karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Böylelikle, bilgiler karşısında bunalmazsınız.Você nunca pode ficar sobrecarregado com as informações então.
Böylelikle, bilgiler karşısında bunalmazsınız.Тогава човек никога не се претрупва с информация.
Böylelikle, bilgiler karşısında bunalmazsınız.いずれ、確率の木を使った複雑な例も
Bu 30 derecenin karşısındaki kenar.Percio' il lato opposto al lato di 30 gradi.
Bu 30 derecenin karşısındaki kenar.Vì vậy, điều này là ở phía đối diện phía 30 độ.
Bu 30 derecenin karşısındaki kenar.Это катет, лежащий напротив угла 30 градусов.
Bu açı karşısında 3 tarafı.Perché dall'altra parte di questo angolo, c'è il lato lungo 3.
Bu açı karşısında 3 tarafı.Ponieważ Odległym bokiem jest ten o długości 3.
Bu açı karşısında 3 tarafı.Porque el opuesto a este ángulo es el que mide 3.
Bu açı karşısında 3 tarafı.Ви ж пам"ятаєте, що сторона 4 була прилеглою для кута θ, але зараз вона протилежна куту х.
Bu basit ama güçlü fikir, yani 1/6, Cardano'nun rakipleri karşısında her zaman galip gelmesini sağlamıştır.Czyli 1/6.
Bu basit ama güçlü fikir, yani 1/6, Cardano'nun rakipleri karşısında her zaman galip gelmesini sağlamıştır.De asemena 1/6, aceasta idee simpla, dar puternica
Bu basit ama güçlü fikir, yani 1/6, Cardano'nun rakipleri karşısında her zaman galip gelmesini sağlamıştır.Que também é igual a 1/6!
Bu basit ama güçlü fikir, yani 1/6, Cardano'nun rakipleri karşısında her zaman galip gelmesini sağlamıştır.כלומר, 1/6. המחשבה הפשוטה אך החשובה הזו אפשרה לקרדאנו
Bu basit ama güçlü fikir, yani 1/6, Cardano'nun rakipleri karşısında her zaman galip gelmesini sağlamıştır.أيضا 1 على 6 , هذه الفكرة البسيطة القوية في نفس الوقت سمحت لكردانو
Bu basit ama güçlü fikir, yani 1/6, Cardano'nun rakipleri karşısında her zaman galip gelmesini sağlamıştır.カルダノは
Bu çocuk mahkeme salonuna girdiğinde gördüğüm korkunç manzara karşısında dondum kaldım.Diese Masken werden gewöhnlich eingesetzt, um andere vor Speichel und Bissen zu schützen.
Bu çocuk mahkeme salonuna girdiğinde gördüğüm korkunç manzara karşısında dondum kaldım."Me quedé horrorizada cuando entre en la sala"
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.이 직각삼각형의 경우, 직각인 각의 대변 길이가 14입니다
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.90度は最も長い辺に向かっています
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.A v tomto prípade je 14 oproti 90 stupňom.
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.E nesse caso, 14 é oposto ao ângulo de 90 graus.
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.I det her tilfælde er 14 modsat den rette vinkel.
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.I dlatego w tym przypadku,14 jest na przeciwko kąta 90 stopni.
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.In dit geval is 14 tegenovergesteld aan de hoek van 90 graden.
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.V tomhle případě je strana o délce 14 naproti pravému úhlu.
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.А в цьому випадку, 14 є навпроти кута 90 градусів.
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.И в този случай, 14 е срещу 90-те градуса.
Bu durumda, 14, 90 derecenin karşısında.وفي هذه الحالة، 14 يقع مقابل زاوية الـ90 درجة
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.C'est doublement ironique, dans ce cas, parce que leur absolutisme est en fait le contraire de la foi.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Doppiamente ironico, in questo caso, perché il loro assolutismo in realtà è il contrario della fede.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Dubbelt ironiskt i det här fallet eftersom deras absolutism faktiskt är motsatsen till tro.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Dvojnásobne ironické, v tomto prípade, pretože ich absolutizmus je v skutočnosti opakom viery.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Ebben az esetben duplán ironikus, mert az abszolutizmusuk tulajdonképpen az ellentéte a hitnek.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Eine doppelte Ironie, denn ihr Absolutismus ist eigentlich das Gegenteil von Glaube.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.E o dublă ironie aici, pentru că absolutismul lor e de fapt opusul credinței.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Ironi ganda, dalam kasus ini, karena absolutisme mereka sesungguhnya lawan dari keyakinan.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.절대주의는 믿음의 정반대이기 때문에 이 경우는 두 배로 아이러니합니다.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.To podwójnie paradoksalne, bo ich absolutyzm jest odwrotnością wiary.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Trớ trêu gấp đôi, trong trường hợp này, là vì tính tuyệt đối của chúng Những từ này trái nghĩa với đức tin.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Είναι διπλά ειρωνικό επειδή η απολυτότητά τους είναι στη πραγματικότητα το αντίθετο της πίστης.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Вдвойне иронично то, что их абсолютизм, на самом деле, противоречит вере.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Още по-иронично е, че в този случай техния абсолютизъм е всъщност обратното на вярата.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Тут прихована навіть подвійна іронія, оскільки їхній абсолютизм не має насправді нічого спільного з вірою.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.אירוני כפליים, במקרה זה, שהאבסולוטיזם שלהם הוא למעשה ההפך מאמונה.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.والسخرية مضاعفة، في هذه الحالة، أن حكمهم المطلق هو في الحقيقة عكس اﻹيمان.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.実際には信仰とは正反対のものだ という点です 実は 彼らこそが異教徒なのです
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.이 상황에서는 이 변이 90도에 마주보는 변이니까 빗변이 됩니다
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.A v chvíli si zopakujte, že přepona je strana, která leží naproti úhlu o velikosti 90 stupňů.
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.Tutaj, w tej sytuacji powiesz, dobrze, to jest bok naprzeciwko kąta 90 stopni.
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.Vi ved dog, at det er siden modsat vinklen på 90 grader.
Bu durumda, dik açının karşısındaki kenarın en uzun olduğunu hatırlayın.אז הנה , במצב הזה , אתה יכול לאמר, זה פשוט הצד שמקביל לזווית הישרה.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.이 상황에서는 이 변이 빗변일거야 90도의 반대에 있으니까
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.Dans cette situation, voilà l'hypoténuse, parce qu'il est opposé à l'angle de 90 degrés.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.Hier is dit de hypotenusa (schuine zijde) omdat het tegenover de hoek van 90 graden ligt.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.I det tilfælde er det her så hypotenusen, fordi det er siden modsat vinklen på 90 grader.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.In questa situazione questa e' l'ipotenusa, perche' e' opposta all'angolo di 90 gradi.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.Nesta situação esta é a hipotenusa, porque está oposta ao ângulo de 90º.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.V této situaci je tato strana přepona, protože je naproti pravému úhlu.
BU durumda hipotenüs bu, çünkü 90 derecelik açının karşısında.V tom prípade toto je prepona, pretože je oproti 90 stupňovému uhlu.

İlgili Sayfalar