karşısında ile cümle
karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayna karşısında özfarkındalık testlerini geçerler.Они также узнают собственное отражение в зеркале.
Ayna karşısında özfarkındalık testlerini geçerler.הם עוברים בהצלחה מבחני מודעות-עצמית מול מראה.
Ayna karşısında özfarkındalık testlerini geçerler.وهي تنجح في اختبار "إدراك الذات" عند النظر إلى المرآة
Ayna karşısında özfarkındalık testlerini geçerler.ある海域では 海綿を道具として使い
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Devi sdraiarti per terra, sulla schiena, di fronte a uno specchio, meglio se a figura intera.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Il faut s'allonger par terre, sur le dos, en face d'un miroir, de pied, de préférence.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Je moet op je rug gaan liggen, voor een spiegel, liefst languit.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."우선 거울 앞에 엎드려 벌렁 누워야 되잖아요.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Man muss ich hinlegen, auf den Rücken, vor einen Spiegel, am Besten in ganzer Länge.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Temos de nos deitar de costas em frente dum espelho de corpo inteiro.,
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Tienes que recostarte de espaldas, frente a un espejo, de preferencia largo.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Trebuie să te pui pe spate în fața unei oglinzi, întinsă integral de preferință.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Πρέπει να ξαπλώσεις ανάσκελα, μπροστά σε έναν καθρέφτη, κατά προτίμηση ολόσωμο.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."'Надо лечь на спину, перед зеркалом. Предпочтительно зеркало во весь рост.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Трябва да легнеш по гръб пред огледало, за предпочитане човешки ръст.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."את צריכה לשכב על הגב, לפני מראה,
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."عليكي ان تستلقي هناك على ظهرك ,امام مراة,
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca.完璧な姿勢で完璧な照明があっても
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Abbiamo visto che le persone sono molto più avverse a perdere che non felici di vincere.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Auch reagieren Menschen stärker auf einen Verlust als dass sie sich über einen Gewinn freuen.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Chúng ta cũng thấy một điều rằng con người hay đối nghịch với việc thua hơn là hạnh phúc khi thắng.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Descoperim că oamenii sunt mai potrivnici înfrângerii decât sunt fericiţi să câştige.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.우리는 또한 사람들이 얻는것에 행복해 하는것보다는 잃는것에 더욱 반감을 가지는것을 발견합니다
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Niechęć do straty jest u ludzi większa, niż radość z zysku.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Nous constatons aussi que les gens sont plus réticents à perdre qu'ils ne sont heureux de gagner.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.También sabemos que la pérdida genera más aversión que la felicidad de ganar.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.We ontdekten ook dat mensen het erger vinden iets te verliezen dan dat winnen ze gelukkig maakt.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Знаем още, че хората мразят да губят, повече, отколкото обичат да печелят.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Люди також гостріше переживають через втрату, ніж радіють через здобуток.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.Установлено, что человек острее реагирует на потерю, чем на приобретение.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.אנו רואים גם שבני-אדם שונאים יותר להפסיד מאשר שמחים להשיג.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.كما نجد أيضا أن الناس يكرهون الخسارة أكثر من سعادتهم للربح.
Ayrıca kaybetmek karşısında hoşnutsuz olurken, kazanmakla mutlu oluruz.得る事に対しての幸せより強いものです 幸せな結婚の公式は
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.A occidente, il Mar Mediterraneo, dal confine sino davanti all'ingresso di Amat. Questo il lato occidentale
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Hotarul de apus va fi marea cea mare, pînă la locul unde apucă spre Hamat: acesta va fi hotarul de apus.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.In zahodna stran bodi veliko morje od južne meje do tja, koder se pride nasproti Hamatu. To je zahodna stran.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.서방은 대해라 남편 지계에서부터 맞은편 하맛 어귀까지 이르나니 이는 그 서방이니라
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Og på vestsiden skal det store hav være grensen og gå fra sydgrensen til midt imot Hamat. Dette er vestsiden.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Phía tây sẽ là biển lớn , từ bờ_cõi phía nam cho_đến lối vào Ha-mát ; ấy_là phía tây .
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Phía tây sẽ là biển lớn, từ bờ cõi phía nam cho đến lối vào Ha-mát; ấy là phía tây.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Sitten länsipuoli: Suuri meri rajasta sen paikan kohdalle, mistä mennään Hamatiin. Tämä on länsipuoli.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Strana pak západní moře veliké, od pomezí až naproti, kudyž se vchází do Emat. Ta jest strana západní.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.А западната страна ще бъде голямото море от южната граница до прохода на Емат. Това е западната страна.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.Западный же предел – великое море, от южной границы до места против Емафа; это западный край.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.ופאת ים הים הגדול מגבול עד נכח לבוא חמת זאת פאת ים׃
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.وجانب الغرب البحر الكبير من التخم الى مقابل مدخل حماة. وهذا جانب الغرب.
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.西 界 就 是 大 海 、 從 南 界 直 到 哈 馬 口 對 面 之 地 . 這 是 西 界
‹‹Batıda Levo-Hamatın karşısındaki noktaya dek Akdeniz sınır oluşturacak. Batı sınırı bu olacak.西界 就是 大海 、 從南界 直 到 哈馬口 對面 之地 . 這是 西界
BD, altmış derecenin karşısındaki kenar olduğuna göre bütün kenarların uzunluğunu bulmuş oldum.BD는 60도의 반대쪽에 있는 변입니다
BD, altmış derecenin karşısındaki kenar olduğuna göre bütün kenarların uzunluğunu bulmuş oldum.BD er siden modsat vinklen på 60 grader.
BD, altmış derecenin karşısındaki kenar olduğuna göre bütün kenarların uzunluğunu bulmuş oldum.BD je naproti straně s úhlem 60 stupňů, takže máme hotovo.
BD, altmış derecenin karşısındaki kenar olduğuna göre bütün kenarların uzunluğunu bulmuş oldum.BD = wortel (3x/2)
- - BD, altmış derecenin karşısındaki kenar olduğuna göre bütün kenarların uzunluğunu bulmuş oldum.Du får BD är lika med... är lika med kvadratroten av 3 gånger x... gånger x.
BD, altmış derecenin karşısındaki kenar olduğuna göre bütün kenarların uzunluğunu bulmuş oldum.و BD هو الضلع المقابل للزاوية التي قياسها 60 درجة
Belirsizlik karşısında açık fikirliler.Elfogulatlanok maradnak a kétértelművel szemben.
Belirsizlik karşısında açık fikirliler.Hanno la mente aperta di fronte alle ambiguità.
Belirsizlik karşısında açık fikirliler.Tienen actitud abierta frente a la ambigüedad.
Belirsizlik karşısında açık fikirliler.Họ sẵn sàng tiếp thu khi đối diện với sự mơ hồ.
Belirsizlik karşısında açık fikirliler.Il sont ouverts d'esprits face à l'ambigüité.
Belirsizlik karşısında açık fikirliler.Jsou otevření tváří tvář nejistotě.