganlık karşıtı olarak yorumladı.Некоторые СМИ предположили, что платье истолковывается как анти-вегетарианское.
Aynı yıl sovyet karşıtı hükümete karşı faaliyetlerinden ötürü tutuklanır.В том же году арестован по обвинению в антисоветской агитации.
Kendisinin çağdaşları ile karşıtlık içinde bulunduğunu görmüş ve topluluk içinde yaşamaktan uzaklaşmıştır.С большим трудом ему удаётся выбраться оттуда, и он воссоединяется с группой.
Artık Ustura Kemal, işgal karşıtı bir direnişçi olmuştur.Теперь «Блок-Факт» стал оппозиционной группой.
(Karşıtı: non-konformist).(Ссылка не активна).
Râkım Efendi ise ona karşıt bir karakter olarak kurulmuştur.Не удивительно, что именно он оказался изображённым в роли отрицательного персонажа.
26 Mayıs tarihinde, hükûmet karşıtı flash mob bir gösteri, polis tarafından hızlıca dağıtıldı.«26 мая» в Баку был оперативно разогнан полицией флешмоб антиправительственного протеста.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Тогда их планы приобрели асимметричную форму.
1930'da gizemli karşıt parçacık avı başladı.В 1930-х гг. открыт рыболовецкий колхоз.
Emperyalizm karşıtı Yahudi-Arap yazar Albert Memmi'nin 2001.Термин «арабские евреи» ввёл французский философ Альбер Мемми.
Bu grup Blake’in modern trendlere karşıtlığını ve tinsel sanatsal yeni çağa olan inancını paylaştılar.Они разделяли антипатию Блейка к современным направлениям и его веру в духовное и художественное возрождение.
Karşıtlar, birbirine dönüşebilen yapıdadır.Создан для тех, кто хочет помериться друг с другом силой.
Filmin oldukça naif bir savaş karşıtı mesajı da vardır.Также в картине заметен антивоенный посыл.
Şarkı, savaş karşıtı bir mesaj vermektedir.Песню считали антивоенной.
Bu birçok kürtaj karşıtını harekete geçirmiş ve büyük tartışmalara sebep olmuştur.Метод вызывает довольно таки много споров, поскольку обладает серьёзными недостатками.
Ayrıca Hollanda Birleşik Cumhuriyeti de sık sık İsveç karşıtı müdahalelerde bulunmuştur.في كثيرا ما تدخلت الجمهورية الهولندية ضد السويد.
Böylelikle kölelik karşıtı sözleşmeler 50'den fazla Afrikalı ülkenin de imzasıyla kabul edildi.وقد تم توقيع المعاهدات مكافحة الرق مع ما يزيد عن 50 من الحُكام الأفارقة.
A.C.A.B., "All Cops Are Bastards" (Bütün polisler piçtir) anlamına gelen polis karşıtı bir kısaltmadır.جميع رجال الشرطة أوباش هي تعريب لشعار (All Cops Are Bastards) الذي يختصر في الأكرنيم التالي: "A.C.A.B".
Savaş Karşıtları (Turkish).Savaş Karşıtları (باللغة التركية).