karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
21 Mayıs 2009 tarihinde Çeçen Almanya U-15 adına ilk millî maçına ABD karşısında çıktı.Am 21. Mai 2009 debütierte Timo Çeçen gegen die USA für die deutsche U-15-Nationalmannschaft.
Lakin karşısında hiç de normal olmayan bir şey bulur.Er wird etwas tun, worauf sicher kein normaler Mensch kommt.
Eredivisie ekibiyle ilk maçına Sparta Rotterdam karşısında çıktı.Sein erstes Eredivisie-Spiel bestritt er gegen Sparta Rotterdam.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Sie freue sich auf die Arbeit vor der Kamera.
Geri dönen Roy Batty, Pris'in ölümü karşısında dehşete düşer.Robin Hoods Tod, der sehr abrupt inszeniert wirkt, ließ eine Rückkehr Praeds offen.
19 Şubat 1995'te Vanspor karşısında ilk kez forma şansı buldu.Am 13. Februar konnte er ein letztes Mal seine Frau Lucie sehen.
Karşısında bu sefer Euryale çıkar.Regie führte diesmal Züli Aladağ.
18 Ekim 1953'te, yeni sezonun ilk lig maçına Kasımpaşa karşısında çıktı.Trotzdem musste er bis zum 18. Januar 1953 auf seinen nächsten Oberligaeinsatz warten.
Adı, “Arktika'nın karşısındaki” (Yunanca: Antarktikos) anlamına gelir.Der Name bedeutet „jenseits des Flusses“ (už = hinter, upė = Fluss).
Ama bu silah karşısında 6 pounder daha iyi performansa sahibiydi.Neben der Pistole besaß er legal sechs weitere Schusswaffen.
Aynı zamanda Haiku kavramının (Haikai veya Hokku karşısında) yerleşmesini sağlayan da o olmuştur.Er war es, der den Begriff Haiku prägte (gegenüber dem älteren Haikai oder Hokku).
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Dort wo sie nicht verfolgt wird, wird sie gegenüber dem Menschen sehr zutraulich.
Figaro ona Kont'un kötü niyetlerinden şikayete başlar, ama karşısındakinin nişanlısı olduğunu birden anlar.Figaro berichtet ihr von den Absichten des Grafen gegenüber seiner Braut, erkennt sie dann aber an der Stimme.
Rızvan ise ilk maçına ligin ilk haftasında Samsunspor karşısında çıktı.Der erste Wettkampftag hielt damit aber schon bei der ersten Entscheidung eine Überraschung parat.
Venison, 29 Ağustos 1988'de Nottingham Forest karşısında takım adına ilk golünü attı.Am 24. März 1988 wurde er vom Erstligisten Nottingham Forest verpflichtet.
Davies ilk maçına 25 Ağustos 2012 tarihinde West Ham United karşısında çıktı.Sein Premier League-Debüt gab er am 16. Mai 2015 gegen West Ham United.
Buffy bu durum karşısında şok olmuştur.Muffley ist über diesen Vorschlag entsetzt.
Bolo Yeung ve Bruce Lee Winston sigara reklamı çekimi için kamera karşısında bir araya geldi.Yeung traf Bruce Lee während der Dreharbeiten für einen Werbespot der Zigarettenmarke Winston.
Evet, Tanrı karşısındadır artık!Der Mensch vor Gottes Angesicht.
Éder ilk maçına Racing karşısında çıktı.Beim Rennen liegt der Hering vorn.
A takımla ilk maçına 13 Ekim 2004'te Panama karşısında çıktı.In der US-Nationalmannschaft debütierte er am 13. Oktober 2004 gegen Panama.
Şubat 1991'de ilk millî maçına Belçika karşısında çıktı.Im Februar 2000 erfolgte die erste Vorführung außerhalb ihres Heimatlandes in Bahrain.
Padmé, Anakin’in değişimi karşısında yıkılmıştı.Mr. Baker ist von Alans Lebenswandel enttäuscht.
1992'deki başkanlık seçimlerinde Demokratların adayı Bill Clinton karşısında yenilgiye uğradı.Es gelang ihm bei den Wahlen, den demokratischen Amtsinhaber Bill Clinton zu schlagen.
Bu kesin karar karşısında, İngiltere hükümeti herhangi bir harekette bulunmaya cesaret edemedi.Auf diese Entscheidung hatte, trotz gegenteiliger Gerüchte, die amerikanische Regierung keinen Einfluss.
Takımıyla ilk maçına bir gün sonra Conventry City karşısında çıktı.Nur einen Tag später folgte sein erstes Spiel gegen Scunthorpe United.
Siyasi iktidarın karşısında oldu. ^ "intellectual."Die 'Politisierung' der Intellektuellen.
İlk maçına İsviçre karşısında çıktı.Dort machte er sein erstes Spiel gegen die Schweiz.
