karşın ile cümle

karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi birbirlerinden ayrı kurumlar olmalarına karşın aynı bayrağı kullanırlar.欧州連合と欧州評議会がともに欧州統合を体現するものとなってからは、この両者が同じ旗を使うようになっている。
Buna karşın Ölüm Yiyenler çok iyi bir ilerleme kaydederler.そのために祀った者が死ぬ際には非常に苦しみを味わうことになる。
Ama bu tutumlarına karşın daha sonraları üyeleri çok ünlü olacaktır.前述のように、後者は後に大きな人気を得ることになる。
Ancak buna karşın bazı artıları da vardır: Uygulaması kolaydır.ただし、費用面の問題もあり実用化は極めて困難である。
Buna karşın, Verlinsky unvanını geri alamadı.ヴェルリンスキーのタイトルは復活されなかった。
Buna karşın, kabul edilebilirliği dünyada değişkenlik gösterir.そして今は世界におけるバランスを変えるのに適切な時ではない。
Fransız karsinolog Sereno — Paul Sereno (1957-), Amerikalı paleontolog.ポール・セレノ(セリーノ、Paul Sereno、1957 - ) - アメリカ合衆国の古生物学者。
Buna karşın model teorisinin doğası anlambilimseldir.この場合、領域理論の性質によってシステムの意味を与える。
Çin’de bulunmasına karşın Çince konuşamamaktadır.国籍は中国だが、中国語は話せない。
Portekiz'de doğmasına karşın bütün eğitimini İspanya'da almıştır.日本で育ち、教育もすべて日本で受ける。
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.車両は大きな損傷を受けたが、後に再生された。
Höyükle ilgili olarak çok sayıda yayın yapılmış olmasına karşın fazla ayrıntı yoktur.膨大な作品数にもかかわらず、出版された量は少ない。
Buna karşın, hiçbir oyuncu başka bir oyuncuyla ikiden fazla karşılaşma yapamaz.どのプレイヤーも同じ相手と二度対戦することはない。
Buna karşın bazı sığınaklar planları doğrultusunda yıllar sonra açılır.これにより数年間は配備計画が先延ばしとなる予定であった。
Buna karşın Polonya-Sovyet Savaşı gerçekleşti ve 1921 Riga Antlaşması imzalanana kadar devam etti.ポーランド・ソビエト戦争は特に激しい戦闘が行われ、1921年のリガ平和条約によって戦争が終結した。
Buna karşın toplam yüz ölçümünün yalnızca %1 kadarı karadır.単位は%であるが、上限は少なくとも億単位。
Olaylar farklı zaman ve mekanda olmasına karşın birbiriyle ilişkilidir.合体時と分離時で攻撃が異なる。
Konu ve oynanış yetersiz olmasına karşın hayranlar tarafından sevilerek oynanmıştır.現役時代はプレー以外でもパフォーマンスでファンを沸かせた。
Atama sözü verilmesine karşın atanmadı.ただし、秀頼からは誓詞を提出させていない。
Buna karşın SİC:B tip I süperiletkendir.そのため、Bホルダーは、取り外しやすいチューブトップタイプになっている。
1955 yılında bir kalp krizi ve 1956 yılında bir bağırsak ameliyatı geçirmesine karşın kısa sürede toparlandı.1955年、アイゼンハワーは重篤な心筋梗塞を味わい、1956年早々には回腸炎の手術も受けた。
Buna karşın, "Crazy Little Thing Called Love" şarkısında sadece birkaç akor vardır.而《Crazy Little Thing Called Love》则只用了几个和弦。
Ancak bu yürekli gösteriye karşın gerçekte Kızılordu'nun durumu oldukça tehlikeli bir durumdadır.但是,雖然有如此勇敢的表現,紅軍實際上卻處於極其不利的地位。
Hithlum soğuk ve yağmurlu, buna karşın çok verimli bir araziydi.希斯隆氣候寒冷和多雨,同時亦是十分肥沃。
Buna karşın şirket uzun yaşamadı ve 1 yıl sonra çöktü.但聯盟不久就債台高築,最終只撐了一年。
Buna karşın mevzilerin sıkıca tutulması emri verildi.“我们已经仔细检查了事件的顺序。
Pike’in eski sevgilisi olmasına karşın Simon Woods, Jane’nin filmdeki aşığı Bay Bingley rolüne seçildi.派克的前男友西蒙·伍兹(Simon Woods)获选出演珍妮的恋人彬格莱先生。
Buna karşın nöronlar genellikle beyindeki en önemli hücreler olarak ele alınmaktalardır.神经元常常被看作脑中最重要的细胞。
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.儘管司法委員會對此法案持負面態度,政府還是於2004年10月1日在眾議院提出法案。
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.較低估的歐特雲半徑則不會超過50,000AU。
Her şeye karşın futbolu sayesinde Real Madrid'e transfer oldu.無論如何我都想把他帶到皇家馬德里去。
