karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Adına ve rengine karşın içinde altın içermez ve saf altından daha ağırdır.Сплавта не съдържа злато, а по цвят и тегло е твърде различна от чистото злато.
Buna karşın yine de, yarımadanın kuzeyindeki Hıristiyan prensleri geri püskürttû.Около това време са подновени гоненията на християните в империята.
Hastalığın mortalitesi düşük olmasına karşın yüksek morbiditeye sahiptir.Смъртността при това заболяване е в доста високи граници.
Buna karşın ceza yargılamalarında davalı tabiri kullanılmaz.По време на обвинителните процеси полът на обвиняемите не е от значение.
Çin’de bulunmasına karşın Çince konuşamamaktadır.По време на залавянето му той не говори нито японски, нито китайски.
Buna karşın ithalat daha pahalı hale gelir.Това прави и самите перли по-скъпи.
Tüm bunlara karşın, Cam hak ettiği ilgiyi görmeye başlıyor.По това време интересът му към физиката започва да надделява над интереса му към химията.
Bu dillerin özelliklerinden biri, çok sayıda ünsüze karşın az sayıda ünlü içermesidir.За техния език е известно много малко, докато за един от градовете им, дн.
Buna karşın birinin diğerinden daha üstün olduğu söylenemez.Но въпреки това не може да се твърди, че човек става по-глупав.
Buna karşın siyasi sorunlar devam etti.Финансовите проблеми продължават.
Şarkı 1987'de yayımlanmasına karşın 1982 yılında kaydedilmiştir.Песента е изпълнявана само два пъти на живо от 1987 година насам.
Kaygısız tavrına karşın konuşması her zaman kibardır, yine de bazen alaycı davranır.За разлика от сестра си е добродушен, мил, но понякога говори глупаво.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Въпреки това протестите продължават.
Konu ve oynanış yetersiz olmasına karşın hayranlar tarafından sevilerek oynanmıştır.Със своята борбеност и непримиримост се превръща в любимец на феновете.
1961 - BM, nükleer silah yasağını ABD'nin protestosuna karşın kabul etti.1961 г. – Общото събрание на ООН излиза с декларация за забрана използването на ядрено оръжие.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Обаче прогресив метъла не бил се развил в жанр до средата на 1980-те години.
Buna karşın şirket değişik ticaret alanlarına girdi.След това работи в различни търговски предприятия.
İlk aşı Etkisiz olmasına karşın sonraki hazırlıklar canlı virüsün zayıflatılması şeklinde gerçekleşmiştir.Докато първоначалната ваксина е инактивирана, последващите препарати са живи вируси, които са отслабени.
Ancak bu takviyelere karşın bu görev için yeterli bir kuvvet değildir.В тези условия, дори при желание от страна на мисията, тя няма нужните ресурси за нападение.
Buna karşın, tek cevap değildir.Но това не са единствените подбуди.
Buna karşın antlaşmaların yapılış biçimleri neredeyse aynı kalmıştır.Въпреки това основните принципи на функциониране остават приблизително същите.
Bu ifadelere karşın o günkü toplantıda bu konu üzerinde bir görüşme açılmamıştır.И до днес въпреки преговорите не е имало референдум.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.Potpuno sam uvjeren u to da ćete voljeti ovaj album.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Međutim, progresivni metal nije se razvio kao poseban glazbeni stil, sve do sredine osamdesetih.
Bir dönemki büyük popülaritesine karşın, öldüğü zaman artık neredeyse unutulmuştu.Iako je bio vrlo popularan tijekom svog života, ubrzo je zaboravljen nakon smrti.
71 kez şampiyona düzenlenmesine karşın, bu zamana kadar 9 farklı takım şampiyonluk yaşamıştır.Usprkos tome što je do sada prvenstvo odigrano 76 puta, a samo 9 klubova je osvajalo to natjecanje.
Fakat alınan karara karşın sadece 4 bölüm yayınlanmıştır.U vrijeme objave popisa samo su četvorica bila aktivna.
Buna karşın Atinalılar'ı ikna etmiştir.Tamo se je borio sa Atenjanima.
Savaş başladığında, Fransa nüfusu yaklaşık 17 milyondu, buna karşın İngiltere nüfusu 4 milyondu.Francuska je na početku rata imala oko 25 milijuna stanovnika, a Engleska oko 6 milijuna.
Bar fahişelik için kullanılmamasına karşın uyuşturucu satışları ve diğer "nakdi işlemler" yer alırdı.Iako se nije koristio za prostituciju, prodaja droge i druga ilegalna trgovina bile su česta pojava.
İlk aşı Etkisiz olmasına karşın sonraki hazırlıklar canlı virüsün zayıflatılması şeklinde gerçekleşmiştir.Prvotni oblik cjepiva bio je inaktiviran, no kasniji pripravci su sadržavali živi oslabljeni virus.
