karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çin ve Hindistan eğitimi binlerce Salonun karşısındaki altın geri hala olacakوالآلاف من تدريب الهند الصينية ظهر الذهب في جميع أنحاء القاعة سوف لا يزال
Çin ve Hindistan eğitimi binlerce Salonun karşısındaki altın geri hala olacakそのルールの能力を知ることを学ぶ
Çocuk koruma zor durumlar karşısında aileye destek olurBarnskyddet stöder familjer i problematiska situationer
Çocuk koruma zor durumlar karşısında aileye destek olurLa protección de la infancia ayuda a familias en situaciones problemáticas
Çocuk koruma zor durumlar karşısında aileye destek olurLa protection de l'enfance soutient les familles dans les situations problématiques
Çocuk koruma zor durumlar karşısında aileye destek olurLastensuojelu tukee perheitä ongelmatilanteissa
Çocuk koruma zor durumlar karşısında aileye destek olurСлужба защиты детей оказывает поддержку семьям в проблемных ситуациях
Çocuk koruma zor durumlar karşısında aileye destek olurحماية الطفل تدعم العائلات في حالات المشاكل
Çocuk koruma zor durumlar karşısında aileye destek olur儿童保护帮助解决家庭问题
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.À juste titre, ils sont émerveillés et enchantés par l'intelligence de leur enfant.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Ele ficam naturalmente impressionados e encantados com a esperteza dos seus filhos.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Jogosan csodálják és élvezik gyermekeik okosságát.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.아이들의 똑똑함에 놀라고 감격해 합니다
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Mereka akan terpukau dan gembira akan kecerdasan anak mereka.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Są zdumieni i zachwyceni sprytem dzieci.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Se maravillan y se extasían con la inteligencia de sus hijos.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Sie sind über die Klugheit ihres Kindes erstaunt und erfreut.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Sono giustamente meravigliati e felici dell'intelligenza dei propri figli.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Ze zijn terecht verbaasd en verrukt over hun slimme kinderen.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Ορθώς εκπλήσσονται και ευχαριστιούνται με την εξυπνάδα των παιδιών τους.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Вони не можуть повірити, яка ж їхня дитина розумна.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Они весьма удивляются и поражаются уму своих детей.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.Те с право са изумени и очаровани от интелигентността на децата си.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.הם מופתעים ונהנים בצדק מחוכמת ילדיהם.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.يسعد و يدهش الوالدين بحق من مدى ذكاء أطفالهم.
Çocuklarının zekiliği karşısında haklı olarak şaşırır ve heyecanlanırlar.親は喜びを子どもに伝え
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.A város fontos pillanattokkal találta magát szembe.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Die Stadt war kurz davor, wichtige Momente zu erleben.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.La città doveva vivere dei momenti importanti.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.La ville allait passer par des moments importants.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Město bude čelit velmi důležitým chvílím.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Miasto miało stawić czoła bardzo ważnym chwilom.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Orasul trebuia sa faca fata unor momente foarte importante.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Thành phố trải qua 1 thời khắc quan trọng.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Η πόλη θ' αντιμετώπιζε πολύ σημαντικές στιγμές.
Çok önemli anlar, bu Şehrin karşısında olur.Оповещение о важном.
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü. Aradan çıkardım.M-aş fi dat la o parte.
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü.- Je me serais effacée.
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü.كم رغبت فيكي بخوان أنطونيو و لم تستطع أن تقول أو تفعل أي شيء لكنت تنحيت جانباً
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Bom ja przez zakon zakonowi umarł, abym żył Bogu.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Căci eu, prin Lege, am murit faţă de Lege, ca să trăiesc pentru Dumnezeu.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.car c`est par la loi que je suis mort à la loi, afin de vivre pour Dieu.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.For jeg er ved loven død for loven for å leve for Gud;
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Ich bin aber durchs Gesetz dem Gesetz gestorben, auf daß ich Gott lebe; ich bin mit Christo gekreuzigt.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.In realtà mediante la legge io sono morto alla legge, per vivere per Dio
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Já zajisté skrze Zákon Zákonu umřel jsem, abych živ byl Bohu.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Jaz sem namreč po postavi umrl postavi, da Bogu živim.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.내가 율법으로 말미암아 율법을 향하여 죽었나니 이는 하나님을 향하여 살려 함이니라
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Lebo ja som skrze zákon zomrel zákonu, aby som žil Bohu.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Mert én a törvény által meghaltam a törvénynek, hogy Istennek éljek.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Nu leef ik niet meer voor de wet, maar voor God.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Pois eu pela lei morri para a lei, a fim de viver para Deus.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Porque mediante la ley he muerto a la ley, a fin de vivir para Dios
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Thi jeg er ved Loven død fra Loven, for at jeg skal leve for Gud.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Vả , bởi luật_pháp , tôi đã chết cho luật_pháp , để sống cho Ðức_Chúa_Trời .
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Vả, bởi luật pháp, tôi đã chết cho luật pháp, để sống cho Ðức Chúa Trời.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Διοτι εγω δια του νομου απεθανον εις τον νομον, δια να ζησω εις τον Θεον.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Законом я умер для закона, чтобы жить для Бога. Я сораспялся Христу,
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.както с Авраама, който повярва в Бога и му се вмени за правда?
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.Я бо через закон законові умер, щоб жити Богові.

İlgili Sayfalar