karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Asya ve Avrupa kökenli olmasına karşın Dünya'nın birçok yerinde yetişmektedir.S výnimkou Madagaskaru a západnej Afriky sú rozšírené po celom svete.
Buna karşın çatışmalar yer yer iki yıl daha devam etti.Boje ale pokračovali ešte ďalšie dva roky.
Buna karşın yaşayanların %8,6'sı 65 yaş üzeridir.V 3,8 % domácností, žili osoby staršie 65 rokov.
Oldukça kuvvetli sklerotize olmalarına karşın, hareket yetenekleri yüksektir.Ak je depolarizácia dosť silná je vyvolaný akčný potenciál.
Genetik materyal üzerine olan etkisinden dolayı, potansiyel karsinojenik etkisi vardır.Ale niektoré štúdie uvádzajú, že dlhodobá expozícia môže mať karcinogénne účinky.
Buna karşın, epigenetik modifikasyon aracılığıyla gen susturması tedrici olur.V závere sa pomocou experimentálneho séra podarí mutáciu zastaviť.
Vali Connally ağır yaralanmasına karşın kurtarıldı.Vážne zranený bol aj guvernér Connaly, atentát však prežil.
Ülkede yasal başkent Sucre olmasına karşın, bakanlar kurulu La Paz'da yerleşiktir ve ülke buradan yönetilir.Poznámky: La Paz je sídlom štátnej správy, Sucre je sídlom súdnej moci.
Günlük 28 Sayfa olmak üzere okuyucusu karşına çıkmaktadır.Povprečen spletni uporabnik natisne 28 strani na dan.
Buna karşın yaklaşık 900 milyon kişinin temiz suya erişimi yok.Približno 1,1 milijarde ljudi pa ni imelo dostopa do čiste pitne vode.
Buna karşın, karanlık maddenin neden yapıldığı ile ilgili birçok teori vardır.O tem, zakaj se je razvil značilen slog, obstaja več teorij.
Anne babasının Katolik olmasına karşın, siyasi nedenlerle Ortodoks olarak yetiştirildi.Njeni starši so bili Katoličani in Baptisti, a vzgojili so jo katoliško.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.A tudi pri tem vidiku naletimo na nekatere omejitve.
Zira az bakıma ihtiyaç duyar ve buna karşın 100 yıldan fazla yaşayabilir.Gorgija je dosegel visoko starost, živel naj bi namreč več kot sto let.
Ama tekrarlanan aramalara karşın bir şey bulunamadı.Kljub številnim iskanjem, mesta niso nikoli našli.
Başlamasına karşın, 2003 yılında bu projelerin birçoğu sona ermiştir.Po nekaterih podatkih naj bi projekt leta 2003 celo ukinili.
Buna karşın, belirli integral şeklinde bazı fonksiyonların integral değerleri hesaplanabilir.Vendar lahko izračunamo vrednosti določenih integralov teh funkcij v nekaterih intervalih.
Duvar çeşitli yerlerde hasar görmüş olmasına karşın, birçok yerde görülebilmektedir.Sled, kjer je stal zid je na nekaterih mestih še vedno dobro vidna.
Görev süresi 2009'da dolmasına karşın ABD Başkanı Barack Obama tarafından görev süresi uzaltılmıştır.Na predsedniškem položaju je tako ostal do leta 2009, ko ga je nasledil demokrat Barack Obama.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Notranjost kljub svoji velikosti ne šokira.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Kljub temu so se volitve vlekle.
Buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti.Kljub dogodkom je bilo nekaj izrednih športnih dosežkov.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Tam je vlada ZDA izvajala podzemeljska jedrska testiranja.
Husçuların ileri gelenlerinin çoğunun kenti terketmelerine karşın, Prag'daki karışıklıklar devam etti.Čeprav so pomembni husiti zapustili Prago, so se težave nadaljevale.
Resimdeki düşüşe karşın, mimarlıkta büyük atılımlar gerçekleştirildi.Čeprav je bila to šala, so jeo oboževalci vzeli resno.
Seferin büyük coşkusuna karşın bazı Haçlıların ihaneti yüzünden impartorluğun umutları suya düştü.Njegov pohod je kljub veliki gorečnosti zaradi izdaje križarskih zaveznikov propadel.
Grup death ve black metal kökeninden gelmesine karşın, elektronik muziği de içine katmıştır.Njihova glasba temelji na black / death metalu, zadnja plošča pa ima vplive industriala.
Hastalığın mortalitesi düşük olmasına karşın yüksek morbiditeye sahiptir.Navkljub zdravljenju je umrljivost bolnikov s srčnim popuščanjem še vedno razmeroma velika.
Buna karşın, kuzeydeki İngiliz donanması daha başarılı oldu.Poleg tega je Velika Britanija nemško floto uspešno zadrževala v Severnem morju.
Sağlık ve görme problemlerine karşın 1760’lara kadar beste yapmaya devam etmiştir.Do leta 1748 je svoj nadzor in oblast razširil na vsa področja.
Bu dönemde Galata kulesinin karşınındaki tarihi Enginar Cafe'de program yapar.V pritličju te palače je zgodovinska kavarna Rivoire.