Birliğin dağılmasına karşın Mısır, Birleşik Arap Cumhuriyeti adını 2 Eylül 1971'e değin korudu.Unatoč raspadu zajedničke države Egipat je naziv UAR zadržao do 1971.
Hinduizm’in teist bir inanç olmasına karşın ateist bir ekole erken dönemlerde rastlanmaktadır.Ateist hinduist bi sebe mogao predstaviti kao hinduist, iako je u isto vrijeme ateist.
Bu meclis sadece danışman fonksiyonuna sahip olmasına karşın, kimi yasaların çıkmasını geciktirebilir.Ovo tijelo osim zakonodavne funkcije ima i mogućnost protivljenja odlukama glavnog izvršitelja.
Tüm bunlara karşın, yaşam süresinde bir kısalma beklenmez.To se, međutim ne može smatrati razdobljem skotnosti.
Bu uyarılara karşın köprünün imhasında ne yazık ki geç kalınmıştır.Od siline vjetra i oscilirajućeg gibanja, most se naposljetku urušio.
Adına karşın Harlem'in bir parçası olarak görülmez.Ne bi se smjelo smatrati dijelom Vilenice.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Podvodno testiranje odnosi se na detonacije nuklearnog oružja ispod vode.
Buna karşın okuldaki en aptal öğrenci olabilir.Preto sa možno stane aj najchudobnejšou študentkou tej školy.
Buna karşın, "Crazy Little Thing Called Love" şarkısında sadece birkaç akor vardır.Pesnička „Crazy Little Thing Called Love“ je na druhej strane zložená iba z niekoľkých akordov.
Brutus'un Octavianus'u yenmesine karşın, Antonius, kendi canına kıyan Cassius'u yendi.Hoci Brutus porazil Octaviana, Antonius porazil Cassia, ktorý spáchal samovraždu.
Buna karşın, her iki taraf da bir sonuca ulaşamamıştır.Pomocné vojská však nedorazili ani z jednej strany.
PD/Pİ sık kullanılmasına karşın aHÜS'te güvenilirliği ve etkinliğine ilişkin kontrollü bir çalışma yoktur.Aj keď sa PE/PI bežne používa, neexistujú žiadne kontrolované štúdie ich bezpečnosti alebo účinnosti pri aHUS.
Buna karşın bazı bölümlerde ana mürettebatın sorunlarla uğraştığı görülmektedir.Asi s najväčšími problémami sa tak stretli členovia posádky.
Buna karşın sinyal reseptörlerinin hepsi hücre zarında değildir.Nie všetky steroidné receptory sa však nachádzajú len vo vnútri bunky.
Sigara katranında en az 69 karsinojen ve çeşitli toksinler bulunur.V tabakovom dyme bolo odhalených viac ako šesťdesiat látok s karcinogénnymi účinkami.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.V praxi sú však isté obmedzenia.
Buna karşın televizyon izleyicisinin sayısında da hissedilir bir artış vardı.Zvýši sa počet televíznych staníc ?
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Nie je tu veľa vysokých kopcov.
Sahip oldukları sayısal üstünlüğe karşın Sovyet kuvvetleri için taarruz hızlı gelişmedi.Napriek početnej prevahe nebol postup sovietskych vojsk jednoduchý.
Döneminde birçok sahne çalışması yapmış olmasına karşın plağa kaydedilen eseri oldukça azdır.V našom prípade hoci sa dlhšie časové úseky v scenári nenachádzajú, sme napísali krátky scénosled.
Ancak buna karşın bazı artıları da vardır: Uygulaması kolaydır.A nastoľuje otázku: Je vôbec možné sa napraviť?
Bunlara karşın dava hiç yargıevine kadar gelmemiştir.Prípad doteraz nie je úplne súdne doriešený.
İsveççe İsveç'te en çok konuşulan dil olmasına karşın ülkede resmi dil konumunda değildir.Na rozdiel od zvyšku Fínska je tu švédčina jediným úradným jazykom.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Boje aj napriek tomu pokračovali.
Kulüp 1908'de kurulmasına karşın, ilk kupasını II. Dünya Savaşı sonrası 1947 yılında kazanmıştır.Napriek tomu, že bol založený ešte v roku 1908 svoju prvú trofej získal až v roku 1947.
Buna karşın İsviçre'nin bu savaşta tarafsız kalmadığı da ileri sürüldü.Vzhľadom k neutralite Švajčiarska neboli nikdy nasadené do boja.
Buna karşın söz konusu single MTV'den büyük destek gördü ve geniş kitleler tarafından beğenildi.Pochádzajú z neho úspešné single Miss Murder a Love Like Winter.
Buna karşın, kabul edilebilirliği dünyada değişkenlik gösterir.Pýta sa, či sa dá zachovať slobodu aj v tomto zmenenom svete.
Her iki taraf açısından da ağır kayıplara karşın cephe hattında sonuç alıcı bir değişme olmamıştır.Obe strany však utrpeli ťažké straty bez výrazného posunu frontovej línie.