karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Uluslararası tepkiler karşısında, Mısır'da İbrahim Paşa bir tahkikat yapılmasını emretmiştir.Международное возмущение привело к тому, что Ибрагим-паша в Египте заказал расследование.
Impact Wrestling 22 Mayıs bölümünde Willow, Magnus'u Falls Count Anywhere match karşısında bozguna uğrattı.22 мая на выпуске Impact Wrestling Уиллоу победил Магнуса в поединке с удержаниями где угодно.
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Они не обращают внимание, что люди оборачиваются и с презрением смотрят на них.
6 Kasım günü Bologna karşısında hat-trick yaptı.6 ноября в поединке против «Болоньи» Мохаммед сделал хет-трик.
Onun için karşısında bir insan olup olmamsı önemli değildir.За себя или за людей — не важно.
Apartheid karşısında durmuştur.Выступал против политики апартеида.
Bu olay karşısında güçsüz Bâb-ı Âli, altı büyük devlete başvurdu.По умолчанию все малые государства враждебны шести большим державам.
Onlar şu anda mahkeme karşısındalar.Сейчас он требует их через суд.
Bu bölüm, 14. yüzyılda Türk akınları karşısında yerel halk tarafından geçici sığınak olarak kullanılmaktaydı.В XIV веке эта часть служила временным убежищем для местного населения во время турецких набегов.
Hogwarts, Hogsmeade'in karşısındaki gölün etrafına yerleşmiştir.Хогсмид находится на другом берегу озера недалеко от Хогвартса.
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.Он поражен её красотой.
Dar Deniz'in karşısında, Astapor'daki Daenerys Targaryen, Yedi Krallık'a giden yolda emin adımlarla yürür.За Узким морем в Астапоре Дейенерис Таргариен продолжает свой путь к возвращению Семи королевств.
26 Kasım 1995'te, Elton John 40,000 hayranı karşısında konser etkinliği gerçekleştirmiştir.26 ноября 1995 года британский певец Элтон Джон выступил перед 40 000 зрителей.
Tam karşısında Rockefeller Center binası bulunmaktadır.Рядом со станцией располагается Рокфеллеровский центр.
Yemek esnasında kardeşleri Yusuf'un karşısında büyükten küçüğe sıralandılar.Он был единственным из братьев Иосифа, который вступился за сохранение жизни брата (Быт.
FIFA ise bu durum karşısında üç günlük yas ilan etmiştir.Турки даже объявили трёхдневный траур по этому поводу.
Ukrayna karşısında bir galibiyet alınması durumunda Rusya turnuvaya direkt olarak gidecekti.Выигрыш в последнем туре у Украины означал бы прямой выход на Евро.
Akşam yemeğinde Büyük Baba'nın tam karşısında Büyük Anne oturur.На самой верхней на макушке Сидит его старая старуха.
Nimetler karşısında sabırlı, Allah’ın dîni konusunda derin ferâset sahibidirler.Неверные весы — мерзость пред Господом, но правильный вес угоден Ему.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.После победы вернулся на Украину.
Televizyonun karşısında uyuyakalmışım.Мне пришлось отойти от телевизора.
Fakat karşısında Örümcek Adam'ı buldu.Он винил в этом Человека-Паука.
Michael bunun karşısında dehşete düşer.Это пугает Майклз.
Bunlar ya normlar ortaya koyarlar ya da olan normlar karşısında mücadele eder.Или вы выполняете существующие правила, действуя в соответствии с европейскими стандартами, или нет.
Şehrin karşısında Salamis adası bulunmaktadır.Напротив города находится остров Каталина.
Aile içi empati ise aile bireylerinin karşısındaki insanı kendi yerine koymasıdır.Прирождённый лидер, который ставит чужую жизнь выше собственной.
Fakat bu aleti kullanırken bir aksaklık oluşur ve Eva kendi görüntüsünü karşısında görür.Ошибка Мозга приводит к тому, что Ева начинает считать себя актрисой.
Wolverine de onun bildiği "Jean Grey"in şimdi karşısında duran Jean olmadığının farkına varır.Гретхен добавляет, что Уолтера Уайта которого она знала, не «Гейзенберга», больше нет.
Suudi Arabistan ve Yemen tam karşısındadır.Назревал конфликт между Сайдовской Аравией и Йеменом.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Предстаёт равнодушным к похвале или критике.
Sözsel olarak "Make Me..." karşısındakinden cinsel tatmin isteme temalıdır.Лирически «Make Me…» говорит о требовании сексуального удовлетворения.
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..Ненасыщающее проталкивание делает вершину непереполненной, после чего разрядка останавливается.
O maçta 20 sayı 7 ribaund ile oynayarak takımının Team Shaq karşısında galip gelmesine yardımcı olmuştur.Примечательно, что в этой игре дебютировал 18-и летний нападающий Шак Сварт.
Konusu ise çocukların sorunları karşısında göstermeleri gerekenleri gösterir.Теперь им надо как-то сообщить детям о том, что случилось.
