karşısında ile cümle
karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.Posteriormente, el hombre se encuentra confrontando al Diablo.
Ancak ailesinin müzik yeteneği karşısındaki arzuları kısa zamanda köreldi.Sin embargo, la pasión de sus padres por su talento musical pronto se enfrió.
Böylece Muhafazakarlar, 1983 seçimlerinde bölünmüş bir muhalefet karşısında rahat bir zafer kazandılar.De todos modos tuvo que vencer una revolución en su contra en diciembre.
Uluslararası tepkiler karşısında, Mısır'da İbrahim Paşa bir tahkikat yapılmasını emretmiştir.El ultraje internacional llevó a Ibrahim Pasha en Egipto pidiendo una investigación.
Bireysel haklar, bireylerin devlet ve diğer bireyler karşısındaki hak ve özgürlükleridir.Predominan los derechos individuales y los colectivos frente a los demás y el Estado.
A takımla ilk maçına 13 Ekim 2004'te Panama karşısında çıktı.Debutó con la selección absoluta el 13 de octubre de 2004 contra Panamá.
2011 ve 2012’de kulüplerde ve tiyatrolarda büyük seyirci toplulukları karşısında sahne almaya devam etti.En 2011 y 2012 lleva al escenario del Teatro Nacional su concierto "Poetas de España.
Hannibal'ın kuvvetleri soğuk ve taşmış Trebia Irmağının karşısında kamp kurmuştu.La fuerza de Aníbal acampó alrededor del frío y crecido río Trebia.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Su reacción a las alabanzas o críticas.
Doktor, su birkintisini gözler ve oradakinin yansıma değil, karşısındakini taklit eden bir şey olduğunu anlar.El Doctor lo investiga y descubre que el reflejo no es real, sino algo que les imita.
İlk golünü 4 Şubat 2018 tarihinde 1-0 yendikleri Hellas Verona karşısında attı.Marcó su primer gol en la victoria 1-0 sobre Hellas Verona el 4 de febrero de 2018.
Son maçını 10 Mart 1998'de Arjantin karşısında oynadı.El 10 de septiembre de 1997 disputó su último encuentro, frente a Argentina.
Televizyonun karşısında uyuyakalmışım.Perdidos en la tele.
Aynı sezon ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi maçına Tottenham Hotspur karşısında çıktı.En la ronda de dieciseisavos de la Liga Europea, tuvieron que enfrentarse al Tottenham Hotspur.
Madame de Pompadour’un ölümü karşısında son derece üzgünüm.Sentimos profundamente la muerte de la señora Halappanavar.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Y aquí estoy, recordando mi existencia frente a una cámara.
Tank yok edicileri Alman tankları karşısında başarısız oldu.El fracaso escrito para perdición de los Panzers alemanes.
1984-85 sezonunda Dnipro karşısında son kez Avrupa maçlarına çıktı.En la temporada 1984-85, el club participó en una competición europea por primera vez.
Yiğit Orduspor'da ilk maçına Kayserispor karşısında çıktı.Y volvió a perder en la revancha en el primer asalto.
1992'deki başkanlık seçimlerinde Demokratların adayı Bill Clinton karşısında yenilgiye uğradı.A raíz de las preocupaciones económicas, perdió las elecciones de 1992 contra Bill Clinton.
Uzun zaman sonra gözlerini açar ve G-Man'i karşısında konuşurken bulur.Posteriormente queda atrapado en un ascensor y verá por única vez a G-Man.
Ayrıca Sinopi'ye savaş açsa da şehrin direnişi karşısında başarılı olamamıştır.Añadido a esto, Cromwell no fue capaz de hacer mucho avance en la toma de la ciudad.
Webo UEFA Avrupa Ligi çeyrek finalinde SS Lazio karşısında penaltıdan bir gol kaydetmiştir.En un partido contra Boca Unidos desperdicia un penal que le podría haber dado su 4.º gol en atlético.
United formasıyla Premier League'deki ilk maçına 3 Ekim 2004'te, Middlesbrough karşısında çıktı.Jugó su primer partido en la Premier League el 3 de noviembre contra el Middlesbrough.
Hemen karşısında Unter den Linden üzerindeki en eski yapı olan şehrin eski cephaneliği bulunmaktadır.A su lado se encuentra una fuente decorativa bajo el árbol más antiguo de la ciudad.
Bring it On filminde Kirsten Dunst'un karşısındaki ponpon kız karakteri önemli rollerindendir.Entre sus papeles notables está el de Isis junto a Kirsten Dunst en la película Bring It On.
15 Ekim 1958 yılında İspanya adına ilk kez Kuzey İrlanda karşısında forma giydi.Con la Absoluta debutó un 15 de octubre de 1958 contra Irlanda del Norte.
