karşın ile cümle

karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.A fronte della più grave distruzione che l'America abbia conosciuto la gente sta ricostruendo.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.Ante la presencia de la peor destrucción en América, la gente construye de nuevo.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.Face à la plus grande destruction que l'Amérique ait connu, les gens reconstruisent.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.Im Angesicht der schlimmsten Zerstörung Amerikas bauen Menschen wieder.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.În fața celei mai mari distrugeri suferite de America oamenii construiesc din nou.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.미국 최악의 붕괴 현장에서 다시금 재건이 시작됩니다.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.Pada wajah Amerika yang hancur, orang mulai membangun kembali.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.W obliczu największego zniszczenia w Ameryce, ludzie budują od nowa.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.В центре самого страшного разрушения Америки, люди строят все заново.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.Пред лицето на най-ужасното унищожение в Америка хората строят отново.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.אל מול ההרס החמור ביותר של אמריקה אנשים בונים שוב.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.ولمواجهة أسوأ دمار حل بأمريكا يعيد الناس البناء و التعمير
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!A 99 je dělitelné 3. Pokud by to bylo víceciferné číslo, tak 999 nebo 9999. Všechny jsou dělitelné 3.
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!Ale idziecie dalej ulicą i znów ktoś woła:
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!Aztán folytatjuk az utunkat tovább, amikor valaki megint odajön hozzánk:
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk! Çabuk! Çabuk!Nu kommer der en anden og beder os svare hurtigt på, om 386.802 kan divideres med 3.
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk! Çabuk!Cammini ancora un po' e incontri qualcuno "Presto!
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!그런데 또 길을 가는데
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!Vous continuez votre promenade et quelqu'un vous demande :
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!Но след това продължаваш да си вървиш и някой те пита:
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!誰かがまたやってきて,「早く早く早く!
Antik Yunan Galerisine girdiğinizde karşınıza gelen heybetli bir kabın önünde duruyoruz.Stojíme před jednou z heroických váz, které jsou u vstupu do řecké galerie.
Antik Yunan Galerisine girdiğinizde karşınıza gelen heybetli bir kabın önünde duruyoruz.يقفان أمام إحدى المزهريات الملحميه وأنت تدخل في
Artık yenebiliyor ama. Karşınızda, Tac-O!اذن انه الان للفطور .. اقدم لكم (تاكو) الفطور
Artık yenebiliyor ama. Karşınızda, Tac-O!肉、チーズ、レタス味のOを
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.그들이 등을 내게로 향하고 얼굴을 내게로 향치 아니하며 내가 그들을 가르치되 부지런히 가르칠지라도 그들이 교훈을 듣지 아니하며 받지 아니하고
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.ויפנו אלי ערף ולא פנים ולמד אתם השכם ולמד ואינם שמעים לקחת מוסר׃
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.وقد حولوا لي القفا لا الوجه وقد علّمتهم مبكرا ومعلّما ولكنهم لم يسمعوا ليقبلوا ادبا.
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們 以 背 向 我 、 不 以 面 向 我 . 我 雖 從 早 起 來 教 訓 他 們 、 他 們 卻 不 聽 從 、 不 受 教 訓
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們以 背向 我 、 不 以 面向 我 . 我 雖從 早起 來教訓 他 們 、 他 們卻 不 聽從 、 不 受 教訓
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Damas y caballeros, les presento al genoma humano.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Damer och herrar, det mänskliga genomet!
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Dames en heren, ik stel u voor aan het menselijk genoom.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Dámy a páni, Predstavujem vám ľudský genóm.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Dámy a pánové. Dovoluji si představit vám lidský genom.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Doamnelor şi domnilor, Vă prezint genomul uman!
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Hadirin yang terhormat, saya persembahkan, genom manusia.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Hölgyeim és uraim, bemutatom Önöknek az emberi genomot [teljes genetikai állomány].
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.안녕하세요, 저는 인간 게놈에 대해서 발표해보겠습니다.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Mesdames et Messieurs, voici le génome humain.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Minhas senhoras e meus senhores, apresento-vos o genoma humano.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Panie i Panowie, przedstawiam wam ludzki genom.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Sehr verehrte Damen und Herren. Ich präsentiere Ihnen das menschliche Genom.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Signore e signori, vi presento il genoma umano.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Thưa quý ông quý bà,
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Κυρίες και κύριοι, Σας παρουσιάζω το ανθρώπινο γονιδίωμα.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Дами и господа, представям ви човешкия геном.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Дамы и господа, позвольте представить вам человеческий геном.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.Пані та панове, дозвольте представити вам людський геном.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.גבירותי ורבותי, אני גאה להציג בפניכם את הגנום האנושי.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.سيداتي سادتي، أقدم لكم الجينوم البشري.
Bayanlar baylar, işte karşınızda insan genomu.人間のゲノムをお見せしましょう (拍手)
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Damas y caballeros, no he venido aquí hoy a contarles maravillas de las armas.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Dames en heren, ik sta hier niet om geweld te verheerlijken.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Dámy a pánové, dnes tu nestojím, abych vám povídal o slávě zbraní.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Doamnelor și domnilor, nu am venit aici să glorific armele.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Hölgyeim és uraim, nem azért állok ma itt, hogy a fegyverek dicsőségéről beszéljek.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.여러분, 저는 이곳에 서서 여러분에게 무기들을 찬양하고자 하는 것이 아닙니다.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Meine Damen und Herren, ich stehe heute nicht vor Ihnen, um über die Pracht der Waffen zu reden.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Mesdames et Messieurs, je ne suis pas ici aujourd'hui pour vous parler de la gloire des armes.

İlgili Sayfalar