Ancak başkent olmasına karşın nüfusu sadece 160,000'dir.人口位居全國之末的是黔中道,僅16萬。
Birliğin dağılmasına karşın Mısır, Birleşik Arap Cumhuriyeti adını 2 Eylül 1971'e değin korudu.埃及保留该国号至1971年9月2日更名为阿拉伯埃及共和国为止。
Buna karşın, İsviçre'ye kendisini korumaya yönelik bir ordu bulundurma hakkı da tanınmıştır.聯邦委員可以徵用瑞士軍隊組成的安全小組,以保護自身安全。
1972 yılında gözaltı süresi 24 saat olmasına karşın 15 gün gözaltında tutuldu.在被捕之前,他藏匿了24个星期。
Buna karşın başlarda hava savunma görevi üstlendiler.从此,开始空军作战生涯。
Bart'ın şöhretine karşın, Cartwright halk arasında pek tanınmış değildir.尽管巴特十分出名,但卡特赖特很少被人在公共场所认出来。
Buna karşın meyvenin tadı türünden türüne değişimde gösterebilmektedir.从他的某些作品中,可以看到《花间集》的风味。
Buna karşın, Quito'nun dışındaki Lloa köyünden ulaşılan Guagua Pichincha'a tırmanış tamamen güvenlidir.Wawa Pichincha通常从基多以外的Lloa村进入。
Ülkenin çok büyük ekonomik sorunlarına karşın 1996'da yapılan 32. Satranç Olimpiyatı Erivan'da sunuldu.尽管亚美尼亚的经济形势严峻,埃尔温仍于1996年主办了第32届国际象棋奥林匹克。
Ama bu tutumlarına karşın daha sonraları üyeleri çok ünlü olacaktır.其后累世皆为诸生,至大櫆益有名。
Görme engeline karşın ailesinin de desteğiyle Braille, okula okuma ve yazması isteninceye kadar devam etti.布莱叶虽已残疾,但仍在父母的支持下坚持上学,被得到附近教堂一位神父的支持,令直到他能够读和写。
Buna karşın, kabul edilebilirliği dünyada değişkenlik gösterir.但是我们可以让这个世界的差异安全地存在。
Vali: Her şeye karşın yol trafiğe açılmalıdır.不管坐什麼交通工具都會頭暈。
Buna karşın manyetit gibi minerallerin sürtünmeye ihtiyacı yoktu.再者,他不需要像法蘭西斯式水輪機一樣必須要有完全氣密的水輪機蝸殼。
1958'de zatürre ve takiben karsinomatozis ve yumurtalık kanserinden hayatını kaybetmiştir.1958年,富蘭克林因支氣管肺炎及卵巢癌逝世。
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.對照過來,月食發生在满月,當地球介於太陽和月球中間。
Olaylardaki karmaşıklığa karşın, bizim isteklerimiz çok yalın.虽渊衷之素定,在愚虑之实深。
Ben bunu benimsedim ve işte karşınızda The Fame.我合有志兮,復興劉氏。
Çevresindeki adaların kurak olmasına karşın Nakşa'da tarım için yeterli su bulunur.即使在沙漠,周圍的空氣至少含有一些水。
Başlangıçta adı Queenstown olmasına karşın kısa süre sonra Victoria olarak bilinmeye başlandı.당초에는 퀸스타운(Queenstown)으로 불렸지만, 곧 빅토리아 시티라는 이름으로 알려지게 되었다.
Tüm bunlara karşın Moskova Savunması, Mihver kuvvetlerin istilasına karşı direnmenin bir sembolü oldu.그럼에도 불구하고 모스크바 사수는 추축군 침략자에 대한 소련군 저항의 상징으로 자리매김하게 되었다.
Buna karşın şirket değişik ticaret alanlarına girdi.그러나 이 회사는 다양한 종류의 무역을 시작했다.
Buna karşın, Süleyman onlara sevgiyle bağlandı.그러나 솔로몬은 이 여자들과 사랑에 빠졌습니다.
Artan saldırılarına karşın Kurucu Meclis seçimleri önceden belirlendiği gibi Haziran 1977’de yapıldı.폭력 사태에도 하원 선거는 1977년 6월 예정대로 치러졌다.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.너무 높은 산은 없다.
Buna karşın sertlikleri kalay kaplamaya göre %5-10 oranında daha düşüktür.반면 천연가스의 연소에서 발생하는 기체는 5~10%정도로 더 낮다.
Sağlık ve görme problemlerine karşın 1760’lara kadar beste yapmaya devam etmiştir.그는 건강이 회복되자 1728년(영조 4)부터 다시 활발한 연구와 저술활동에 들어갔다.
(Bu görüşe karşın, başarısızlık nedenini saldırının geç yapılması olarak gören askeri uzmanlarda vardır.(그러나, 이 결과는 증거로 불충분하다는 연구자들의 회의적인 태도에 부딪혔다.)
Resmî olarak evlat edinmemelerine karşın Poe gençlik dönemine kadar onlarla birlikte kaldı.앨런 부부는 포를 정식으로 입양하지는 않았으나, 포는 청소년이 될 때까지 그들과 함께 살았다.

İlgili Sayfalar