karşısında ile cümle

karşısında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ordu karşısında, madencilerin tek bir seçeneği vardı: teslim olmak ve isteklerinden vazgeçmek.Vis-à-vis the army, the miners had only one choice: to surrender and give up their requirements.
Dahası, Nixon Şoku dolar karşısında muazzam bir spekülasyona yol açtı.Further, the Nixon Shock unleashed enormous speculation against the dollar.
The Rains Came (1939) filminde Tyrone Power karşısında başrolde rol aldı.She was cast in the lead female role in The Rains Came (1939) opposite Tyrone Power.
İmparatorluk, Akdeniz kıyılarını ve karşısındaki dağları kontrol ediyordu.The Empire controlled the Mediterranean shores and the mountains opposite.
2014 yılında Hooda, Imtiaz Ali otoyolunda Alia Bhatt'ın karşısında ortaya çıktı.In 2014, Hooda appeared opposite Alia Bhatt in Imtiaz Ali's Highway.
1940'ların sonundan sonra, 20 yıl boyunca ekran karşısındaki çalışmaları aniden sona erdi.After the late 1940s, her screen work came to an abrupt end for the next 20 years.
Bay Darcy'yi oynayan kocasının karşısında rol aldı. [2]She acted opposite her husband, who played Mr. Darcy.[6]
I. Şuppiluliuma durum karşısında şok olur ve saraylılarına haykırır:Suppiluliuma I was amazed and exclaimed to his courtiers:
Anna, tuz bataklığının karşısındaki terk edilmiş bir konağı araştırır.Anna investigates an abandoned mansion across a salt marsh.
Kara Ölüm gibi engeller karşısında fakirlere yardım etme mücadelesini anlatıyor.It depicts his struggle to help the poor in the face of obstacles such as the Black Death.
[…]Bollywood'daki ilk çıkışını 2008'de Rahul Bose karşısında Anil Senior's Dil Kabaddi ile yaptı.She made her Bollywood debut in 2008 with Anil Senior's Dil Kabaddi opposite Rahul Bose.
Mahremiyet (özel hayat, gizlilik) karşısında HisbaHisbah v. privacy
Sisi de Franz'ın evlenme teklifi karşısında aynı derecede şok oldu.Sisi was equally shocked at Franz's proposal.
Bir düelloda karşısındakini öldüren hiçbir aristokrat cezalandırılmadı.No aristocrat was punished for killing someone in a duel.
Bu durum başlangıçta Vichy Fransası'na Müttefik hava birlikleri karşısında bir üstünlük sağladı.This initially gave the Vichy French an edge over the Allied air units.
Entelektüel tartışmalarda Tversky "karşısındakini ezmek isterdi".[1] [2]In intellectual debate Tversky "wanted to crush the opposition".[18][19]
Haçlı ordusu bu haber karşısında Bohemya Ormanına doğru kaçtı.The Hussites immediately set after the fleeing Imperial army and annihilated its remnants.
Bu durum karşısında Hussitler, Vyšehrad'ı kalesini kuşatma altına aldı.The Hussites begun a siege of Vyšehrad.
Dar girişin karşısında çifte bir bom ve onu koruyan birkaç top bataryası bulunuyordu.[1]There was a double boom across the narrow entrance, and several batteries of guns covering it.[4]
Yaşananlar karşısında dehşete kapılan babası onu evden kovar.His horrified father turned him out of house, so the boy set out to learn how to shudder.
Alan, gözlemci üzerinde etkide bulunur ve onu evren karşısında ayrıcalıklı bir konuma getirir.The field acts on the observer and puts him in a privileged position vis-à-vis the universe.
Ancak kendi konumunu Platon karşısında Aristoteles'in ve Hegel karşısında Marx'ın konumuna benzetir.However, he likens his position to that of Aristotle before Plato and Marx against Hegel.
Onun problemleri karşısında bizimkiler bir hiçtir.Verglichen mit seinen Problemen, sind unsere nichts.
Apartheid karşısında durmuştur.Er war gegen die Apartheid eingestellt.
1962'den itibaren kamera karşısında da yer aldı.Seit 1920 stand er auch vor der Kamera.
Genellikle Megan'la takılır ve TV karşısında salatalık yemekten çok hoşlanır.Sie hängt am meisten an Megan und hat eine Vorliebe für eingelegte Gurken neben dem Fernseher.
Karşısında yine yardımcısı Watson vardı.Sein Gegner war erneut Watson.
Örneğin en üstün ve başat güç durumunda bulunan Göktanrı karşısında bile bir Yertanrı vardır.Chor und Langhaus haben ein gekehltes Dachgesims, bei ersterem höherliegend.
İlk Profesyonel maçına 30 yaşında, 20 Mayıs 2011 tarihinde Münih'te Georgios Pegios karşısında çıktı.Mit 30 Jahren bestritt er seinen ersten Profikampf gegen Georgios Pegios in München am 20. Mai 2011.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Sie sahen eine günstige Chance für eine Unabhängigkeit.
Bu gelişim karşısında gümüş gittikçe önem kaybetmiştir.Silber verlor im Zuge dieser Entwicklung immer mehr an Bedeutung.
Bu durum karşısında Honecker 18 Ekim günü tüm görevlerinden istifa etti.Erich Honecker erklärt am 18. Oktober den Rücktritt von allen seinen Ämtern.
