karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Valilik binasının karşısında.Demonstranter utanför regeringsbyggnaden.
Arjantin adına ilk maçına, 18 Nisan 2007'de, Şili karşısında çıktı.Han gjorde sin första landskamp för argentinska landslaget mot Chile den 18 april 2007.
Beyazıt-Kapalıçarşı: Fatih ilçesinin Beyazıt semtinde, Beyazıt Meydanı karşısında yer alır.De sistnämnda fyller största delen av fasaden mot gatan, som är i vit puts.
Modern Fransız ordusu karşısında yeniçeri sistemi ancak bir saat dayanabildi.Fransmännen kunde inte hålla tillbaka de tyska trupperna mer än några enstaka timmar.
En yaşlı gol atan 42 yıl 39 gün, Roger Milla ( Kamerun, Rusya karşısında, 1994).Найстарший гравець, що забив 42 роки 39 дні, Роже Мілла ( Камерун, проти Росії, 1994).
Kaybedilen bir maçta en çok gol atan 4, Ernest Wilimowski ( Polonya, vs Brezilya karşısında, 1938).Найбільше голів, забитих у програному матчі 4, Ернест Вілімовський ( Польща, проти Бразилії, 1938).
Yüzme havuzunun karşısındadır.Залягає у Балтійському сланцевому басейні.
Güneydoğu tarafına bakan apsitte, girişin karşısında başka bir giriş açılmıştı.Інший пляж на південному сході міг слугувати другим входом.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Через деякий час Іші зміг досягти й фінансової самостійності.
Burada sobanın karşısında oturduğumu nasıl bilebilirim.Що я дивитимусь сидячи на дивані?
Hikâyede, Daenerys Dar Deniz'in karşısındaki Essos'ta yaşayan ergenliğinin başlarındaki genç bir kadındır.За сюжетом, Данерис — молода дівчина, що живе в Ессосі за вузьким морем.
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.Він приголомшений її красою.
Deli kız mahallenin karşısındaki dağa kaçar.Лялька сама йде до Країни дурнів.
Bu dünyanın özündeki kendinde anlamsız varlığı karşısında duyulan bir bulantı'dır.Відчуття абсурдности через те, що це відбувається в твоїй країні.
Kulüp, 1972 yılında Coupe de France'da final oynadı fakat Olympique de Marseille karşısında 2-1 yenildi.У 1972 році клуб дійшов до фіналу Кубка Франції, де з рахунком 1:2 поступилася марсельському «Олімпіку».
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Вони не вагаються говорити на камеру.
Gördüğü manzara karşısında çok üzülmüştür.Його вразило запустіння, яке він побачив.
Karşısında daha büyük bir ordu vardı.Насамперед було збільшено кількість армії.
Bu ona düşman karşısında avantaj sağlar.З неї робиться випад на противника.
Resmin karşısında hiçbir zaman bir yazar veya bir düşünür değil sadece bir ressamdır.«Інколи варто бути не лише фотографом але і глядачем.»
Ruslar burada Prusya orduları karşısında belirgin bir başarı kazanmışlardır.Зрання русичі починають досить успішно атакувати табір лицарів.
Bu durum karşısında Cam Mâli, teslim olarak senede 400.000 hind parası vermek şartıyla anlaştılar.Але під час Голодомору змушена продати її за 400 крб.
Bu durum karşısında Çin'e minnet borcu hisseden Yinçü, Şimin'e çeşitli haraçlar sundu.Взагалі будь-яке питання щодо цілісності Китаю є уже болісним для нього.
Anlatımı savaşın yarattığı yıkım karşısında derin bir yas tutan Tanrı'nın sesi oldu.Про це відомо тільки тому Богові Смерті, який уклав угоду.
Branas'ın kuvvetleri, Corrado'nun ağır süvarisi karşısında zorlanmaya başladı.Нечесним шляхом Барклай знімає з боротьби капрала.
Dört sene içerisinde hanedanlığın otoritesi, isyanların karşısında çöktü.Три роки район перебував під владою ворогів.
Bu kahraman ordu karşısında hiçbir kuvvet ayakta duramaz” demiştir.І не дивно, що не має він підтримки з боку національних сил».
2- Mazlumun hakkı zalimden alınıncaya kadar zalimin karşısında olacaklardı.Суворість Вільгельма II стосовно порушників прав корони межувала з жорстокістю.
Tam karşısında Rockefeller Center binası bulunmaktadır.Будівля є центральним об'єктом Рокфеллерського центру.
Kameralar karşısında ilk rolünü 1954 yılında Turgut Demirağ‘ın filmi “Ahretten Gelen Adam” filminde oynadı.Його першим фільмом, знятим у 1954 році на любительську камеру, був «Людина з метеора».
