karşısında ile cümle
karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tek beraberlik ise, 0-0'la Belarus karşısında geldi.Op die dag werd met 0–0 gelijkgespeeld tegen Macedonië.
İlk maçına Derby County karşısında çıktı.Daarin werd eerst Derby County verslagen.
Henry'nin karşısındaki evde oturmaktadır.Thomas zit Henry achterna door het gebouw.
Konusu ise çocukların sorunları karşısında göstermeleri gerekenleri gösterir.De tegels geven daarbij aanwijzingen wat de kinderen moeten doen.
Takımıyla 2009 yılında FA Cup'ta finalde Chelsea karşısında oynadı ancak Everton finali 2-1 kaybetti.In 2009 speelde hij met Everton de finale om de FA Cup, die met 2-1 van Chelsea werd verloren.
“Hatipler halkın karşısında söz söyledikleri vakit, etki etmezler mi?”“Men moet het publiek zijn zin geven, nietwaar?”
İnsan Allah karşısında maddî olarak ne kadar eğilir ve küçülürse, mânen o nispette büyür ve yücelir."Is de mens daarentegen ongehoorzaam, dan neemt God afstand van hem en volgen er tegenslag en verlies.
Türün karşısındaki en önemli tehditler yaşam alanı yokolması ve yaşam alanı parçalanmasıdır.Hun grootste bedreiging is de mens omdat deze hun leefgebied versnippert.
İlk golünü ise San Marino karşısında kaydetmiştir.Enkele dagen later scoorde hij tegen San Marino zijn eerste doelpunt.
1977 - Liranın değeri Mark karşısında %4.5 oranında düşürüldü.Tegelijkertijd nam de dollar 7,5% in waarde af ten opzichte van de Duitse mark.
21 Ağustos 2010'da SC Freiburg karşısında ilk Bundesliga maçına çıktı.Zijn eerste Bundesliga doelpunt maakte hij op 17 april 2010 in de uitwedstrijd tegen SC Freiburg.
Profesyonel olarak ilk maçına 26 Mayıs 2013 tarihinde Sırbistan Superliga'da Vojvodina karşısında çıktı.Hiervoor debuteerde hij op 26 mei 2013 in de Superliga, tegen FK Vojvodina.
Çalışmadığı zamanların çoğunu birçok akranı gibi evde televizyon karşısında geçirir.Net zo min als de meeste mensen zich druk maken over wat er allemaal binnenin een televisietoestel gebeurt.
Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır.Aan deze plaats is een stichtingslegende verbonden uit de hindoeïstische periode.
Televizyonun karşısında uyuyakalmışım.Hierna trok ze naar de televisie.
Bolly, Bundesliga'daki ilk maçına Mainz 05 karşısında çıktı.FSV Mainz 05 dat uitkwam in de Bundesliga.
Bir hafta sonra Eskişehirspor karşısında 90 dakika forma giydi.Ze hebben in totaal 101 uur lang onder de douche gestaan.
Aynı ay, Burnley karşısında yeni kulübüyle ilk maçına çıktı.Diezelfde dag nog debuteerde hij tegen Burnley.
İlk maçını Kayserispor karşısında oynadı.Hij speelde zijn eerste wedstrijd als rechtsbuiten.
Gallardo, Arjantin forması altındaki ilk maçına 1994 yılında Şili karşısında çıktı.De match tegen Guatamala was de eerste onder de kleuren van Argentinië.
23 Şubat 2013'te, Jablonec karşısında Slovan Liberec formasıyla ilk resmî maçına çıktı.Hiervoor debuteerde hij op 1 juni 2013 in het eerste elftal, uit tegen Slovan Liberec.
Talep esnekliği, fiyat değişiklikleri karşısında talep, değişmelerinin değerini belirler.Het verband tussen prijsverandering en gevraagde hoeveelheid is negatief.
Almanya millî futbol takımı ile ilk maçına 13 Mayıs 2010'da Aachen'de yapılan Malta karşısında çıktı.Hij debuteerde op 13 mei 2010 in het Duits voetbalelftal, in de oefeninterland tegen Malta.
Her tür olay seyircinin karşısında gerçekleştirilebilir.Dit gebeurt al dan niet voor een live publiek.
Messi, iyileştikten sonra sahalara Mallorca karşısında 1-1 biten maçta gol atarak döndü.Toen Messi hersteld was, scoorde hij in een 1-1 gelijkspel tegen RCD Mallorca.
Joel, 8 Mayıs 2010 tarihinde La Liga'daki ilk maçına Real Sporting de Gijón karşısında çıktı.Op 8 mei 2010 debuteerde hij in de Primera División tegen Sporting Gijón.
İlk maçına İsviçre karşısında çıktı.België speelde in de eerste ronde uit tegen Zwitserland.
Hasan Mısır millî futbol takımıyla ilk maçına 3 Eylül 2011'de Sierra Leone karşısında çıkmıştır.Hegazy maakte op 3 september 2011 zijn debuut in het Egyptisch voetbalelftal tegen Sierra Leone.
Mutlu olmayan bir kişi bile olumlu bir gelişme karşısında geçici olarak sevinç duygusu hissedebilir.Een nietszeggende belofte kan toch tijdelijk gelukkig maken.
Takım ilk remi millî maçını Belçika karşısında 1 Mayıs 1904'te oynamıştır.De eerste wedstrijd, een vriendschappelijk duel, was op 1 mei 1904 in Brussel.
