karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.Quello che accade però, è che le persone mi dicono "Non ho bisogno di nessuna motivazione."
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.Trotzdem kommen dann doch Leute, die sagen mir: "Ich brauche keine Motivation."
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.Αυτό που συμβαίνει όμως, είναι ότι οι άνθρωποι μου λένε: "Δεν χρειάζομαι παρότρυνση".
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.Втім, відбувається так, що люди кажуть: "Мені не потрібна якась мотивація."
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.Казват ми, "Нямам нужда от мотивация"
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.Хотя происходит так, что люди говорят мне: "Меня не нужно никак мотивировать".
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.וזה הדבר הכי רחוק מזה. מה שקורה, לעומת זאת, הוא שאנשים אומרים לי: "אני לא צריך שום הנעה."
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.وهو أبعد شيء عن حقيقة مهمتى. يكون رد فعلي عندما يأتينى الناس قائلين "نحن لا نريد أى تحفيز."
Buna karşın, genelde insanlar bana gelip, "Motivasyona ihtiyacım yok." diyorlar.言われることがあって 「私の仕事はそんなんじゃないですよ」 と答えています
Buna karşın, İspanya ve İsveç’te akreditasyon usulü finansmanı hiçbir şekilde etkilemez.Cependant, en Espagne et en Suède, la procédure d’accréditation n’a aucun impact possible sur le financement.
Buna karşın, İspanya ve İsveç’te akreditasyon usulü finansmanı hiçbir şekilde etkilemez.Ve Španělsku a ve Švédsku však akreditační proces nemůže financování žádným způsobem ovlivnit.
Buna karşın, İspanya ve İsveç’te akreditasyon usulü finansmanı hiçbir şekilde etkilemez.V Španiji in na Švedskem pa akreditacijski postopki v nobenem primeru ne vplivajo na financiranje.
Buna karşın, karşılaştırılabilir veri sunan birkaçCes chiffres sont encore plus élevés si on se limite
Buna karşın, karşılaştırılabilir veri sunan birkaçConsumul drogului în ultimul an a variat în Europa, de la 0,2 % la 3,5 %.
Buna karşın, karşılaştırılabilir veri sunan birkaçDane szacunkowe na temat rozpowszechnienia są jeszcze wyższe, jeżeli zawęzić pole zainteresowania do niższego
Buna karşın, karşılaştırılabilir veri sunan birkaçTendenser for brug af amfetaminer og ecstasy
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.C'est plutôt une déclaration culturelle que nous choisissons de porter.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Elegimos usarlo como una declaración de diversidad cultural.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Em vez disso, é uma afirmação de diversidade cultural que nós escolhemos usar.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Es ist einfach eine andere kulturelle Aussage, die wir zu tragen entscheiden.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Hanem egy változatos kulturális állásfoglalást választottunk hordani.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Αντίθετα, είναι μια διαφορετική πολιτιστική δήλωση που επιλέγουμε να φοράμε.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Вместо това е различно културнно изявление, което избираме да носим.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.На самом деле то, что мы носим — один из способов заявления о культуре.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.לעומת זאת, זוהי אמירה של גיוון תרבותי שאנו בוחרים ללבוש.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.بدلا من ذلك، انها تبين التنوّع الثقافي الذي اخترنا ارتداءه.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.自発的に身につけています さて数年前に
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.A čím ďalej, tým viacej veriacich sa pridávalo Pánovi, množstvá mužov a žien),
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.A vždy více se rozmáhalo množství věřících Pánu, mužů i také žen.)
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Dan makin lama makin bertambah banyak orang-orang yang percaya kepada Tuhan--baik laki-laki maupun wanita
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.e cada vez mais se agregavam crentes ao Senhor em grande número tanto de homens como de mulheres;
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Es wurden aber immer mehr hinzugetan, die da glaubten an den HERRN, eine Menge Männer und Weiber,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Het aantal gelovigen bleef echter groeien. Talloze mannen en vrouwen gingen in de Here geloven.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Hívõk pedig mindinkább csatlakoztak az Úrhoz, úgy férfiaknak, mint asszonyoknak sokasága.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.In čimdalje več jih je pristopalo, ki so verovali Gospodu, množice mož in žen;)
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Intanto andava aumentando il numero degli uomini e delle donne che credevano nel Signor
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.I owszem przybywało mnóstwo wierzących Panu, mężów i niewiast).
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Ja yhä enemmän karttui niitä, jotka uskoivat Herraan, sekä miehiä että naisia suuret joukot.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.믿고 주께로 나오는 자가 더 많으니 남녀의 큰 무리더라
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Le nombre de ceux qui croyaient au Seigneur, hommes et femmes, s`augmentait de plus en plus;
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Los que creían en el Señor aumentaban cada vez más, gran número así de hombres como de mujeres
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Numărul celor ce credeau în Domnul, bărbaţi şi femei, se mărea tot mai mult;
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Och ännu flera trodde och slöto sig till Herren, hela skaror av både män och kvinnor.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.og der føjedes stedse flere troende til Herren, Skarer både af Mænd og Kvinder,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.og dess flere troende blev vunnet for Herren, menn og kvinner i hopetall,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Số những người tin Chúa cùng ngày càng thêm lên, nam nữ đều đông lắm,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Số những người tin Chúa cùng ngày_càng thêm lên , nam_nữ đều đông lắm ,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.και προσετιθεντο μαλλον πιστευοντες εις τον Κυριον, πληθη ανδρων τε και γυναικων,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.Верующих же более и более присоединялось к Господу, множество мужчин и женщин,
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.І прибувало все більш віруючих у Господа, - множество чоловіків і жінок.)
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.אבל נספחו עוד יתר מאמינים אל האדון אנשים ונשים הרבה מאד׃
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.وكان مؤمنون ينضمون للرب اكثر. جماهير من رجال ونساء.
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.信 而 歸 主 的 人 、 越 發 增 添 、 連 男 帶 女 很 多
Buna karşın, Rabbe inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı giderek arttı.信 而 歸主 的 人 、 越發 增添 、 連男帶 女 很多
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.(105:8) Но Он спас их ради имени Своего, дабы показать могущество Свое.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Avšak ich zachránil pre svoje meno, aby dal znať svoju hrdinskú silu.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.A však vysvobodil je pro jméno své, aby v známost uvedl moc svou.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.A wszakże ich wyswobodził dla imienia swego, aby oznajmił moc swoję.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Dar El i -a scăpat, din pricina Numelui Lui, ca să-Şi arate puterea.
Buna karşın RAB gücünü göstermek için, Adı uğruna kurtardı onları.Dầu vậy , Ngài cứu họ vì cớ danh Ngài , Hầu cho bày ra quyền_năng của Ngài .