karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buna karşın devlet sübvansiyonları sınırlı miktardadır.Seevastu nende majanduslik tähtsus riigi jaoks on suhteliselt piiratud.
Buna karşın savaş başladığında Yunan donanması hala planların gerisindeydi.Sellele vaatamata oli Kreeka laevastik sõja puhkedes kaugel valmidusest.
Kilise, azalan gücüne karşın eğitim ve toplumsal yardımlaşma alanlarındaki etkinliğini sürdürdü.Kirik, millele nüüd kuulus küll vähem võimu, kontrollis haridust ja sotsiaalhoolekannet.
Buna karşın sözler Yeltsin veya Rusya hükûmeti tarafından resmen kabul edilmedi.Ei Llerase ega Garita sõnu ei kinnitatud ametlikult.
Bir yıl sonra serinin ikinci filmi Harry Potter ve Sırlar Odası ile tekrar kamera karşına geçti.Aasta hiljem mängis Watson taas Hermione rolli sarja teises filmis "Harry Potter ja saladuste kamber".
Adaletsizlik, adaletin olmama veya karşında olma durumunu ifade eder.Tasumisest kõrvalehoidmine on ebaaususe või ebaõigluse liik.
Alman ve Estonya birlikleri, şiddetli çatışmalara karşın mevzilerini tutmayı başardılar.Eesti üksused, vaatamata suurtele kaotustele säilitasid oma positsioonid.
İşçi sınıfı, yoğunluğuna karşın ekonomik ve siyasal haklardan mahrumdu.Riigi ja poliitiliste parteide asemel töölisklassi majanduslik organisatsioon.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Laev oli saanud vigastusi ning saadeti kohe remonti.
Fakat ne olursa olsun, King ölüm tehditlerine karşın gösterilere başarıyla liderlik yaptı.Vaatamata komisjoni esimehe kartustele kulgesid katsetused edukalt.
Buna karşın sertlikleri kalay kaplamaya göre %5-10 oranında daha düşüktür.Kuigi see teeb graafikaprotsessorite vahel lülitamise lihtsamaks, kulus selleks 5–10 sekundit.
Buna karşın, Dubai kenti çeşitlilikler içinde yüksek bir kozmopolit toplum ve canlı bir kültüre sahiptir.Dubai linn on aga väga kosmopoliitne, mitmekesise ja elava kultuuriga.
FG versiyonuna karşın iki adet kalıplanmış çivilere sahiptir.Erinevalt auruvedurist N oli tal kaks paari juhtrattaid.
Buna karşın bazı sığınaklar planları doğrultusunda yıllar sonra açılır.Idanema hakkavad nad mõni päev pärast lume sulamist.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.소파 이어: 그래서 1907년대의 이러한 상황에도 불구하고, 1975년 4월 17일에 우리가족은 프놈펜에 살고있었습니다.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.1975年4月17日 私たちはプノンペンで暮らしていました 私の両親はクメールルージュに
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Entonces, a pesar de la narración de los 70's, el 17 de abril de 1975, nosotros vivíamos en Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Ignorând povestea din anii '70, pe 17 aprilie 1975
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Jadi, terlepas dengan cerita tahun 70-an itu, pada 17 April 1975 kami tinggal di Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Jednak, pomimo wydarzeń lat 70., 17 kwietnia 1975 mieszkaliśmy w Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Ora, a parte la narrazione degli anni '70, il 17 Aprile 1975 noi abitavamo a Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Portanto, apesar da narrativa dos anos 70, a 17 de abril de 1975 vivíamos em Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Sophal Ear: Donc, durant les années 1970, le 17 avril 1975 nous vivions à Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Sophal Ear: Lời bình của những năm 1970! ngày 17 tháng Tư năm 1975 chúng tôi vẫn đang ở Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Sophal Ear: niettegenstaande het verhaal over de jaren '70, woonden we op 17 april 1975 in Phnom-Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Sophal Ear: Så, til trods for 1970'ernes fortællestil, levede vi, den 17. april 1975 i Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Takže, bez ohledu na komentář 70. let, 17. dubna 1975 jsme žili v Phnom Penhu.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Takže, odhliadnuc od komentára zo sedemdesiatych rokov, sme 17. apríla 1975 žili v Phnom Penhe.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Tehát, a '70-es évekbeli kommentár dacára 1975. április 17-én mi Phnom Penh-ben éltünk.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Οπότε, παρά την αφήγηση της δεκαετίας του '70, την 17η Απριλίου του 1975 ζούσαμε στην Πνομ Πενχ.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.И така, въпреки разказа от 1970 г., на 17-и април 1975 г. живеехме в Пном Пен.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Незважаючи на таку розповідь про 1970-ті, 17 квітня 1975 року ми жили в Пномпені.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Несмотря на подобное описание 1970-х, 17 апреля 1975 года мы жили в Пномпене.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.סופאל איר: אז, למרות הקריינות של שנות ה70', ב17 באפריל, 1975 אנחנו גרנו בפנום פן.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.سوفال آير: وهكذا، على الرغم من السرد السبعينياتي، في 17 إبريل 1975 عشنا في بنوم بنه.
-50'yi kaldır! -Enkazı hemen karşında görmelisin.- Prepara a 50! - <i>O local da queda deve ser mesmo aí.</i>
-50'yi kaldır! -Enkazı hemen karşında görmelisin.היכון לירי ב-0.5. -המסוק .שהתרסק צריך להיות לפניך
64 tamam. -50'yi kaldır! -Enkazı hemen karşında görmelisin.Diterima.
64 tamam. -50'yi kaldır! -Enkazı hemen karşında görmelisin.Zrozumiałem.
- açının karşınında ne var?¿Cuál es el lado opuesto al ángulo?
- açının karşınında ne var?Joten mikä on toisella puolella kulma?
- açının karşınında ne var?그럼 대변이란 무엇이냐?
- açının karşınında ne var?Quel est le côté opposé à l'angle ?
- açının karşınında ne var?Takže, co znamená protilehlá strana k úhlu?
- açının karşınında ne var?Takže, čo znemaná protiľahlá strana uhla?
- açının karşınında ne var?Vad är motsatt sida till vinkel?
- açının karşınında ne var?Vì vậy, ở phía đối diện với góc độ là gì?
- açının karşınında ne var?Τι είναι λοιπόν την απέναντι πλευρά της γωνίας;
- açının karşınında ne var?Синус равен противолежащей стороне (opposite) поделить на гипотенузу (hypotenuse).
- açının karşınında ne var?אז מהי הצלע שמול הזוית הזו?
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.(72:22) тогда я был невежда и не разумел; как скот был я пред Тобою.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.Akkor balgatag és tudatlan volnék én, oktalan állat volnék te irántad.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.aku bodoh dan tidak mengerti, aku seperti binatang di hadapan-Mu
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.bol som bez rozumu a nevedel som; jako čo hovädá nerozumejú ničomu, taký som bol u teba.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.då var jag oförnuftig och förstod intet; såsom ett oskäligt djur var jag inför dig.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.da var jeg ufornuftig og forstod intet; som et dyr var jeg imot dig.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.da war ich ein Narr und wußte nichts; ich war wie ein Tier vor dir.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.eram prost şi fără judecată, eram ca un dobitoc înaintea Ta.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.estava embrutecido, e nada sabia; era como animal diante de ti.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.io ero stolto e non capivo, davanti a te stavo come una bestia