karşın ile cümle

karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eserin resmi bir adı olmayışına karşın literatüre ilk satırı ile geçmiştir.It was unrelated, except for name, to the first league with the name.
Buna karşın daha dar alanlarda yaşayan bazı türler önemli baskılarla karşı karşıya kalmıştır.In contrast, some of the more restricted species face severe pressures.
Yunan Matematikçiler, buna karşın tumden gelimli usa vurmayı kullandılar.Greek mathematicians, by contrast, used deductive reasoning.
Bir kamu kurumu olmasına karşın Hükümetin vesayeti altında değildir.Despite governmental chartering, it is not a governmental entity.
Ama tekrarlanan aramalara karşın bir şey bulunamadı.Despite the extensive searches, nothing was found.
Sert görünümüne karşın, çocuklarla en iyi anlaşan köpek ırklarından biridir.If its key is greater, it is compared with the root's right child.
Zaman zaman dram da oynamasına karşın, Boralı, usta bir güldürü oyuncusu olarak tanındı.Despite often playing the roles of a drunk, Walker was a teetotaller.
Fakat ne olursa olsun, King ölüm tehditlerine karşın gösterilere başarıyla liderlik yaptı.He explains that despite Luke's death, his actions succeeded in defeating the system.
Fakat, Fransız Detroit Pistons karşındaki Final serisinde zorlandı.However, Parker struggled in the Finals series against the Detroit Pistons.
Buna karşın vahşi hayattaki konumları endişe vericidir.Inhumane living conditions are also a concern.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.In spite of that, the mountain is rarely climbed.
Bu konuda bazı çalışmalar yapılmış olmasına karşın, henüz başarılı bir sonuç alınamadı.Despite much discussion of this issue, no agreement has been reached.
Buna karşın doğada seçici olmayan birçok antibiyotik de bulunur.Some non-Western indigenous therapies have been developed.
Yoğun gübre kullanımına karşın tarım üretimi nüfusu beslemeye yetmemektedir.For instance, crop production is hardly able to feed the population.
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.This is well within the Oort cloud, whose boundary is estimated to be beyond 50,000 AU.
Çok güzel ve görülmesi gerken bir film olmasına karşın, çok fazla meşhur olmamıştır.Because believe me, it's a film best seen without any impressions.
Buna karşın, polis ve istihbarat konusunda Türkiye'nin işbirliği önerileri reddedildi.Since that time rumours of involvement of police or secret services have abounded.
Ama bu niyetlerine karşın iki adam da Batı'nın Başkenti'ne gelince, yolculuklarına son verdiler.In his absence, two priests from the north came here.
Buna karşın bu tutum kilise içinde yeni bölünmelere yol açtı.These tensions have sometimes threatened to divide the Church.
Çarlık Ordusu'ndan gelmiş olmasına karşın Stalin ona güvenir ve saygı duyardı.Serving under the Khans, they gained confident from them.
Ancak bu takviyelere karşın bu görev için yeterli bir kuvvet değildir.But for some, power is not enough.
Alman ve Estonya birlikleri, şiddetli çatışmalara karşın mevzilerini tutmayı başardılar.In fierce battles, the German and Estonian units held their positions.
Erken dönemdeki Hristiyanlara eziyetlere karşın Roma İmparatorluğunda resmî din oldu.An example is the persecution of early Christians in the Roman Empire.
Kanunsuz uzay tehlikeli ve zorlu olmasına karşın, burada kazanılan ödüller çok daha yüksektir.Even if the study of law is wide and difficult, the advantages that it gives deserve this effort.
Engebeli yüzey şekillerine karşın, tarımsal açıdan önemli bir bölgedir.Apart from the last mile, it is surprisingly rural in nature.
Buna karşın bazı eleştirmenler şarkının sözlerini beğenmedi.However, other critics disliked their letters.
Buna karşın gemide hiçbir mücadele izi yoktu.There was no sign of life on board.
Buna karşın Almanya ile müzakereler başarıyla sürdürüldü.Meanwhile, serious complications with Germany were expected.
