karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Alman oyuncu Philip Lahm kale çizgisinde topu elle oynamasına karşın hakem devam dedi.Germany's Philip Lahm got away with a handball on the goal line.
Dağ gibi birikmiş zorluklara karşın, Makedonya'nın bir şansı olduğu konusunda güvenim tamdır." dedi.Despite the mountain of difficulties, I am confident that Macedonia has a chance."
Motor Aralık 2008'den beri çevrimiçi olmasına karşın sürekli yükseltmeden geçiyordu.The engine has been online since December 2008 but was undergoing constant upgrades.
Girişimciler isyan etmesine karşın, hükümet başka seçeneği olmadığında ısrar ediyor.Entrepreneurs are crying foul, but the government insists it had no choice.
Gerekli belgeleri sunmasına karşın, lisans talebi bekletiliyor.Although he has submitted the necessary documents, his request for a license remains on hold.
Daha sonra serbest bırakılmasına karşın ilgili soruşturma devam ediyor.She was released, but the investigation continues.
Buna karşın, dışarıda bırakılan kanallardan biri olan RTL, 21,3 milyon avroluk yatırım planlıyordu.By contrast, one of the stations that lost out, RTL, had planned to invest 21.3m euros.
Tüm yılı kapsayan büyüme hızı Mart ayında açıklanacak olmasına karşın, tahminler %6,8 yönünde.The growth rate for the whole year will be announced in March, but the projection is 6.8%.
Yunanlılar rahat bir nefes almasına karşın, ekonomistler henüz sıkıntıdan çıkılmadığını söylüyor.Greeks breathe a sigh of relief now, but economists say a day of reckoning still looms.
Kuruluşa 160 milyon avroyu ide etmesi söylenmesine karşın buna henüz riayet edilmedi.It was told to return 160m euros, but has not yet complied.
Bu zaman alıcı ve zor bir görev olmasına karşın halen devam etmektedir.Although this is a time-consuming and difficult task, it is still ongoing.
Kılıçdaroğlu buna karşın "Her şeyin belgesi var.Despite this, Kılıçdaroğlu stated, "Everything has a document.
Bu duruma karşın AKP ile MHP de ortak adaylar çıkarmıştır.Despite this situation, AKP and MHP also put forward joint candidates.
Sayısal modellere olay ufkuyla karışlaşma durumuna karşın test jeodezileri yerleştirilir.In numerical models, test geodesics are inserted to see if they encounter an event horizon.
Naftalinin renksiz olmasına karşın, azulen koyu mavi bir renge sahiptir.Whereas naphthalene is colourless, azulene is dark blue.
Buna karşın, formik asitin buharlaşma entropisi negatif sapma gösterir.In contrast, the entropy of vaporization of formic acid has negative deviance.
Nöronlarda, uyarıma karşın P cisimcikleri motor proteinleri tarafından taşınır.In neurons, P-bodies move by motor proteins in response to stimulation.
Streptozotosin, aşırı insülin üreten adacık hücresi karsinomlarında kullanılır.Streptozotocin is used in islet cell carcinomas which produce excessive insulin.
Buna karşın Brejnev hiçbir zaman büyük çapta yolsuzlukla mücadele kampanyası başlatmadı.Brezhnev, however, never initiated any large-scale anti-corruption campaigns.
Molar denmesine karşın süt molarların arkasından daimi premolarlar sürmektedir.Despite being named molars, the deciduous molars are followed by permanent premolars.
Buna karşın hükümler ucu açık bir şekilde yazılmış ve çok geniş bir şekilde yorumlanmıştır.The provisions were vaguely written and very broadly interpreted.
Çoğu tümör adenokarsinomdur, ancak küçük bir kısmı skuamöz hücreli karsinomdur.Most tumors are adenocarcinomas, with a small percent being squamous cell carcinomas.
Festival Salgın hastalıklara karşın hayatta kalmış olmayı kutlamak için icat edilmiştir. [1]They were instituted to celebrate surviving an epidemic.[7]
Bu sınırlamalara karşın, terimler yararlıdır ve literatürde yaygındır.[1]Despite these limitations, the terms have utility and are common in the literature.[11]
Karaciğerin en sık görülen primer malign tümörü hepatosellüler karsinomdur .The most common primary malignant tumour of the liver is the hepatocellular carcinoma.
Her ihtimale karşın Romalıların ani saldırısına hazırlanan Artoces, hazırlıksız yakalandı.Artoces who was still preparing for his surprise attack on the Romans was caught off guard.
Buna karşın cenaze törenleri Afrika fillerinde iyi belgelenmiştir.[1]However, they are well documented in African elephants.[8]
Buna karşın Gürcü ve Ermenilerle ilgili kitaplar, öğretmenler ve belgeler sınırlı sayıdaydı.He had found his true vocation. However, books, teachers, documents were scarce.
Buna karşın Wagner'in "göç teorisi" oldukça basit Lamarckçı bir evrim fikrine dayanmaktaydı.However, Wagner's "migration theory" was based on a rather simple, Lamarckian idea of evolution.