Hakemden gizli olarak karşısındakini nasıl sakatlayacağını bilir.Soweit man von ihm Kenntnis nahm, wurde er als Besitzer von Geheimwissen wahrgenommen.
Gülhâne'nin karşısında bulunan câminin arka tarafında bugün de ilkokul olarak kullanılan mektep vardır.In Gołogóra gibt es heute eine Kapelle, die der Barmherzigkeit Gottes (Miłosierdzia Bożego) geweiht ist.
İlk golünü 15 Temmuz 2003 Honduras karşısında attı.Sein Debüt gab er am 15. Juli 2003 gegen Honduras.
ABD formasıyla ilk maçına 19 Şubat 2006'da, Guatemala karşısında çıktı.Sein erstes Länderspiel absolvierte er am 19. Februar 2006 gegen Guatemala.
19 Mayıs 2007 tarihinde 4-3 kaybettikleri maçta Real Zaragoza karşısında hat trick yaptı.Am 19. Mai 2007 schoss er bei einer 3:4-Niederlage gegen Real Saragossa alle drei Tore seines Teams.
Yüzme havuzunun karşısındadır.Sie wurden neben dem Schwimmbecken aufgestellt.
Televizyonun karşısında uyuyakalmışım.Grace schläft vor dem Fernseher ein.
Yaşanan bu durum karşısında ülkede ortaya çıkan çatışma ve düzensizlik Şubat 1994'e kadar devam etmiştir.Dies führte zu gewalttätigen Unruhen, die bis Februar 1994 anhielten.
Böbürlenme, kişinin yaptığı işlerle karşısındaki insanlara üstünlük taslamasıdır.Der Mensch sei nun unfähig gemacht durch das Handlungsvermögen, das er vorher besaß.
İlk resmi maçına Stoke City karşısında çıktı.In seinem ersten Spiel erzielte er gegen Stoke City sein erstes Tor.
Mezarı Eyüp'te Bahariye Mevlevihanesi karşısındadır. ^ Sevim, Nidayi.Die Wohnstätte des Ka ist eine eigens für ihn errichtete Statue im Grab.
17 Nisan 2010 tarihinde, Stockport County karşısında kariyerindeki ilk profesyonel golü attı.Bei diesem Verein erzielte er am 17. April 2010 gegen Stockport County sein erstes Tor.
Ekstraklasa'daki ilk maçına 23 Şubat 2013 tarihinde Podbeskidzie Bielsko-Biała karşısında çıktı.Sein erstes Tor für Lechia erzielte er am 13. Februar 2016 im Spiel gegen Podbeskidzie Bielsko-Biała.
Éamon de Valera ve Harry Boland da Collins'in karşısında yer alırlar.De Valera und Boland sagen sich unterdessen von Collins los.
Gökkuşağı daima güneşin tam karşısında olan kısımdadır.Der Nebelbogen liegt der Sonne immer gegenüber.
Laura durum karşısında yıkılır.Larry ist durch die Situation niedergeschlagen.
Abbâsîler’in şiddetlenen bu mezâlimi karşısında, Alevîler nerdeyse Emevîler’i arar hale gelmişlerdi.Sie haben sie fast besiegt, als einer der Ordensritter plötzlich Opale ersticht.
Slovenya millî futbol takımı adına ilk maçına 22 Nisan 1998'de Çek Cumhuriyeti karşısında çıktı.Er feierte sein Länderspieldebüt für Slowenien am 22. April 1998 gegen Tschechien.
Abdülkerim karşısında oluşan sayısal ve teknolojik üstünlük giderek arttı.Die technische und wirtschaftliche Bedeutung selbstreinigender Oberflächen nimmt zu.
Bir mektuptan anlaşılana göre Augustus, Claudius'un konuşmasının netliği karşısında hayrete düşmüştü.Nach einem Brief des Augustus war jener von der rhetorischen Gewandtheit des Claudius überrascht.
25 Eylül 2007'de EFL Cup maçında Newcastle United karşısında ilk önemli maçına çıktı.Am 25. September 2007 bestritt er im League Cup gegen Newcastle United sein erstes Pflichtspiel für Arsenal.
Michael bunun karşısında dehşete düşer.Michael ist entsetzt darüber.
Ligue 1'deki ilk maçına 9 Ağustos 2013 tarihinde Montpellier HSC karşısında çıktı.Sein Debüt in der Ligue 1 gab er am 9. August 2013 im Spiel gegen den HSC Montpellier.
Madame de Pompadour’un ölümü karşısında son derece üzgünüm.Von Madame de Pompadours Schönheit war er fasziniert.
Tebrizli Şems bu yorum karşısında "Allah, Allah" diye haykırarak onu kucakladı.Das Gebet ist der Ausgang der Seele, um Gott zu empfangen, wenn Er zu ihr kömmt.
Takımı adına ilk golünü ise 28 Mart 2009'da, 2-1 kaybedilen maçta Dagenham & Redbridge karşısında kaydetti.Am 28. März 2009, erzielte er das erste Tor in seiner Karriere, gegen Dagenham & Redbridge.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.An der Front ist der Teufel los.
Bu ahtapot tehlike anında mavi halkalarını bir araba farı gibi yanıp söndürerek karşısındakileri uyarır.Danach geriet der Blaue Staatswagen als solcher schnell in Vergessenheit.

İlgili Sayfalar