Buna karşın Atinalılar'ı ikna etmiştir.The man who trusted atoms.
Buna karşın Serhas'ın Yunanistan'ı istila etme kararlılığı zaman içinde giderek zayıfladı.However, recent rainfall in Sari has declined.
Bu savaşta, RAF 700 uçak kaybetmesine karşın, Luftwaffe'nin kaybı 3000 uçağı geçiyordu.During the entire course of the war, UN air forces lost about 3,000 aircraft.
Subaşı'nın nüfusu 1100 civarında olmasına karşın ancak 10 hane kışın köyde kalmaktadır.Although they do not breed, up to 1,000 make use of the beach in winter.
Karşınızdakinin dalağını koparabilir, karaciğerine zarar verebilir, kalbini ezebilirsiniz.You can rupture someone's spleen, you can damage their liver, you can bruise someone's heart.
Çünkü bunlar ileride daha da büyüyen problemler olarak karşınıza çıkabilirler.It just gets to be a bigger and bigger problem overtime.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Yet this obvious truth is ignored by governments and also by philanthropy.
Fakat bence cebir testinde karşınıza çıkacak pek çok soruyu şu anda cevaplayabilirsiniz. -But I think now you're ready to tackle a lot of what you might actually see on your algebra test.
Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor.In the face of America's worst destruction people are building again.
Buna karşın Amerika'da sadece %5'lik bir oran flex-fuel.Compare that to the U.S.: five percent are flex-fuel.
En derin sıkıntıdaki onurun seni karşındaki zalimlere dik durmaya zorlar.Your pride in the deepest adversity urges you to raise your head in front of your oppressors.
Wikipedia'ya baktığınızda karşınıza çıkan ilk harita bu.You go to Wikipedia and the first map you find is this.
Öncelikle, bir kurum yarattığınız zaman, karşınıza bir yönetim problemi çıkar.First of all, when you form an institution, you take on a management problem, right?
Ama karşında bir büyüğün duruyor... ...ve sen araban bile çıkmıyorsun.But... You make an adult stand like this. And you don't even get out of the car?
Kilit de tam karşınızda.And lock is in front of you.
Kapı bir gün karşına çıkacak.' demişThe door will come on day.'
MPE, gezegensel kaynak kullanimimiza karsin ne kadar refah elde ettigimize dair bir olcuttur.And this is a measure of how much well-being we get for our planetary resource use.
İşte karşınızda "Cennet ve Cehennem" adlı eser.The result is "Hells and Heavens."
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.But nonetheless, not just the Dutch, but everyone has this desire for the authentic.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Instead, it's a diverse cultural statement that we choose to wear.
Ve buna karşın hiç bir şekilde bize dönüşü olmuyor.And what we get in return is basically nothing.
Karşında bir uzman var. Neden üzülüyorsun?An expert is by your side, why do you worry?
İşte, iOS için Google Asistan'la karşınızdayız.Introducing Google Now for iOS.
Karşınızda, Tac-O!Introducing Tac-O's.
Fakat onunla fotoğraf çekmek için karşınızdakinden 25 cm mesafede olmanız gerek.But with that lens, you have to be as close as 10 inches from the person.
Sorgulamalarda karşınızda sosyalizmin düşmanları vardır.With interrogation, you are working with enemies of Socialism.
64 tamam. -50'yi kaldır! -Enkazı hemen karşında görmelisin.Roger that.
Bir sınavda karşınıza soru olarak çıkabilir--A nın determinantını bulun.So you might see on an exam, figure out the determinant of A.
"Karsinom" kelimesini duydum.I heard the word "carcinoma."
Ama kimse, karşındakinin onu kalbinden çıkarıp atacağından korkmazdı.And nobody was at all afraid that anybody really would ever throw them out of their heart.
Sanki karşınızda bir sevgi denizi var.It's just like you're dealing in a sea of love.
O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.Shake it, and you have a lesbian couple.

İlgili Sayfalar