Karsinoembriyonik antijen (CEA), çeşitli kanser formlarında bulunan bir belirteçtir.Carcinoembryonic antigen (CEA) is a marker found in several forms of cancer.
Karsinojenisitenin mekanizması radyomimetik veya radyolojik olduğundan etkiler stokastiktir.As the mechanism of carcinogenicity is radiomimetic or radiological, the effects are stochastic.
Karsinizasyon morfolojisinin tanımıDefinition of carcinised morphology
Clinton, 21 Ocak 2009'da 94 kabül oyuna karşın 2 red oyuyla onaylandı.Clinton was confirmed by a vote of 94–2 on January 21, 2009.
Karsinoid sendromCarcinoid syndrome
Buna karşın Beria sürgün sonrası çalışmalarını da eleştirdi.Beria was critical of these works, though.
1926 ödülü yalnızca "Spiroptera karsinomunu keşfettiği için" Fibiger'e verildi.But at the final selection, Karolinska Institute rejected Warburg.
Buna karşın hırsızın öğrenebileceği iki tür soyut kural var.Instead, the thief could learn two types of abstract rules.
Buna karşın 2013 yılında müzenin yeniden camiye dönüştürülmesine karar verildi. [1]In 2013 a decision was made to turn the museum back into an active mosque.[6]
Asiner hücreli karsinomun ışık mikroskobu görüntüsüLight microscopy of acinar cell carcinoma.
Asiner hücreli karsinomlu bir hastanın Bilgisayarlı Tomografı görüntüsüCT scan in a patient with acinar cell carcinoma
Buna karşın, bazı Slav dillerinde /l/ ve /r/, ünlülerin yanında hece ortacası olarak kullanılır.In contrast, in some Slavic languages /l/ and /r/ are used alongside vowels as syllable nuclei.
Papiller tiroit karsinomlu bir lenf düğümünün mikrografıMicrograph of a lymph node with papillary thyroid carcinoma
Lenfatik yayılım en sık papiller karsinomda görülür.Lymphatic spread is most common in papillary carcinoma.
Tiroid kanserlerinde, özellikle foliküler ve anaplastik karsinomda kan yayılımı da mümkündür.Blood spread is also possible in thyroid cancers, especially in follicular and anaplastic carcinoma.
Diğerleri: Tiroit lenfoması Skuamöz hücreli tiroit karsinomu Tiroit sarkomu Hürthle hücreli karsinomOthers Thyroid lymphoma Squamous cell thyroid carcinoma Sarcoma of thyroid Hürthle cell carcinoma
Tis: Karsinoma in situTis: Carcinoma in situ
Karsinologların listesi Kategori:Alfred William Alcock tarafından isimlendirilen taksonlarList of carcinologists Category:Taxa named by Alfred William Alcock
Sentetik karsinojenler üzerineAmes on synthetic carcinogens
Sebase karsinom Sebase adenom Deri lezyonlarıSebaceous carcinoma Sebaceous adenoma Skin lesion
Her gün yaklaşık 360 000 çocuk doğuyor, buna karşın 152 000 insan ölüyor.Etwa 360 000 Kinder werden jeden Tag geboren, etwa 152 000 Menschen aber sterben.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Trotz dieser Erklärung heiratete Claudius erneut.
Buna karşın A. a. australis Falkland Adaları sahillerinde görülür.Dagegen kommt A. a. australis an den Küsten der Falklandinseln vor.
Tarkovsky o yıl karsından boşanmış ve evli A. A. Bochonowa ile evlenmiştir.Tarkowski ließ sich in diesem Jahr von seiner Frau scheiden und heiratete A. A. Bochonowa.
Buna karşın, herkesin bir rol model olduğu bir televizyon beklentisinden fazlasıyla sakınırım.Außerdem bin ich sehr vorsichtig mit dem Fernsehen, wo jeder die Rolle eines Vorbildes sein soll.
Buna karşın İtalya, sınırın tam zirve üzerinden geçtiğini savunur.Von Italien wird die Auffassung vertreten, die Grenze verlaufe genau über den Gipfel.
Ufak bir kadın olup karşınızdaki mazoşistin emirlerini dinliyorsunuz."Infolgedessen beeindrucken ihn die Sühnegeschenke wenig, die ihm Agamemnon anbietet.
Buna karşın güney türü, yıl boyunca 1300 ile 1700 metre aralığında yaşar.Die südliche Art dagegen lebt ganzjährig in Höhen zwischen 1300 und 1700 Meter.
Buna karşın ithalat daha pahalı hale gelir.M. Adams: Rauchen muss noch teurer werden.
Tutsak düşmesine karşın, 18 Haziran'da Waterloo'da kaçmayı başardı.Nach witterungsbedingten Verzögerungen kam es am 18. Juni zur Schlacht bei Waterloo.
Buna karşın güney türü tipik geyik davranışları gösterir.Dagegen zeigt die südliche Art ein hirschtypischeres Verhalten.