karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Dầu vậy, Ngài cứu họ vì cớ danh Ngài, Hầu cho bày ra quyền năng của Ngài.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.De õ megsegíté õket az õ nevéért, hogy megismertesse a maga erejét.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Dog frelste han dem for sit Navns Skyld, for at gøre sin Vælde kendt;
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Dog frelste han dem for sitt navns skyld, for å kunngjøre sitt velde,
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Er half ihnen aber um seines Namens willen, daß er seine Macht bewiese.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.God verloste hen echter toch, terwille van Zijn eigen naam. Zo werd Zijn grote kracht kenbaar.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.그러나 여호와께서 자기 이름을 위하여 저희를 구원하셨으니 그 큰 권능을 알게 하려 하심이로다
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Kuitenkin hän pelasti heidät nimensä tähden, tehdäkseen voimansa tiettäväksi.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Ma Dio li salvò per il suo nome, per manifestare la sua potenza
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Mais il les sauva à cause de son nom, Pour manifester sa puissance.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Men han frälste dem för sitt namns skull, för att göra sin makt kunnig.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Não obstante, ele os salvou por amor do seu nome, para fazer conhecido o seu poder.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Sin embargo, los libró por amor de su nombre, para dar a conocer su poder
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Tetapi TUHAN menyelamatkan mereka demi diri-Nya sendiri, supaya keperkasaan-Nya menjadi nyata
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Vendar jih je rešil zavoljo imena svojega, da bi pokazal svojo moč.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Και ομως εσωσεν αυτους δια το ονομα αυτου, δια να καμη γνωστα τα κραταια εργα αυτου.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.При все това Бог ги избави заради името Си, За да направи познато могъществото Си.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.ויושיעם למען שמו להודיע את גבורתו׃
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.فخلصهم من اجل اسمه ليعرف بجبروته
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.然 而 他 因 自 己 的 名 拯 救 他 們 、 為 要 彰 顯 他 的 大 能
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.然而 他因 自己 的 名 拯救 他們 、 為要 彰顯 他 的 大能
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.2100年の温暖化の進展を6年遅らせるというのです
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Aún así sería muy poco efectivo.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.E ainda assim fazer muito pouco.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.E comunque aiuterebbe molto poco.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.És mégis kevés haszna lenne.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Et pourtant cela n'améliorerait pas grand chose.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.하지만 득이 되는 것은 매우 적습니다.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Mimo to pomogłoby to bardzo niewiele.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Namun itu hanya akan memberikan dampak yang sangat kecil.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Og alligevel ville den gøre meget lidt godt.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Şi totuşi ar face foarte puţin bine.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Song khoản tiền đó làm được rất ít.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Stále by to ale učinilo hodně málo.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Toch zou het weinig goeds uithalen.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Trotzdem würde es nur sehr wenig bewirken.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.А користі від цих затрат дуже мало.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.А пользы от этих затрат очень мало.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.И все пак от това ще има много малка полза.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.אבל השיפור שנשיג יהיה קטן יחסית.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.لن يؤثر إلا علي عمل جيد قليل جداً .
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.A Törökországban lefoglalt mennyiség ezzel szemben közel háromszorosára nőtt ugyanebben az időszakban.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Em contrapartida, a quantidade apreendida na Turquia quase triplicou durante
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.En revanche, les volumes saisis en Turquie ont pratiquement triplé au cours de cette période.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.I modsætning hertil er den mængde, der er beslaglagt i Tyrkiet, næsten tredoblet i løbet af denne periode.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.În contrast, cantitatea capturată în Turcia a crescut de aproape trei ori în această perioadă.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.I Turkiet har däremot de beslagtagna mängderna nästan tredubblats under samma period.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Na druhej strane, množstvo zadržané v Turecku sa počas rovnakého obdobia zvýšilo trojnásobne.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Nasprotno pa se je količina, zasežena v Turčiji, v tem obdobju skoraj potrojila.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Natomiast w tym samym okresie ilość skonfiskowana w Turcji wzrosła prawie 3-krotnie.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Sitä vastoin Turkissa takavarikoitu määrä on lähes kolminkertaistunut samana aikana.
Buna karşın, uygulamada bu gibi durumlara rastlanmamıştır.Evaluare nouă în eventualitatea unor rezultate slabe
Buna karşın, uygulamada bu gibi durumlara rastlanmamıştır.Interview s vedením, alebo prieskumy
Buna karşın, uygulamada bu gibi durumlara rastlanmamıştır.Nova avaliação em caso de resultados in the event of poor results negativos
Buna karşın, uygulamada bu gibi durumlara rastlanmamıştır.Ponowna ocena w przypadku słabych wyników
Buna karşın, uygulamada bu gibi durumlara rastlanmamıştır.V Německu a ve Francii je následná evaluace dobrovolná.
Buna karşın, uyuşturucu kullanımına ilişkin söylem daha ziyade maddeye özeldir.Desuden vokser behandlingsefterspørgslen i forbindelse med kokain.
Buna karşın, uyuşturucu kullanımına ilişkin söylem daha ziyade maddeye özeldir.I Storbritannien, ett land med en stor kokainmarknad, har renhetsgraden minskat avsevärt under senare tid.
Buna karşın, uyuşturucu kullanımına ilişkin söylem daha ziyade maddeye özeldir.Letno poročilo 2009: stanje na področju problematike drog v Evropi ocen o številu dnevnih uživalcev droge.
Buna karşın, uyuşturucu kullanımına ilişkin söylem daha ziyade maddeye özeldir.Na rozdiel od toho je rozprava o užívaní drog častejšie špecificky zameraná na určitú látku.