karşıt ile cümle

karşıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu birçok kürtaj karşıtını harekete geçirmiş ve büyük tartışmalara sebep olmuştur.Dies hatte einen passiven Widerstand zur Folge, welcher zu zahlreichen Verhaftungen führte.
İletkenlik direncin karşıtıdır.Gegensatz sind die Passiva.
Ancak özellikle örgütlü Rus halkındaki savaş karşıtlığı çok güçlüdür.Der Kampf gegen die Fälschungen ist vor allem in Russland schwierig.
En önemlilerinden birisi İspanya İç Savaşı sırasındaki karşıt anarşist beyanlarıdır.Von Bedeutung war dabei die Auseinandersetzung mit dem Anarchismus in Spanien während des Bürgerkrieges.
Karşıtı efendi ahlakıdır.Der ehemalige Herrscher ist froh.
Bu açıdan uygulamalı semantiğin bir karşıt özelliği dile getirilmiş olmaktadır.Und entsprechend ist die Anwendung eines Equalizers hier kontraproduktiv.
Uygunsuzun karşıt anlamlısı uygundur.Le contraire de incommode est commode.
Ben Bush karşıtı değilim.Je ne suis pas Anti-Bush.
Şiddet karşıtlığı (Sözlü ve Fiziksel).Refus de la violence (tant verbale que physique).
Buna göre Marx lümpen proletaryayı devrim karşıtı bir güç olarak görüyordu.En ce sens, Marx voyait le lumpenprolétariat comme une force contre-révolutionnaire.
Anti-Flag savaş karşıtlığı demektir.Anti-Flag means anti-war.
1943 yılında editör İtalyan karşıtı Carlo Tresca'nın suikastini düzenler.Il organisa ensuite l'assassinat en 1943, à New York, de l'éditeur et opposant italien Carlo Tresca.
2012'de eşcinsel evlilik karşıtı bir metne 173 sağcı parlamenter ile beraber imza atmıştır.En janvier 2012, il signe un texte s’opposant au mariage homosexuel, avec 173 parlementaires de droite.
Şubat 1930'da Sozak köyünde Sovyet karşıtı ayaklanma gerçekleşti.En février 1930, une insurrection anti-soviétique s'est produite dans la ville de Suzak et aux alentours.
26 Mayıs tarihinde, hükûmet karşıtı flash mob bir gösteri, polis tarafından hızlıca dağıtıldı.Le 26 mai, un flash mob avec des manifestants anti-gouvernement est rapidement dispersé par la police.
Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır.Russell est un activiste anti-guerre de premier plan.
Karşıt Han, temiz insanlara yardımcı olur.Vera aide les ouvriers meneurs.
Niceliklerin karşıtları olmaz.Peu importe les contradictions.
Aynı yıl sovyet karşıtı hükümete karşı faaliyetlerinden ötürü tutuklanır.Il en est expulsé l'année suivante pour activités antisoviétiques.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Chez le mâle ces défenses sont asymétriques.
1926-1929: Meksika'da Cristero Savaşı karşıtı büro hükümet politikasına karşı bir ayaklanma.1926-1929 : guerre des Cristeros au Mexique.
Kuarklar, leptonlar ve W bozonlarının hepsinin karşıt yüklü antiparçacıkları vardır.Les quarks, les leptons et boson W ont tous une antiparticule avec une charge électrique opposée.
Bir hükümet karşıtı protesto sırasında tutuklandı.Il est arrêté à la suite d'une manifestation antigouvernementale.
(Karşıtı: non-konformist).(Passage non obligatoire).
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Les organisations anti-tabac sont également impliquées dans la lutte contre la consommation d'alcool.
(Karşıt: Boğa Eğilimi).(Socializacija bika?)
1970'li yıllarda hükümet karşıtı gösterilerde iki kez tutuklanır.Au cours des années 1930, il est arrêté à deux reprises pour antifascisme militant.
Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı.La guerre sans batailles ne fut pas sans incidents.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Au même moment, les mouvements anti-coloniaux se développaient dans les colonies européennes.
Henry oyununa karşıt olarak bu Vİ.Elle y joue le rôle de Di Henry.