5 Temmuz 2008'de Intertoto Kupası ikinci tur maçında OFK Grbalj karşısında yedeklerdeydi.5 июля 2004 года «Шинник» направил на первую игру второго раунда Кубка Интертото усиленный дубль.
6 Mart 2011'de ise Ajax karşısında Eredivisie'deki ilk maçına çıktı.6 марта 2011 года, Махер провёл первую игру в Эредивизи.
8 Nisan, 2007'de sezon sonlarında oynanan Toronto Raptors karşısında takımına geri döndü.23 июля 2007 Raptors Head Home For The Summer.
Walter gözlerini açtığında karşısında insan yüzlü fareyi görür.Склонившись над ней, он видит лицо утопленника.
Tek eksiğimiz hükûmet partisinin karşısında başka parti bulunmamasıdır,' dedi.Исключительно потому, что правительство не оставило нам никакого другого выбора».
"Antiochia ad Taurum", Latince "Toroslar'ın karşısındaki Antakya" anlamına gelir.По ещё одной недавней гипотезе «Антилия» означает «перед Туле».
Tam boğulmak üzereyken karşısında kendisine gülümseyen Sedna'yı görür.Считал что Нина должна быть там где будет улыбаться.
Alman Panzer 35(t) tank topları ve tanksavar silahları Sovyet ağır tankları karşısında etkili olamamaktadır.Сравнение с PzKpfw 35(t) уже скорее не в пользу советского танка.
Güldane'nin hamileliği karşısında ise Mahmut vurdumduymazdır.Если над ним и шутят, то незлобливо.
Evet, Tanrı karşısındadır artık!Человек перед Богом.
Lakin karşısında hiç de normal olmayan bir şey bulur.Очень боится сделать что-то ненормально.
Oyun sonlanırken, Fred Lizzie'ye bakacağına söz verir ve ona ırmağın karşısında bir ev vadeder.بينما تنتهى المسرحية ، وعد Fred ليزى بواجهة بينهم ووعدها بمنزل مقابل للنهر .
Fakat taraf devletler, Sovyetler Birliği'nin askerî gücü karşısında zayıf konumdaydı.ومع ذلك، كانت الأطراف ضعيفة جدا عسكريا لمواجهة القوة العسكرية للاتحاد السوفيتي.
İkisi de güçlü beyazların karşısında varolmamaları gerektiğini düşünürek suçluluk hissetmektedirler.كلاهما يشعُران بالذنب مؤكدين ضرورة عدم وجودهم في مواجهة البيض الاقوياء.
Amerikan Samoası ise bu maç öncesi Fiji karşısında 13-0 ve Samoa karşısında 8-0'lık ağır yenilgiler aldı.أما عن ساموا الأمريكية فهم قد خسروا مبارتين قبل مواجهة أستراليا، 13-0 أمام فيجي و8-0 أمام ساموا.
Bununla beraber, olası bir İngiliz saldırısı karşısında diğer birliklerin karşılık vermesi de emredildi.ومع هذا أمر أيضا بتواجد وحدات مضادة أخرى لمواجهة الهجمات الإنجليزية المحتملة .
Nimetler karşısında sabırlı, Allah’ın dîni konusunda derin ferâset sahibidirler.الذين يبخلون ويأمرون الناس بالبخل ، ومن يتول فإن الله هو الغني الحميد ) .
Lizzie kapıyı açar ve karşısında Senatör Clarke'ı görür.تفتح ليزى الباب وترى عضو مجلس الشيوخ Clarke آمامها .
Bu durum karşısında Sasani imparatoru, Bizans'tan yardım istemek zorunda kalmıştır.ومع هذا الوضعِ اضُطر إمبراطور الساسانيين إلى طلب العون من البيزنطين لمواجهة هذا الوضع.
Alman ilerlemesi karşısındaki Sovyet savunması 5., 16., 30., 43., 49. ve 50. Ordulardan oluşmaktadır.فواجه الالمان 6 جيوش سوفيتية وهي الجيش ال 5 و16 و30 و43 و49 و50.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.يستيقظ جول في المستشفى وتستقبله مارلين.
Positano'nun karşısında fırtına başlamış ve korkmuş denizciler bu sırada gemiden "Posa, posa!"فكانت عاصفة رهيبة في المياه قبالة بوسيتانو هبت فجأة واستمع البحارة إلى صوتها خائفين قائلين: " بوزا ، POSA ! "
Gelecekteki ya da kaçınılmaz olduğu düşünülen olaylar karşısında boşvermişlik benzeri bir tutum.موقف من الانسحاب في مواجهة بعض الأحداث أو الأحداث التي يعتقد أن يكون لا مفر منه في المستقبل.
İlk maçına İsviçre karşısında çıktı.في المباراة الأخيرة للمنتخب، واجهوا سويسرا.
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.أي انها تخالف فكرتهم عن الجمال .
Geri çekilmeyi de İmparatorluğu'nun karşısında, kendisinin aciz ve beceriksiz görülmesini kabul edememiştir.ولم يتقبل فكرة انسحابه وظهوره امام الامبراطورية عاجزا وفاشل.

İlgili Sayfalar