Televizyon karşısında uyumak hoşuna gidiyor.Er trat gern in TV-Shows auf.
Geçen gece, gerçekten, açık televizyonun karşısında uyuyacak kadar çok yorgundum.La nuit dernière, j'étais tellement fatigué que je me suis endormi avec la télé allumée.
Topluluk karşısında gerilen bir insanım bu yüzden tartışma yapmak için iyi değilim.Je suis du genre à devenir nerveux devant un public, donc je ne suis pas bon pour faire des discours.
Onların baskıları karşısında geri adım attığınızı tahmin ediyorum.Je suppose que vous cédez à leurs pressions.
Apartheid karşısında durmuştur.Il a milité contre l'apartheid.
Albert Anastasia ve Lucky Luciano ise karşısındadır.Albert Anastasia et Lucky Luciano firent front contre lui.
Bir ucundan kendisi tutar, öbür ucunu karşısındakine tutturur.Il suggère plutôt un épaulement traversant le chemin de part en part.
En doğru yer tam hizasında ve karşısında durmaktır.Quel mauvais gîte et lieu de séjour !
Yüzme havuzunun karşısındadır.Au fond de la piscine.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.L'important, c'est devant la caméra.
3- Gücün karşısında durma.Ne lache pas le combat 3.
23 Ekim 1937'de, henüz 17 yaşındayken Sheffield Wednesday karşısında United formasıyla ilk maçına çıktı.Alors âgé 17 ans, il fait ses débuts pour United le 23 octobre 1937 contre Sheffield Wednesday.
'Ego' karşısında 'benlik' gibi.Être gros-jean comme devant.
Küresel mali kriz nedeniyle Kanada doları ABD doları karşısında değer kaybetmektedir.Le dollar canadien baisse face au dollar des États-Unis.
Onlar şu anda mahkeme karşısındalar.Voici les personnes présentes à la cour.
Hızlı bir akıntıda balığın çekiş gücü karşısında bunu da hesaba katmak gerekir.Cependant, dans une circulation rapide comme celle d’une tornade, il faut en tenir compte.
1672-1674: Lipka İsyanı, Polonya-Litvanya Birliği karşısında Polonya Tatarları bir ayaklanma.1672-1674 : révolte des Tatars baltiques, un soulèvement des Tatars contre la Pologne-Lituanie.
İstediği şeyleri karşısındakine dokunarak gösteriyordur.Il mange ce qui lui tombe sous la main.
Yunanlar ise bu tehlike karşısında birleşeceklerine, birbirleri ile çatışmaya devam etmişlerdir.La rivalité entre eux ne cessera alors de grandir.
1909 - Almanya millî futbol takımı, tarihinin en farklı mağlubiyetini İngiltere karşısında aldı: 9-0.1909 : l'équipe de football d'Angleterre écrase celle d'Allemagne 9 à 0.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Nous sommes prêts à tous les sacrifices pour reconquérir notre indépendance.
Takım ilk remi millî maçını Belçika karşısında 1 Mayıs 1904'te oynamıştır.L'équipe a joué son premier match international officiel le 1er mai 1904, contre la Belgique,.
Schleswig-Holstein Sorunu karşısında ikisi de bunun için gerekli özveriye sahip olduklarını gösterdiler.En répondant à la question du Schleswig-Holstein, ils démontrèrent leur application à le faire.
Tyne nehri kıyısında, Newcastle upon Tyne'in karşısında yer alır.Gateshead se trouve sur la rive sud du fleuve Tyne, en face de Newcastle upon Tyne.
Tebrizli Şems bu yorum karşısında "Allah, Allah" diye haykırarak onu kucakladı.Il court vers eux en criant "Allah Ouakbar".
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.Une fois la-bas ils se retrouvent face à un démon.
Bu beklenmedik olay karşısında Ev Sahibi’nin tutumu ne olacaktır?Quelle sera l'issue de cette rencontre inattendue?
Buna karşılık Fransa,İspanya (Burbon hanedanlığı)da bunun karşısında bir müdahalede bulundu.En Belgique (et en France) la Ligue des droits de l'homme a réagi avec un rapport détaillé.
Panama valisi, bu cesur çaba karşısında şaşkına dönmüş ve işgalcileri defetmek için boşuna mücadele vermiştir.Le gouverneur de Panama, surpris par cette invasion, tente sans succès de repousser les assaillants.
Bu tankların ana silahı olan 37 mm'lik topları, Sovyet T-34 tankları karşısında etkili olmuyordu.Son canon de 37 mm était inefficace contre les T-34 soviétiques.
Laura durum karşısında yıkılır.Mais Laura s'est éclipsée.
Bazı kişiler karşısındakinin yalan söyleyip söylemediğini anladığına inanırlar.Elles avaient la capacité de deviner si une personne mentait ou disait la vérité.

İlgili Sayfalar