karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Birinci adam -- ona Adam diyelim -- mükemmel insan figürünün güzelliği karşısında donakalmıştır.الشاب الأول -- سنسميه آدم -- مذهول من جمال التحفة للصورة الإنسانية .
Birinci adam -- ona Adam diyelim -- mükemmel insan figürünün güzelliği karşısında donakalmıştır.人間の完成美に ただただ愕然 2人目 ビルは
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.Dieser Seargant kam heraus und versuchte die Muslime zu verscheuchen.
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.상사-그 밖으로 나온 하 고 이슬람교도 추격 하려고 누가 길 건너 서 있었다.
Bir komiser muavini, sokağın karşısında duran Müslüman'ları dağıtmaya çalışıyordu.كان هناك جراح - خرج وحاول طرد المسلمين الذين كانوا واقفين على جانب الشارع.
Biz turnuva yöneticisinin 12 yaşındaki bir kıza ve annesine davranışı karşısında tamamıyla TİKSİNDİK.Estamos absolutamente ENOJADOS por el trato del Director del Torneo a una niña de 12 años y su madre.
Biz turnuva yöneticisinin 12 yaşındaki bir kıza ve annesine davranışı karşısında tamamıyla TİKSİNDİK.Мы безусловно ВОЗМУЩЕНЫ обращением директора турнира с 12-летней девочкой и её матерью.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Algo que podem fazer com uma imagem destas é simplesmente admirá-la.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Algo que podemos hacer con una foto como ésta, es simplemente admirarla.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Det är lätt att beundra en sådan här bild.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Een foto als deze moet je gewoon bewonderen.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Egy dolog, amit tehetünk egy ilyen képpel, hogy egyszerűen csodáljuk.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Eins, was Sie mit einem Bild wie diesem machen können, ist, es einfach zu bewundern.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.En ting, man kan gøre med et billede som dette, er simpelthen at beundre det.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Jedno co można z tym obrazem zrobić, to po prostu podziwiać.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Jednou z věcí, kterou můžete s takovou fotkou udělat, je jednoduše ji obdivovat.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.우리는 이런 사진을 보면 경외심을 금할 수 없지요.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.L'unica cosa da fare con una foto del genere è ammirarla.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Nekaj, kar naredimo s tako sliko, je preprosto občudovanje.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Salah satu hal yang bisa Anda lakukan adalah mengagumi gambar ini.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Takýto obrázok môžete jednoducho obdivovať.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Une telle image ne peut être qu'admirée.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Un lucru pe care poţi să-l faci cu o astfel de poză e s-o admiri.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Việc bạn có thể làm với bức tranh cỡ này đơn giản là chiêm ngưỡng nó.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Ένα πράγμα που μπορείς να κάνεις με μια φωτογραφία σαν κι αυτή, είναι απλά να τη θαυμάσεις.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Нещо, което можете да направите с картина като тази, е просто да й се възхищавате.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.Этой фотографией можно просто восхищаться.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.לעשות עם תמונה זו הוא פשוט להעריץ אותה.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.هنالك شئ يمكن أن تفعله بصورة كهذه، هو ببساطة أن تعجب بها.
Böyle bir resim karşısında yapabileceğiniz şeylerden biri onu takdir etmek.見とれるだけでもかまいません
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››A bývali sme v doline naproti Bét-peoru.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Also blieben wir im Tal gegenüber Beth-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››"Así nos quedamos en el valle delante de Bet-peor
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Assim ficamos no vale defronte de Bete-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››A tak mieszkaliśmy w dolinie przeciw Betfegor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Ấy vậy , chúng_ta có ở trong trũng , đối ngang Bết-Phê - o .
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Ấy vậy, chúng ta có ở trong trũng, đối ngang Bết-Phê -o.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Così ci fermammo nella valle di fronte a Bet-Peor
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››És ott maradánk a völgyben, Beth-Peórral szemben.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››I zůstali jsme v údolí naproti Betfegor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Ja me jäimme laaksoon, vastapäätä Beet-Peoria."
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››그때에 우리가 벨브올 맞은편 골짜기에 거하였었느니라
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Maka tinggallah kita di lembah di seberang kota Bet-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Nous demeurâmes dans la vallée, vis-à-vis de Beth Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Och så stannade vi i dalen mitt emot Bet-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Ostali smo torej v dolini, nasproti Bet-peorju.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Så blev vi da i dalen midt imot Bet-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Så blev vi i Dalen lige over for Bet Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Şi am rămas astfel în vale, îndreptul Bet-Peorului.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Zo bleven wij in het dal tegenover Beth-Peor."
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Και εκαθημεθα εν τη κοιλαδι κατεναντι Βαιθ-φεγωρ.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››И остановились мы на долине, напротив Беф-Фегора.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››И така, седяхме в долината срещу Вет-фегор.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››ונשב בגיא מול בית פעור׃
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››فمكثنا في الجواء مقابل بيت فغور
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››於 是 我 們 住 在 伯 毘 珥 對 面 的 谷 中
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››於是 我 們住在 伯毘珥對面 的 谷 中
Böylelikle, bilgiler karşısında bunalmazsınız.Duża ilość informacji wtedy Cię nie przytłoczy.
Böylelikle, bilgiler karşısında bunalmazsınız.이렇게 한다면 너무 많은 숫자들에 압도되는 일은 없을것입니다.
Böylelikle, bilgiler karşısında bunalmazsınız.On ne peut jamais se laisser submerger par les informations alors.

İlgili Sayfalar