karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
X-men grubunun kaybetmesine karşın, hayat devam eder.Az X-Menek veszteségei ellenére az élet megy tovább.
VMA'lere karşın, ödüllerinin çoğuna, izleyiciler tarafından oy veriliyor.A VMA-vel ellentétben a legtöbb díj a nézők szavazata alapján dől el.
Ayrıca sivil bir ödül olmasına karşın askeri personele de verilmekte ve üniforma üzerine takılabilmektedir.Bár a díj polgári, katonai személyek is megkaphatják és jelvényét a katonai uniformisukon is viselhetik.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Azonban a progresszív metal , mint önálló műfaj az 1980-as évek közepéig nem alakult ki.
Bu birleşmeye karşın bölgesel özelliklerini hala korumaktadır.Noha formailag az ország egységét hivatott fenntartani.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Ne közeledj senkihez szexuálisan, hacsak nem kapsz erre jelzést.
Çikatilo, sorulan sorulara karşın başka konulara saptı.Torrente tudtán kívül piszkos ügyekbe keveredik.
Buna karşın, açık alanda bir tankı gizlemek çok zordur.Ennek köszönhetően zsombékosban elbújt bíbicfiókát igen nehéz fölfedezni.
Ölümcül Oyuncaklar: Kemikler Şehri $60 milyon yapım bütçesine karşın $90,565,421 kazanç elde etti.Az A végzet ereklyéi: Csontváros 90 565 421 dolláros bevételt hozott, 60 millió dolláros költségvetéssel.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.Nem szeretem az albumokat.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Csakhogy ez ellenkezett az európai diplomáciai érdekekkel.
Sözlük, bir etimoloji sözlüğü olmamasına karşın sözcüklerin etimolojik açıklamaları da içermektedir.Az íráskép etimológiája mellett magának a szónak is megvan az etimológiája.
Kısa ömürlü olmasına karşın Belçika Birleşik Devletleri'nin uzun süre devam edecek etkileri oldu.Bár csak rövid ideig létezett, az Belga Egyesült Államoknak mégis jelentős hatása és öröksége volt.
Buna karşın roketatarla uzun mesafeli atışlar için, tecrübe gereklidir.Ehhez azonban nagyon magas kioldási magasság vagy rakétameghajtás szükségeltetett.
Kızının hayatını kurtarmış olmasına karşın Jack'i küçümser.Jackkel szemben igen ellenséges, noha a fiú megmentette a lánya életét.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.A meghalt karakterek nem vesztenek semmit el.
BMW'nin çekilmesine karşın takımın adı Sauber olarak kaldı.Bár a BMW Sauber teljes egészében gyári csapat, nevében megtartották az utalást a jogelőd alapítójának nevére.
Bu işlem hareket edilmesini sağlar ancak oldukça güçlü bir sistem olmasına karşın çok yavaştır.Nagyon pontos eredményt érhetünk el vele, viszont maga a módszer meglehetősen lassú.
Buna karşın ceza yargılamalarında davalı tabiri kullanılmaz.Nem meglepő, hogy a kártérítési perekben nem fogadták el a bírók bizonyítékként.
Buna karşın gemide hiçbir mücadele izi yoktu.A hajón nem volt nyomkövető sem.
Buna karşın şirket uzun yaşamadı ve 1 yıl sonra çöktü.A vállalkozás nem volt túl sikeres, egy hónap után bezárt.
Ve yine buna karşın tekli Meksika'da 4 farklı formatta sayısal dağıtım ile piyasaya sürüldü.Ennek ellenére a kislemez digitálisan letölthető formában megjelent Mexikóban, négy különböző formátumban.
Çoğu ülkelere karşın bazı ülkelerde çocuk cezaları olmayabilir.Néhány országot kivéve kiskorúakat nem lehet életfogytiglanra ítélni.
19. yüzyılda mihrapları daralmaya başlamış, buna karşın suları genişlemiştir.A 19. században végezték el a vizeinek rendezését, addig gyakoriak voltak az árvizek.
Malathion IARC tarafından muhtemel karsinojen (grup 2A) olarak sınıflandırılmıştır.A klórfenoxi gyomirtókat az IARC 2B, lehetséges rákkeltőként osztályozza.
Fransızlar buna karşın Arras'ı tutmayı başarmışlardır.A franciák megtarthatták Savoyát.
Aerodinamiklerinde iyi olmamasına karşın başarılı bir avcı uçağıydı.Műrepülő tudásának köszönhetően sikeres vadászként szolgálta hazáját.
Buna karşın çift sayıda fermiyon içeren bir sistemse bir bozondur.Egy kvantumállapotban akárhány bozon lehet.
Buna karşın reel sayıların kümesi sayılamaz bir kümedir.Legyen {\displaystyle } a valós számok egy zárt intervalluma.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.Negatiivisesta raportista huolimatta hallitus esitteli lakiehdotuksen edustajainhuoneelle 1. lokakuuta 2004.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.Jos tunnet itsesi mutta et vihollista, jokaista voittoa kohden kärsit tappion.
