karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.totuş vă spun că nici chiar Solomon, în toată slava lui, nu s'a îmbrăcat ca unul din ei.
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.Σας λεγω ομως οτι ουδε ο Σολομων εν παση τη δοξη αυτου ενεδυθη ως εν τουτων.
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.глаголю ж вам: Що й Соломон у всїй славі своїй не одягавсь тав як одна з них.
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.но говорю вам, что и Соломон во всей славе своей не одевался так, как всякая из них;
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.но казвам ви, че нито Соломон с всичката си слава не се е обличал като един от тях.
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.ואני אמר לכם כי גם שלמה בכל הדרו לא היה לבוש כאחת מהנה׃
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.ولكن اقول لكم انه ولا سليمان في كل مجده كان يلبس كواحدة منها.
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.然 而 我 告 訴 你 們 、 就 是 所 羅 門 極 榮 華 的 時 候 、 他 所 穿 戴 的 、 還 不 如 這 花 一 朵 呢
Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi.然而 我 告訴 你 們 、 就是 所羅門 極榮華 的 時候 、 他 所 穿戴 的 、 還不如 這 花 一 朵 呢
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Aber trotz unserer mündlichen Versprechen, wollten die Studios einen handfesten Nachweis von uns.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Dar, în ciuda asigurărilor noastre verbale, aveau nevoie de dovezi.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Jednak oprócz zapewnień słownych, studia chciały dowodu.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.우리의 그러한 설득에도 불구하고, 두 스튜디오는 눈에 보이는 확신을 요구했습니다.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Maar ondanks onze mondelinge toezeggingen, wilden ze een bewijs.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Nhưng ngoài đảm bảo bằng lời, họ muốn một vài bằng chứng.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Pero a pesar de nuestras convicciones, ellos querían una demostración.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Toutefois, malgré nos arguments, ils voulaient avoir des garanties.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Tuttavia, malgrado le nostre rassicurazioni a voce, essi volevano qualche prova.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Όμως παρά τις προφορικές μας διαβεβαιώσεις, ήθελαν κάποιο είδος απόδειξης.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Але незважаючи на наші усні запевнення, вони хотіли певного підтвердження наших слів.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Въпреки уверенията ни, искаха доказателства.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.Но, несмотря на наши устные заверения, они хотели какое-либо подтверждение.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.אך למרות הביטחון במילותינו,
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.ولكن على الرغم من تأكيداتنا الشفهية لهم، إلا انهم يريدون بعض الادلة.
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler.できるという保証を欲しがりました ですから2004年にベンジャミンのスクリーンテストをすることになりました
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.Ale môže ju reprezentovať ako jediné číslo zo všetkých rôznych hodnôt.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.Ale může ji reprezentovat jako jediné číslo ze všech různých hodnot.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.Dar poate fi acel număr opus reprezentării tuturor valorilor diferite.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.De ezt képes kifejezni egyetlen szám formájában, ahelyett, hogy megadnánk az összes különböző értéket.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.Det kan vises som 1 tal i stedet for at vise alle de forskellige værdier.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.평균은 서로 다른 값을 모두 주는 것이 아니라 전체를 대표하는 하나의 값으로 나타냅니다
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.Mais il peut représenter que comme un certain nombre, par opposition à donner toutes les valeurs différentes.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.Ma può rappresentarlo come un numero al contrario di dare tutti i valori diversi.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.Αλλά αυτό εκφράζεται με έναν μόνο αριθμό, αντί να παρουσιάζει όλες τις τιμές της ομάδας.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.Но може да представи това като едно число, вместо да дава всичките различни стойности.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.ولكن يمكن أن يمثل ذلك كرقم واحد بالمقارنة مع إعطاء جميع القيم المختلفة.
Ama verilen tüm farklı değerlere karşın tek bir sayıyla temsil edilir.異なったものです。 では、いくつかの例を見てみましょう。
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Aber wenn Sie es tun, bekommen Sie nicht, was Sie erwartet haben.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Ale když tak učiníte, nedočkáte se toho, co byste čekali.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Ale keď ho vyzlečiete, nedostanete to, čo očakávate.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Ale kiedy już się to zrobi, ukaże się coś niespodziewanego.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Dar când o faceţi, nu primiţi ce vă închipuiţi.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.De ha ezt megtesszük, nem azt kapjuk, amit vártunk.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.하지만 그렇게 했을 때 기대했던 것이 나오진 않죠
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Maar als je dat doet, krijg je niet wat je verwacht.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Ma facendolo, non si ottiene quello che ci si aspetta.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Mais quand vous l'enlevez, vous n'obtenez pas ce à quoi vous vous attendiez.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Mas, quando o fazemos, não obtemos o que esperávamos.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Men när du gör det, får du inte vad du förväntar dig.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Men når man gør det, får man ikke, hvad man forventer.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Nhưng khi bạn làm thế, bạn sẽ không tìm thấy thứ mà bạn kỳ vọng.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor. Ondan daha derin bir yere giden bir şey çıkıyor.Pero cuando lo desnudas, no encuentras lo que esperabas, sino algo mucho más profundo.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Tetapi ketika melakukannya, Anda tidak mendapatkan apa yang Anda bayangkan.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Όταν όμως θα το κάνατε, δε θα βρίσκατε αυτό που θα περιμένατε.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Але коли ви знімаєте ці штани, то бачите зовсім не те, що очікували.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Но когато го правиш не става това, което си очаквал.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.Но когда вы их стяните, вы не получите того, что ожидаете.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.אבל כשאתה מוריד אותם, אתה לא מקבל את מה שאתה מצפה.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.ولكن عندما تفعل ذلك، لا تحصل على ما تتوقعه.
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.予想とは違うものです もっと深いところのものが出てきます