Hep doğa karşısında resim yaparım ve onunla bütünleşmeye çalışırım. ...Esto influyó su poesía, siempre en comunión con la naturaleza y atenta a la unidad esencial del todo.
Sokağın karşısındaki binanın ikinci katında açık pencereler vardır.Al otro lado de la calle se ven ventanas abiertas en el primer piso.
Türkiye millî futbol takımındaki tek maçına Pakistan karşısında 14 Eylül 1969 tarihinde çıktı.A nivel de selecciones nacionales debutó el 1 de setiembre de 1963 ante la Selección de fútbol de Colombia.
8 Ağustos 1999'da ilk maçına İstanbulspor karşısında çıktı.El 7 de febrero de 1988 se disputaría al fin el primer partido en el nuevo estadio.
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.Los hombres se sienten atraídos hacia ella por su belleza.
İlk golünü ise San Marino karşısında kaydetmiştir.La cuarta cita fue en San Marino.
İlk Golünü Villarreal karşısında attı.La Parka eliminó en primer lugar a Villano.
Lüksemburg'un ilk galibiyeti de 8 Şubat 1914'te Fransa karşısında alınan 5-4'lük galibiyetle geldi.Su primera victoria la logró el 8 de febrero de 1914, por marcador de 5-4 contra la selección francesa.
Girişin karşısındaki kısa duvardaki tek pencerenin sağına Gülen Kadınlar, soluna Okuyan Adamlar çizilmişti.En el muro corto del fondo se veía Mujeres riendo a la derecha del vano y a la izquierda Hombres leyendo.
Türün karşısındaki en önemli tehditler yaşam alanı yokolması ve yaşam alanı parçalanmasıdır.La principal amenaza que sufre la especie es la destrucción de su hábitat.
Palandöken Dağı'nın hemen karşısındadır.En la comarca de la Montaña Palentina.
Habesos Hotel'in tam karşısındadır.En su lugar está el Hotel Bedunia.
İlk maçına İsviçre karşısında çıktı.Sólo jugó ante Suiza.
Kışlanın karşısındaki boşluk, talim yeri idi.Fuera del fuerte, el clima era de fiesta.
Bulgaristan millî futbol takımında ilk maçına 11 Ekim 1989'da Yunanistan karşısında çıktı.Con la Selección de fútbol de México debutó el 10 de agosto de 1989.
Sokrates mahkeme karşısında savunmasını yapar.Tusk se presenta ante el Comité Judicial.
İlk maçına [[16 Eylül'de Bologna karşısında çıktı ve maç 3-2 kaybedildi.Hizo su debut el 16 de septiembre en una derrota por 3-2 ante el Bologna.
Talep esnekliği, fiyat değişiklikleri karşısında talep, değişmelerinin değerini belirler.¿Qué factores afectan la relación demanda-precio cuando los precios cambian?
İlk resmi maçına Stoke City karşısında çıktı.Anotó su primer gol con el Chelsea contra el Stoke City.
Akşehir Müzesi karşısındadır.Escultura afuera del museo.
Annesi bu durum karşısında telaşa kapılıp bereket tanrıçası İsis'e yalvardı.En el acto se puso derecha y empezó a alabar a Dios.
En büyük korkusu tüm cesaretini kaybetmek ve canavarların karşısında etkisiz kalmaktır.Preciosa enfrenta con valentía todas sus desgracias.
Tam yola çıkarken, karşısında Kaan'ı görür ve köyde kalmaya karar verir.Cuando accidentalmente ve a Heroman, decide quedarse en la ciudad.
UEFA Avrupa Ligi'nde de Genk karşısında hat-trick yaptı.Scholes realizó un hat-trick frente a Polonia.
Kale nehrin karşısındadır.Il castello è al di là del fiume.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Non penso voglia farlo davanti alle telecamere.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.La nostra lotta è per la nostra indipendenza.
Gördüğü manzara karşısında çok üzülmüştür.Fu profondamento disturbato da ciò che vide.
Son millî maçına ise 9 Şubat 2005'te Slovakya karşısında çıktı.Fa il suo debutto in nazionale il 9 febbraio 2005 contro la Slovacchia.
DEA karargahı Arlington, Virginia'da Pentagon'un karşısında bulunmaktadır.La DEA ha il suo quartier generale a Arlington, Virginia, vicino al Pentagono.
21 Mart 2012’de grup Kool Haus in Toronto, Kanada’da yaklaşık 1.600 fanın karşısında performans sergiledi.Il 21 marzo 2012, il gruppo si esibì alla Kool Haus di Toronto, Canada, per 1000-1600 fan.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.A questo punto, non resta che trovare Satana.
Apartheid karşısında durmuştur.Siamo nel periodo dell'apartheid.