Kendisiyle aynı araçta bulunan Teksas Valisi John Connally, ağır yaralanmasına karşın kurtarıldı.Samassa autossa matkustanut Texasin kuvernööri John Connally haavoittui vaikeasti, mutta selvisi hengissä.
Bar fahişelik için kullanılmamasına karşın uyuşturucu satışları ve diğer "nakdi işlemler" yer alırdı.Vaikka baaria ei käytettykään prostituutioon, huumemyyntiä ja muita ”rahanliikkeitä” tapahtui.
Silahın oldukça ağır ve namlusunun kolayca fark edilebilmesine karşın üretimi kolay ve ucuzdu.Vaikka se oli raskas ja sen suuliekki oli helppo havaita, se oli halpa ja helppo valmistaa.
Buna karşın mahallenin ekonomisine faydası yoktur.Taloudellisesti siirtokunnasta ei kuitenkaan tullut kannattava.
Buna karşın gemide hiçbir mücadele izi yoktu.Tässä tehtävässä ei aluksella ollut taistelutoimintaa.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.Sitä vastoin kadotukseen joutuvat eivät käy kiirastulessa.
Buna karşın 64 bitlik Windows'ta 16 bitlik Windows yazılımları çalışamamaktadır.Windows Vistassa 16-bittiset ohjelmat eivät kuitenkaan enää toimi.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.Kaikki ei ole hyvin Yhdysvaltain suhteissamme.
Tüm bunlara karşın, yaşam süresinde bir kısalma beklenmez.Sairauden ei kuitenkaan katsota lyhentävän odotettavissa olevaa elinaikaa.
Buna karşın siyasi sorunlar devam etti.Sisäpoliittiset levottomuudet ovat kuitenkin jatkuneet.
BMW'nin çekilmesine karşın takımın adı Sauber olarak kaldı.Talli jatkoi silti BMW Sauberin nimellä.
Her şeye karşın daha büyük olan oydu.Täysikasvuisena se olisi ollut vielä suurempi.
Bu mağlubiyete karşın Roland Garros'ta ilk kez çeyrek final görmüş oldu.Nadal valloitti Roland Garros´n nyt jo viidennen kerran.
Buna karşın araştırmacıların ilgisini ancak son yıllarda kazanmaya başlamıştır.Ekologian alkuperä on kuitenkin alkanut kiinnostaa tiedettä vasta viime vuosina.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Hän tuntee silti Argentiinassa syntyneenä itsensä argentiinalaiseksi.
Çok iyi mekanik dayanıklılığa sahip olmasına karşın hafif olan bir malzemedir.Sillä saavutetaan kuitenkin erittäin hyvä mekaaninen kestävyys.
Buna karşın İsviçre'nin bu savaşta tarafsız kalmadığı da ileri sürüldü.Virallisesti Ruotsi pysyi kuitenkin puolueettomana.
Ancak ilerleyen günlere karşın istenilen sonuçlar bir türlü alınamadı.Toiveista huolimatta keskustelut eivät tuottaneet toivottua lopputulosta.
Buna karşın kardeşleri Phobetor hayvan unsurundan ve Phantasos da cansız objelerden sorumludur.Hänen veljensä Fobetor luo unien eläimet ja Fantasos elottomat objektit.
Üzücü olmasına karşın bir teselli hissi de uyandırır.Surullinen tarina on kuitenkin samalla lohdullinen.
Çikatilo, sorulan sorulara karşın başka konulara saptı.Hurmostilassaan Pythia lausui vastaukset hänelle esitettyihin kysymyksiin.
Buna karşın yaşayanların %8,6'sı 65 yaş üzeridir.16,05 % oli alle kuusivuotiaita.
Kurtarma ve yardım kaptanın açık ve makul direnmesine karşın yapılmış olmamalıdır.Tuomio tulisi, mutta pelastettu, puhdistettu ja uskollinen jäännös tulisi selviämään.
Aslında 3'e 3 oynanan bir harita olmasına karşın, 5'e 5 oynanıyor.Peliä voi pelata 3-5 pelaajalla, mutta parhaimmillaan se on 5 pelaajalla.
Bu arada mürettebat arasında dizanteri belirtileri görülmeye başlansa da buna karşın görevine devam etti.Aluksen konehuoneen ollessa pätsi sen miehistö jatkoi kuitenkin työtään.
Buna karşın protokolde devlet başkanı ve parlamento başkanından sonra üçüncü sırada yer alır.Pääministeri on protokollan mukaan kolmantena, presidentin ja parlamentin puhemiehen jälkeen.
Anlaşıldığı üzere başka bir türün ozanı olmasına karşın Homeros'un etkisi altındadır.Vaikka se muistuttaa ulkoisesti enemmän paariakoiraa, se on sukua mm. tosalle.
Buna karşın Kiev'i geri aldı, Dinyeper hattını kesti ve 4. Panzer Ordusu'na ağır kayıplar verdirdi.Oikea siipi piti kuitenkin puolensa ja aiheutti Andien armeijalle suuret tappiot.
Buna karşın KOAH sebepli işlev kaybıyla yaşanan yıl sayısı arttı.Näinä vuosina Cokaton lestadiolaisten määrä kasvoi Calumetin määrää suuremmaksi.