karşın ile cümle

karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ekloga, aile ve miras hukukuna ağırlık vermiş olmasına karşın eşya hukuku yönünde oldukça eksiktir.At tage hensyn til hudfarve, religion og familietilhørsforhold vil dog i langt de fleste sager være usagligt.
Görme engeline karşın ailesinin de desteğiyle Braille, okula okuma ve yazması isteninceye kadar devam etti.Trods sit handicap fortsatte han med at gå i skole indtil han skulle lære at læse og skrive.
Buna karşın bizim gördüğümüz kısım olan asıl saç rengi ise bir fenotiptir.Den farve, der i den yderste cirkel står overfor, er kontrastfarven.
Şarkının ayrıca bu başarılara karşın bir müzik videosu yoktur.Sangen har ingen tilhørende musikvideo.
Acımasız olmalarına karşın, bu işi o kişinin ve herkesin hayrı için yapmaktadırlar.Hvis man gør det alligevel, er det en skamfuld affære, ikke bare for den pågældende, men for hele familien.
Kuyular yaygın olmasına karşın kaynak suları en çok tercih edilenlerdi.Selv om brønner var utbredt, var kildevann mest foretrukket.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.Til tross for en kort opptur i 1838, fortsatte tilbakegangen i omtrent sju år.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Fjellene er ikke veldig høye.
Karsının adı Arıl Hatun'dur.Betydninga av navnet Dønna (Dynja) er omstridt.
Kulüp 1908'de kurulmasına karşın, ilk kupasını II. Dünya Savaşı sonrası 1947 yılında kazanmıştır.Til tross for at klubben ble stiftet tilbake i 1908 vant den sin første trofé først etter andre verdenskrig.
Hithlum soğuk ve yağmurlu, buna karşın çok verimli bir araziydi.Hithlum var svært kaldt og regnfylt, men ganske fruktbart.
Buna karşın siyasi sorunlar devam etti.Men den politiske uroen fortsatte.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Til tross for erklæringen, giftet Claudius seg atter en gang.
Alman gümüşü adına karşın gümüş içermemekte olup adını görünüşü gümüşe oldukça benzediği için almıştır.Nysølv inneholder ikke sølv, men har fått navnet sitt fordi det ligner på sølv.
Çarlık Ordusu'ndan gelmiş olmasına karşın Stalin ona güvenir ve saygı duyardı.På tross av sin bakgrunn som offiser under tsaren vant Sjaposjnikov Stalins respekt og tillit.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Skipet ble påført betydelige skader, men ble reparert.
İşçi sınıfı, yoğunluğuna karşın ekonomik ve siyasal haklardan mahrumdu.Staten hadde klassekarakter – styrt av økonomiske og sosiale interesser.
Buna karşın, karanlık maddenin neden yapıldığı ile ilgili birçok teori vardır.Det er mange teorier om hvorfor statuene ble laget.
Buna karşın 12. yüzyılda sayıları hızla artmıştır.På 2000-tallet har imidlertid antallet igjen økt.
İlk başta her şey normal gözükmesine karşın bir müddet sonra olaylar başlar.I starten er alt bare bra, men det er bare i starten...
Bu takviyelere karşın 19. Ordu taarruzu başarılı olamadı.Plan XIV regnet dermed ikke med disse styrkene.
Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de işitme engellileri göz ardı etmedi.Så langt kjent omtalte hun heller aldri sine krigsopplevelser overfor familiemedlemmer eller venner.
Bu gerçeğe karşın Rus Kafkas güçleri halen üstün durumdaydı.Men igjen var det iranske forsvaret for sterk.
Dâhi olmasına karşın, oldukça tuhaf görünür, hatta biraz da delidir.Nebbet er dessuten svært følsomt og til en viss grad bøyelig.
Buna karşın kara tüylü erkekler mavi taç yaprakları taşır.Vi ungpionerer bærer med stolthet det blå halstørklet vårt.
Zira az bakıma ihtiyaç duyar ve buna karşın 100 yıldan fazla yaşayabilir.Olmer kan bli gamle, minst 60 år og kanskje over 100 år.
Cosplayerliği meslek olarak yapanlar olmasına karşın hobi olarak yapan insanlar da vardır.I tillegg finnes de som har knivmakeri som hobby.
Bunlara karşın dava hiç yargıevine kadar gelmemiştir.Til sist havnet saken aldri i retten.
Buna karşın sonraki reformcular bu öğretiden uzaklaştılar.Unitaristene avvek likevel fra deres lære.
VMA'lere karşın, ödüllerinin çoğuna, izleyiciler tarafından oy veriliyor.I motsetning til det amerikanske søstershowet er flesteparten av prisene stemt frem av seerne.