Son millî maçına ise 9 Şubat 2005'te Slovakya karşısında çıktı.Zijn laatste interland speelde Baseggio op 9 februari 2005.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Mamy teraz okazję, by wygrać naszą ekonomiczną niezależność.
Tam karşısında Rockefeller Center binası bulunmaktadır.Znajduje się w centralnym punkcie kompleksu Rockefeller Center.
Ekstraklasa'daki ilk maçına 23 Şubat 2013 tarihinde Podbeskidzie Bielsko-Biała karşısında çıktı.23 lutego 2013 roku zadebiutował w Ekstraklasie podczas meczu z Podbeskidziem Bielsko-Biała.
Apartheid karşısında durmuştur.Był aktywnym przeciwnikiem apartheidu.
İlk golünü ise 6 Haziran 2011 tarihinde 4-1 kazandıkları maçta Ukrayna karşısında attı.Zadebiutował w niej 6 czerwca 2011 podczas zwycięskiego meczu 4-1 z Ukrainą.
İlk maçına 0-0 biten Middlesbrough karşısında çıktı.Zadebiutował w zremisowanym 0-0 meczu z Middlesbrough.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.W pewnej chwili przybywa diabeł.
Sokrates aslında karşısındakine yeni bir şey öğretmemektedir.W rzeczywistości Joachim nie posiadał żadnego wykształcenia w tym zakresie.
Marlower, modern bilimin getirdiği yeni sınırların karşısında büyülenmiş ve dehşete düşmüştü.Marlowe był zafascynowany nowymi możliwościami, jakie stwarzała nowoczesna nauka, ale i obawiał się ich.
DEA karargahı Arlington, Virginia'da Pentagon'un karşısında bulunmaktadır.Siedziba agencji znajduje się w Arlington (Wirginia), niedaleko Pentagonu.
Sunita karşısındakinin Sanjay Singhania olduğunu anlamaz.Nic dziwnego, bo w rzeczywistości nazywa się Sunita Singh!
Tyne nehri kıyısında, Newcastle upon Tyne'in karşısında yer alır.Uchodzi do rzeki Tyne, naprzeciw Newcastle upon Tyne.
Yeni takımıyla ilk maçına 21 Kasım 2009'da, Chesterfield karşısında çıktı.W nowej drużynie zadebiutował 21 listopada w potyczce z Chesterfield.
Kule 9 katlı Kyoto Tower Hotel'in üzerindedir ve Kyoto İstasyonu'nun karşısında yer almaktadır.Wieża wieńczy 9-piętrowy hotel Kyoto Tower Hotel.
Sikkenin değerinin düşmesi, Bizans'ın düşen gelirler karşısında harcamalarını sürdürmesini sağlamıştır.W obliczu spadających przychodów psucie monety pozwoliło Bizancjum utrzymać niezbędne wydatki na obronę.
Böylelikle ilk profesyonel karşılaşmasına Gönenspor formasıyla Göztepe karşısında çıkmış oldu.Przypomniała mu tylko jak doszło do ich pierwszego intymnego spotkania.
Real Madrid, rakibi karşısında ezici bir üstünlüğe sahiptir.Real Madryt zachował sobie opcję pierwokupu.
İskoçya formasıyla tek maçına 7 Nisan 1976'da, İsviçre karşısında çıktı.W reprezentacji Szkocji zagrał jeden raz - w meczu przeciwko Szwajcarii w roku 1976.
Uyandığında ise Liquid tam karşısındadır.Po rozbiciu, fałszywy Locke budzi się.
Takım ilk remi millî maçını Belçika karşısında 1 Mayıs 1904'te oynamıştır.Reprezentacja Francji pierwszy oficjalny mecz międzypaństwowy rozegrała 1 maja 1904 roku z Belgią w Brukseli.
Bölgenin elden çıkma olasılığı karşısında da, halk son derece sert tepki vermiştir.Wbrew oczekiwaniom jednak, reakcja ludności na tego rodzaju program była skrajnie negatywna.
Kelt kuvvetleri Hannibal'in ordusu karşısında toplanmışlardı.Zorganizowali oni wojsko liczniejsze od armii Hannibala.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Sporadycznie przed kamerą.
11 Ocak 2015 tarihinde Premier League'deki ilk maçına Stoke City karşısında çıktı.Jego debiut w Premier League miał miejsce 11 stycznia 2015 roku w meczu ze Stoke City.
90 numaralı forma ile ilk maçına Türk Telekom karşısında Ekim 2008'de çıktı.Poza Turcją jako pierwsza zaprezentowała serial w sierpniu afgańska stacja 1TV.
Gutiérrez, Arjantin forması altındaki ilk maçına Şubat 2007 tarihnde Fransa karşısında çıktı.Po raz pierwszy do reprezentacji Argentyny Gutiérrez został powołany na pojedynek z Francją w lutym 2007 roku.
Ancak bu düşüncesinin karşısındaki tek zorluk savaş değildi.W przeciwieństwie jednak do nich nie myśli tylko o wojnie.
Deli kız mahallenin karşısındaki dağa kaçar.Twierdza mieści się na wzgórzu górującym nad miastem.
Arakne karşısındakinin Athena olduğunu anlar ve çok utanır.Zakochany w Akane, lecz zbyt nieśmiały, by jej to wyznać.