karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Mine damer og herrer, Jeg er ikke her i dag for at fortælle jer om våbens storslåethed.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Panie i panowie, Nie stoję przed wami, aby wychwalać broń.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Senhoras e senhores, Eu não estou aqui hoje para vos falar da glória das armas.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Signore e signori, non mi trovo qui oggi per parlarvi della gloria delle armi.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Thưa quí vị, tôi đứng đây hôm nay không phải để tôn vinh vũ khí.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Κυρίες και κύριοι, δεν στέκομαι σήμερα εδώ για να εκθειάσω τα όπλα.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Дами и господа, не съм тук днес да ви говоря за славата на оръжията.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Дамы и господа, я пришёл сюда сегодня не для того, чтобы прославлять оружие.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.Пані та панове, я виступаю тут сьогодні не для того, щоб прославляти зброю.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.גבירותיי ורבותיי, איני עומד כאן היום כדי לספר לכם על ההוד וההדר של רובים.
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.سيداتي سادتي أنا لا اقف اليوم هنا لكي أخبركم عن عظمة الاسلحة
Bayanlar baylar, karşınızda olma sebebim silahın şanından bahsetmek değil.今日 私は 兵器の素晴らしさを語ろうとはしません。 私は銃が嫌いです
Bazen böyle karşınıza çıkabilir.Alle volte dicono cosi'.
Bazen böyle karşınıza çıkabilir.Czasami tak to jest zapisywane.
Bazen böyle karşınıza çıkabilir.Ibland säger de det.
Bazen böyle karşınıza çıkabilir.그들은 가끔씩 이 것을 말합니다
Bazen böyle karşınıza çıkabilir.Občas se to tak píše.
Bazen böyle karşınıza çıkabilir.Понякога го казват.
Bazen böyle karşınıza çıkabilir.Так іноді говорять.
Bazen de karşınıza şöyle bir şey çıkabilir.No quiero hacerlo demasiado confuso.
Bazen de karşınıza şöyle bir şey çıkabilir.(y−1)^1/4+(x+2)^2/9=1の
Bazen de karşınıza şöyle bir şey çıkabilir. (y-1)²/4 + (x+2)²/9 = 1Ma giusto per riassumere, a volte potresti vedere qualcosa come: disegna il seguente grafico:
Bazen de karşınıza şöyle bir şey çıkabilir.لكن اريد ان اخفي هذا كله، ويمكن ان ترى احياناً
Belki fuarda karşınıza çıkar.Być może bywa on na takich imprezach.
Belki fuarda karşınıza çıkar.물론 모습을 나타낼 수도 있겠죠
Belki fuarda karşınıza çıkar.Quizás se presentan en exposiciones comerciales.
Belki fuarda karşınıza çıkar.Можливо, вони з'являються на виставках
Belki fuarda karşınıza çıkar.قد يتواجد الشركاء في العروض التجارية.
Belki fuarda karşınıza çıkar.展示会の他にWebセミナーも興味深いです
Birazdan karşınızda, Lyndon B.Anda akan menjumpai Lifers - mereka yang dikirim ke penjara ketika Lyndon B.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Ale ani Titus, kterýž se mnou byl, pohan byv, nebyl přinucen obřezati se,
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Ale ani Títus, ktorý bol so mnou, súc Grék nebol prinútený dať sa obrezať,
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Ale ani Tytus, który ze mną był, będąc Grekiem, nie był przymuszony obrzezać się,
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Ali tudi Tit, ki je bil z menoj in je bil Grk, ni bil prisiljen, da se obreže.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Dầu Tít, kẻ cùng đi với tôi, là người Gờ-réc, cũng không bị ép phải cắt bì.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Dầu_Tít , kẻ cùng đi với tôi , là người Gờ-réc , cũng không bị ép phải cắt bì .
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.De még a velem levõ Titus sem kényszeríttetett a körülmetélkedésre, noha görög vala,
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.그러나 나와 함께 있는 헬라인 디도라도 억지로 할례를 받게 아니하였으니
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Mais Tite, qui était avec moi, et qui était Grec, ne fut pas même contraint de se faire circoncire.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Mas nem mesmo Tito, que estava comigo, embora sendo grego, foi constrangido a circuncidar-se;
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Men end ikke min Ledsager, Titus, som var en Græker, blev tvungen til at omskæres,
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Men icke ens Titus, min följeslagare, som var grek, blev nödgad att låta omskära sig.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Men ikke engang Titus, som var med mig, han som var en greker, blev tvunget til å la sig omskjære -
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Mutta ei edes seuralaistani Tiitusta, joka oli kreikkalainen, pakotettu ympärileikkauttamaan itseänsä.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Nici chiar Tit, care era cu mine, măcar că era Grec, n'a fost silit să se taie împrejur,
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Ora neppure Tito, che era con me, sebbene fosse greco, fu obbligato a farsi circoncidere
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Sin embargo, ni siquiera Tito quien estaba conmigo, siendo griego, fue obligado a circuncidarse
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Titus, yang menemani saya, adalah seorang Yunani, tetapi ia tidak dipaksa mengikuti peraturan sunat
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Zij verlangden zelfs niet van Titus, die immers geen Jood is, dat hij besneden zou worden.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Αλλ' ουδε ο Τιτος ο μετ' εμου, Ελλην ων, ηναγκασθη να περιτμηθη,
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.А когато Кифа дойде в Антиохия, аз му се възпротивих в очи, защото беше се провинил.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Но они и Тита, бывшего со мною, хотя и Еллина, не принуждали обрезаться,
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.Та й Тит, що був зо мною, не був, яко Грек, примушений обрізатись.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.אבל גם טיטוס אשר אתי אף כי יוני הוא לא הכרח להמול׃
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.لكن لم يضطر ولا تيطس الذي كان معي وهو يوناني ان يختتن.
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.但 與 我 同 去 的 提 多 、 雖 是 希 利 尼 人 、 也 沒 有 勉 強 他 他 受 割 禮
Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.但 與 我 同去 的 提多 、 雖是 希利尼人 、 也沒 有 勉強 他 他 受 割禮
Bildirilen vakalara karşın bölgede mevcut tedavi merkezleri (01/07/2014 tarihinde @aiddata aracılığı ile)Resúmen general del brote de ébola (a través de @thedailymonitor al 01 de agosto de 2014)
Bilmiyor musun, sadece kendi bardağını doldurursan... ...karşındaki kişi 3 yıl aşkı bulamaz?Αν βάζεις στον εαυτό σου πότο, δεν ξέρεις ότι το άτομο που κάθεται μπροστά σου δεν θα έχει φίλο για 3 χρόνια;
Bilmiyor musun, sadece kendi bardağını doldurursan... ...karşındaki kişi 3 yıl aşkı bulamaz?لو افرغتي الشراب بنفسك الا تعلمين ان الشخص الجلس امامك لن يحصل على حبيب طيلة 3 سنوات