Tüm bunlara karşın film, onu diğer Cadılar Bayramı filmlerinden ayıran bir izleyici kitlesine de sahiptir.I tillegg til dette må filmen være en komedie med en type humor som kan minne om andre Frat Pack filmer.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Perjanjian ini masih mengizinkan percobaan nuklir bawah tanah.
Fransızlar buna karşın Arras'ı tutmayı başarmışlardır.Prancis hanya mampu bertahan di Arras.
Buna karşın, Rus devleti Ekim Devrimi gerçekleşene kadar bölgede tam düzeni sağlayamadı.Namun, aparat Rusia tidak mampu mengembalikan ketertiban umum hingga meletusnya Revolusi Oktober.
Kızının hayatını kurtarmış olmasına karşın Jack'i küçümser.Dia menghina Jack, meskipun Jack telah menyelamatkan nyawa putrinya.
Afrika fillerinin 21 çift kaburgasına karşın Asya filleri 19 ilâ 20 çift kaburgaya sahiptir.Gajah afrika memiliki 21 pasang rusuk, sementara gajah asia memiliki 19 atau 20 pasang.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.Saya sangat menyukai album ini.
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.Perkiraan bawah radius Awan Oort, di sisi lain, tidak lebih besar dari 50.000 SA.
Buna karşın sinyal reseptörlerinin hepsi hücre zarında değildir.Bagaimanapun juga, tidak semua alamat surel cocok dengan fasilitas penyimpanan.
Buna karşın yaklaşık 900 milyon kişinin temiz suya erişimi yok.Sementara itu 100 juta rakyat Indonesia tidak memiliki akses air bersih.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.Ikan bisa sampai 16 kali lebih mahal, dan juga mahal bahkan pada masyarakat pesisir.
Buna karşın KOAH sebepli işlev kaybıyla yaşanan yıl sayısı arttı.Namun, jumlah keseluruhan tahun hidup dengan kecacatan dari COPD meningkat.
Bu yenilgiye karşın ayaklanma yine de yayılma göstermiştir.Meskipun mengalami kegagalan, pemberontakan terus menyebar.
1997'de Solaris'in Intel Itanium'a bir portunun duyurusu yapılmasına karşın asla pazara sürülmedi.Solaris untuk Intel Itanium diumumkan pada tahun 1997 tetapi tidak pernah muncul di pasar.
Zidane'ın son maçı olmasına karşın Zinédine Zidane'ı kızdırmıştır.Pada kejuaraan ini antara lain Zinedine Zidane juga ikut serta.
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.Sebaliknya, gerhana bulan terjadi saat bulan purnama, ketika Bumi berada di antara Matahari dan Bulan.
Buna karşın, "Crazy Little Thing Called Love" şarkısında sadece birkaç akor vardır."Crazy Little Thing Called Love", di sisi lain, hanya berisi beberapa akord.
Buna karşın bazı başka organizmalar her durumda insanda hastalık yaparlar.Organisme ini harus selalu hadir dalam setiap kasus penyakit.
Buna karşın Almanlar wolfpack (Kurt Kapanı) denilen bir taktik geliştirmişlerdi.Jerman juga mengembangkan alat serupa dengan nama “Düppel”.
Buna karşın şirket uzun yaşamadı ve 1 yıl sonra çöktü.Pemerintahannya tidak berlangsung lama dan ia tewas terbunuh setahun kemudian.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Rupanya dengan alasan ini, Elkana menikah kembali.
Fakat alınan karara karşın sadece 4 bölüm yayınlanmıştır.Menjelang ajalnya, hanya dua yang telah diterbitkan.
Buna karşın reel sayıların kümesi sayılamaz bir kümedir.Misalkan { an } adalah suatu deret bilangan real.
Gyps cinsi içerisindeki en küçük tür olmasına karşın yine de çok iri bir kuştur.Badak ini adalah badak terkecil, meskipun masih tergolong hewan mamalia yang besar.
Ancak dört ay geçmesine karşın, hazırlıklı bir savunmanın karşısında sonuç elde edemediler.Lebih dari enam bulan kemudian, dia masih belum berhasil menemukan pekerjaan.
Buna karşın çöle doğru yola çıkarlar ve ilerledikçe bitki yaşamına rastlarlar.Namun demikian, mereka akan menggali sumur sedalam mungkin sampai kemudian menemukan sumber air.
"Şarkıcı, oyuncu ve meczup karşınızda Can Bonomo"."Pedangdut dan Artis Lawas Dukung Prabowo-Sandi".
Buna karşın, iyi kurutulmamış hazır kahve kolaylıkla bozulabilmektedir.Oleh karena itu, bukanlah hal yang mudah untuk menyajikan kopi yang baik.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Pesawat ini kemudian diperbaiki lalu kembali ke pelayanan .
Buna karşın antlaşmaların yapılış biçimleri neredeyse aynı kalmıştır.Betapa pun juga, konvensinya tetap sama.

İlgili Sayfalar