Buna karşın şirket uzun yaşamadı ve 1 yıl sonra çöktü.Kljub temu je trdnjava vztrajala še celo leto, preden se je predala.
Buna karşın 78 tane bombardıman uçağı vardı.To je v napad poslalo 86 bombnikov.
Buna karşın reel sayıların kümesi sayılamaz bir kümedir.Realiųjų skaičių aibė nėra skaiti.
Şiirlerinde her konuya yer vermesine karşın sevda teması ağırlıktadır.Dar būdama gimnaziste susidomėjo poezija, jos eilėraščiuose vyravo meilės tema.
Lurtz daha güçlü olmasına karşın, Aragorn daha hızlıdır.Skirtingai nuo Eslingo, Gutlandas yra labiau urbanizuotas.
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi birbirlerinden ayrı kurumlar olmalarına karşın aynı bayrağı kullanırlar.Kitos Europos Sąjungos institucijos ir įstaigos greta šios vėliavos naudojasi ir savo emblema.
Buna karşın müslüman olmayanların alkollü bira tüketmesine karışılmamaktadır.Gydantis nuo alkoholizmo reikia prisiminti, kad negalima vartoti netgi nealkoholinio alaus.
Avda da kullanılmalarına karşın, günümüzde daha çok süs köpeği olarak yetiştirilmektedirler.Europoje ši šunų veislė vis daugiau naudojama kaip gelbėjimo šunys.
Lenin ağır yaralanmasına karşın kurtulur.Leonas ją išgelbsti, tačiau yra sunkiai sužeidžiamas.
Normal konuşma sesi bariton aralığında olmasına karşın şarkı söylerkenki sesi tenor idi.Nors kalbant vokalisto balsas buvo baritono diapazono atlikdamas daugumą savo dainų jis dainavo tenoru.
Ama tekrarlanan aramalara karşın bir şey bulunamadı.Nepaisant ilgalaikių tyrinėjimų, miestas nėra surastas.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Driekiasi neaukštas kalnų masyvas.
Buna karşın kraliçeden olan tüm soy bugün bu soyadı taşıyor.Spekuliuojama, kad dabartinis karalius šį titulą tiesiog nusipirko.
Kuzey (boreal) iklimlerine karşın Britanya adalarını ısıtması gibi) etkileri bulunmaktadır.Šiaurėje išteka upelis (Žvikės intakas).
Buna karşın bazı bölümlerde ana mürettebatın sorunlarla uğraştığı görülmektedir.Susidūrus su didžiuliais sunkumais, kapitoną išduoda dalis įgulos.
Futurama'da, Planet Express'in doktoru olmasına karşın insan fizyolojisi hakkında çok az şey bilmektedir.Jis dirba Planet Express personalo gydytoju, nors ir neturi nei menkiausio medicininio išsilavinimo.
Buna karşın, kabul edilebilirliği dünyada değişkenlik gösterir.Vietoj solidžios realybės, tai primena mums apie besikeičiančią pasaulio prigimtį.
Buna karşın 64 bitlik Windows'ta 16 bitlik Windows yazılımları çalışamamaktadır.64 bitų Windows programos negali būti paleistos Wine.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Nebandykite kuo nors pasinaudoti seksualiai, nebent matote aiškų signalą.
71 kez şampiyona düzenlenmesine karşın, bu zamana kadar 9 farklı takım şampiyonluk yaşamıştır.Nors lyga įkurta 1927 metais, vos 9 klubai iki šiol yra laimėję čempionų žiedus.
Kısa ömürlü olmasına karşın Belçika Birleşik Devletleri'nin uzun süre devam edecek etkileri oldu.Kuigi lühiealised, olid Belgia Ühendriigid pikaajalise mõjuga.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.Vaatamata negatiivsele analüüsile esitas valitsus seaduseelnõu 1. oktoobril 2004 Saadikute Kongressile.
Buna karşın, eşcinsel evliliklere halen birçok ülkede izin verilmemektedir.Näiteks ei ole paljudes riikides samasooline abielu lubatud.
Gorgonlar'ın tüm özelliklerinin aynı olmasına karşın içlerinde sadece Medusa ölümlüydü.Kaks gorgot olid surematud, ainult Medusa oli surelik.
Buna karşın sağladığı enerji %75 daha fazladır.Energiamuunduse kasutegur on üle 75 %.
İlk olarak karşınıza Aşağı Dikmen Köyü çıkıyor.Küla kuulus esialgu Teilma mõisa alla.
Gelişmiş bir yazılı edebiyatları olmamasına karşın, zengin bir sözlü edebiyatları vardır.Ainudel puudub omakeelne kirjandus, kuid eksisteerib rikkalik suuline pärimus.
Çok büyük bir yetenek olmasına karşın kalp.sorunu yüzünden kısa süreler oynayabilmiştir.Ta oli erakordselt andekas ning jõudis vaatamata lühikesele elule suurte saavutusteni.
Zira az bakıma ihtiyaç duyar ve buna karşın 100 yıldan fazla yaşayabilir.Samuti nõuab rookatus hoolt ja peab küll vastu kaua, kuid siiski vähem kui sada aastat.