"Sıfır hipotez" ret edilmelidir ("Karşıt hipotez" kabul edilmelidir.)C’est pourquoi il suffira que le bénéficiaire dise oui (lève l’option) pour que le contrat soit conclu.
Kendin açıkça “Kraliyet Karşıtı” olarak tanımlar.Lui-même se définit comme « royaliste de gauche ».
Front National'in sıkı karşıtı olup, Front National karşıtı bir koalisyona hazır olduğunu açıklamıştır.Fervent adversaire du Front national, il s'est dit prêt à une « coalition anti-FN ».
Karşıt bir görüş için Smolin'e göz atınız.Pour les articles homonymes, voir Smolin.
2012-2013 yıllarında Eşcinsel evlilik karşıtı eylemlerde yer almıştır.En 2012, 2013 et 2014, il participe aux manifestations contre le mariage homosexuel.
İletkenlik direncin karşıtıdır.C'est l'inverse de celle de la résistivité.
Niteliklerin karşıtları olur.Les caractères s'opposent.
Tom Amca'nın Kulübesi (Uncle Tom's Cabin), Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'un kölelik karşıtı romanıdır.La Case de l'oncle Tom (Uncle Tom's Cabin) est un roman de l'écrivain américaine Harriet Beecher Stowe.
Müziği, yaşamsal gücünü çeşitlilik ve karşıtlıktan alır.La musique s'impose par sa force et son originalité.
Karşıtı Ayıhı'dır.C'est l'anti-Mouret.
Bu dönemde İtalya'daki Giustizia e Libertà adlı faşizm karşıtı bir organizasyona katıldı.Ce que la presse antifasciste italienne à l'étranger, comme Giustizia e Libertà, souligne à cette occasion.
"Momiolar" Şili'deki Allende hükümeti karşıtı bir gruptur.Les « momios » étaient, au Chili, les opposants de droite au gouvernement Allende.
Karşıtı efendi ahlakıdır.La honte l'oppresse.
Canlılık ve karşıtlık anlamı vardır.Raison et contradiction.
Sığınmacıların çoğu Yahudi karşıtı tehditlerden dolayı Almanya'yı terk etti.La majorité des Juifs allemands choisit d'adhérer au judaïsme réformé.
Unutmanın karşıtı ise bellektir.Contre L'Oubli.
Bir süre sonra ayrılıp karşıt kültüre katılır.Mais la quitte plus tard pour rejoindre le mouvement islamiste.
Karşıt madde dış uzayda bir yerlerde bulunabilir.Les matières organiques existent dans l'espace.
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.Le dépérissement de la politique.
Bu arada İngiliz karşıtı sokak gösterilerine katıldı.Elle était dans la continuité de la rue des Anglais.
Gestalt psikolojisine karşıt görüşler şunlardır: 1.Légendes de la figure ci-contre : 1.
İlk Alman karşıtı gösteri 1941 yılının sonbaharında Macaristan'da gerçekleşti.Les premières attaques allemandes contre le Vercors ont lieu durant l'hiver 1944.
Zamanla artan yabancı karşıtlığı, 1900'da Boxer Ayaklanması'na önayak olmuştur.Ces événements augmentent le sentiment anti-étranger en Chine qui aboutit à la révolte des Boxers de 1900.
Fakat akıllarda bir soru kalmıştı: karşıt hidrojen tamamen sıradan hidrojen gibi mi davranıyor?Par conséquent une transformation d'hydrolyse basique est totale contrairement à une hydrolyse classique.
Better Red than dead – "Ölmektense komünist olmak daha iyidir" anlamındaki karşıt slogan.Le slogan opposé « Better Red than Dead » s'est aussi développé, mais ne s'est pas tellement répandu.
Karşıtı Gök-Kal'dır.À l'opposé de Sténotherme.
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Le critique de film Roger Ebert a souvent cité Œil pour œil comme l'un des pires films jamais réalisé.
Ben Bush karşıtı değilim.No soy anti-Bush.
Şiddet karşıtlığı (Sözlü ve Fiziksel).Rechazo de la violencia (tanto física como verbal).
1386 yılına kadar Lazar ve Türkler arasında karşıtlık yaşanmadı.Después no existe ningún registro de confrontaciones entre Lazar y los turcos hasta 1386.

İlgili Sayfalar