8 Mart 2014 günü ise Süper Lig'deki ilk golünü Akhisar Belediyespor karşısında atmıştır.(Перевірено 8 листопада 2014) Костянтин Усов іде у Верховну Раду.
Kendini beğenmiştir, her gün ayna karşısında kendini över.Але бачив брехню навколо себе щодня.
Hem de kendinden performans olarak kat kat üstün araçların karşısında.Тим не менше, машини себе показали з найкращого боку.
İlk golünü ise San Marino karşısında kaydetmiştir.Вона виражається лише в першості перед Св.
Bir sonraki yıl mahallesin karşısındaki tepelere yine gelmişler.Кучма цими днями знову перебував за кордоном.
Kötülüklerin ve acımasızlığın karşısında durmak.Не оминув цей жах і Варварівки.
İl-Kullıg, böylece halk karşısında rezil bir duruma düşürülmüş hem de tutsaklığının devamına karar verilmişti.Це було наслідком того, що під час судових засідань їх піддавали публічній ганьбі та приниженням.
Kapıya ulaşmak için hendeğin karşısında bir asma köprüsü vardı.Ворота мали підйомний міст через рів.
Böbürlenme, kişinin yaptığı işlerle karşısındaki insanlara üstünlük taslamasıdır.Naopak platí, že člověk se rozhoduje pro věci, které odpovídají tomu, jaký je.
Örnek, 12 taşlık bir halka 24 puan değerindedir ve 23 taşlık çizgi karşısında oyunu kazanır.Příklad: Smyčka složená z 12 žetonů znamená 24 bodů a vyhrála by nad linií složenou z 23 žetonů.
VHDL’in o zamanlarki yükselen başarısı karşısında Cadence, dili standardlaştırmaya açmaya karar vermiştir.S rostoucím úspěchem VHDL se Cadence rozhodla vytvořit jazyk pro otevřenou standardizaci.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Ne do té kamery, myslím do očí.
İki gün sonra, 31 Ağustos'ta Kopenhag karşısında ilk maçına çıktı.O dva dny později 31. srpna debutoval v zápase proti FC Kodaň.
Temmuz Devrimi büyük burjuvazinin aristokrasi karşısında önemli bir zafer kazanmasını sağladı.V červenci dosáhla revoluční armáda rozhodujícího vítězství u Fleurus.
İnsan Allah karşısında maddî olarak ne kadar eğilir ve küçülürse, mânen o nispette büyür ve yücelir."Snaží-li se člověk v tomto oklamat Boha, klame sám sebe.
Londra'da rakipleri karşısında yetersiz kalan Zagunis, madalya kazanamadı.Oštěpař Veselý zůstal v Londýně bez medaile.
Bu hakaret karşısında, Yahudiler bu sefer Simon Bar Kohba'nın önderliğinde bir defa daha ayaklanmışlardır.Po 70 letech došlo k další židovské vzpouře, tentokrát pod vedením Bar Kochby.
Bundan iki ay sonra ilk golünü Romanya karşısında attı.Na svoji první reprezentační branku čekal 2 měsíce, když skóroval proti Rumunsku.
Başlangıçta sağlanan 20 km'lik bir ilerlemeden sonra sert Alman direnmesi karşısında taarruz durdu.Po čtrnáctikilometrovém nočním pochodu nečekaně zaútočil na první turecký tábor.
Kelt kuvvetleri Hannibal'in ordusu karşısında toplanmışlardı.Mnozí z nich se pak připojili k Hannibalovu vojsku.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Svobodu v naději, že získá společenskou nezávislost.
Bir mektuptan anlaşılana göre Augustus, Claudius'un konuşmasının netliği karşısında hayrete düşmüştü.Augustus v jednom dopise Livii vyjádřil údiv nad překvapivě dobrou úrovní Claudiovy rétoriky.
Evet, Tanrı karşısındadır artık!Dovedu už před Bohem mlčet.
Seçimler sonucunda Başkan Clinton Senatör Dole karşısında kesin bir zafer kazanmıştır.Ve volbě viceprezidenta porazil Clinton Kinga s identickým počtem hlasů.
Honda, UEFA Şampiyonlar Ligi maçında Sevilla FC karşısında CSKA formasıyla oynadı.Debut si odbyl v zápase Ligy mistrů UEFA proti Sevilla FC.
Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır.Tak vzniká klasický hinduismus.
Büyük süpermarket ve zincir marketlerin karşısında direnememekte ve rekabet edememektedir.Střední a malá knihkupectví tak nemohou konkurovat rozsáhlé nabídce a krachují.
Habesos Hotel'in tam karşısındadır.Na opačné straně je hotel Harasov.
Son millî maçına ise 9 Şubat 2005'te Slovakya karşısında çıktı.První celý zápas odehrál 9. února 2005 proti Nizozemsku.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Na kritiku reagují lhostejností nebo hněvem.

İlgili Sayfalar