karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Pilot olmasına karşın, yaşı çok küçüktür (20li yaşlarında).Je skoro stejně starý jako Michael (méně než 40 let).
Çizimleri, bazı detaylardaki yanlışlıklara karşın son derece nettir.Příčiny jejich úmrtí byly v některých případech poněkud záhadné.
Kurtuluş Savaşı sırasında tüm güçlüklere karşın gazeteyi çıkarmayı sürdürdü.V letech okupace ho i přes riziko perzekuce všemožně podporovala.
Buna karşın reel sayıların kümesi sayılamaz bir kümedir.Z toho plyne, že množina reálných čísel není spočetná.
Buna karşın, hemen hemen tüm risklerde kümül oluşabilir.Pravděpodobně však za vším stála pouhá závist.
Buna karşın, hiçbir oyuncu başka bir oyuncuyla ikiden fazla karşılaşma yapamaz.Žádný hráč nehraje dvakrát se stejným hráčem.
Tüm bunlara karşın kulüp 10 yıl boyunca ekonomik ilerlemeler kaydetti.Finančně tyto problémy ovlivnily klub na více než deset let.
Buna karşın devlet sübvansiyonları sınırlı miktardadır.Protekce na státní úrovni je limitovaná.
Adaletsizlik, adaletin olmama veya karşında olma durumunu ifade eder.Bezpráví je označení pro křivdu, nespravedlnost nebo příkoří.
Buna karşın Almanlar wolfpack (Kurt Kapanı) denilen bir taktik geliştirmişlerdi.Angličané k eliminaci Bradmana vymysleli speciální taktiku zvanou „bodyline“.
Oyuncu, piyaniste "Minik" diye hitap eder ve onu sahneye "Ve karşınızda Minik!" diyerek çağırır.Dělníci ho vyzývají: „Co s námi ještě na jevišti!
Fransa'da doğmasına karşın, Kanté kökenleri sayesinde Mali'yi seçti.Jelikož se narodil ve Francii, mohl tuto zemi reprezentovat, ale vybral si Mali.
Kısa süre sonra Lucas'ın annesini bulmasına karşın, annesinin bacağındaki yarası hayati seviyeye gelmiştir.Když se později vrátila domů Lucasova nevlastní sestra, nalezla Lucasovu matku v kaluži krve, ale ještě živou.
Buna karşın narkoleptik kişiler doğrudan REM uykusuna dalar.Během narkolepsie dochází k rychlé aktivaci REM spánku přímo z bdělosti.
Turbojetler çok yüksek hız sağlamalarına karşın gürültülüdürler ve çok fazla yakıt tüketirler.Ačkoli let byl poměrně úspěšný, náporové motory byly hlučné a spotřebovávaly velké množství paliva.
Bu mağlubiyete karşın Roland Garros'ta ilk kez çeyrek final görmüş oldu.Premiérově tak pronikla do čtvrtfinále Roland Garros.
Çarlık Ordusu'ndan gelmiş olmasına karşın Stalin ona güvenir ve saygı duyardı.Jeden z důvodů byl také ten, že Stalin maršála respektoval a obdivoval.
Doğuştan gelen bir maharet olmasına karşın büyü çalışma ve eğitimle edinilebilir.Pokud se jim prsten přizpůsobí, mohou se stát zasvěcenými a studovat magii.
Bu fikrin pek çok çeşitli uygulaması olmasına karşın, en güzel örneği İnternet üzerindeki Web sayfalarıdır.Formulář má sice více částí, ale technicky je to jediná webová stránka.
Pilot, Fransız pasaportu taşımasına karşın Belçika lisansıyla yarışmaya başlamıştır.Jezdil s belgickou superlicencí s francouzským pasem.
Buna karşın, tek cevap değildir.Odpověď není pouze jedna správná.
Bir yıl sonra serinin ikinci filmi Harry Potter ve Sırlar Odası ile tekrar kamera karşına geçti.Naposledy se před kamerou objevil v r. 2002 ve filmu Harry Potter a Tajemná komnata.
Bu duygu insanın karşındaki kişiyi sevmemesinden de kaynaklanır.Proto se také domnívá, že je u lidu neoblíbena.
Bu plan General Jukov'un itirazına karşın onaylandı.Acest plan a fost acceptat în ciuda obiecțiunilor lui Jukov.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.În ciuda acestui raport negativ, guvernul a trimis legea propusă Congresului Deputaților la 1 octombrie 2004.
Kızının hayatını kurtarmış olmasına karşın Jack'i küçümser.Îl disprețuiește pe Jack, chiar dacă i-a salvat viața fiicei ei.
Buna karşın, açık alanda bir tankı gizlemek çok zordur.În zonele deschise este foarte dificil să se ascundă un tanc.
Husçuların ileri gelenlerinin çoğunun kenti terketmelerine karşın, Prag'daki karışıklıklar devam etti.În ciuda plecării din oraș a multor husiți de frunte, tulburările din Praga nu au încetat.
Afrika fillerinin 21 çift kaburgasına karşın Asya filleri 19 ilâ 20 çift kaburgaya sahiptir.Elefanții africani au 21 de perechi de coaste, în timp ce elefanții asiatici au 19 sau 20 de perechi.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Totuși, metalul progresiv nu s-a dezvoltat într-un gen de sine stătător până la mijlocul anilor '80.
Buna karşın 78 tane bombardıman uçağı vardı.Dintre acestea, 78 erau avioane de vânătoare.
Naftalinin renksiz olmasına karşın, azulen koyu mavi bir renge sahiptir.În timp ce naftalina este incoloră, azulena are o culoare specifică albastră.
Genç yaşlarda görülebilmesine karşın, ileri yaş gruplarında bu risk artar.Totuși, în cazul persoanelor mai în vârstă, acestea par să scadă riscul.
Çoğu litotrofik organizma otortorfiktir, buna karşın organotrofik organzmalar heterotrofiktir.Majoritatea organismelor litotofe sunt autotrofe, iar majoritatea organismelor organotrofe sunt heterotrofe.
Her iki müze de aynı enstitüden beslenmelerine karşın Çin İç Savaşı'ndan sonra tamamen ayrı düşmüşlerdir.Ambele muzee se trag din aceeași instituție, care s-a divizat după Război Civil Chinez.
Buna karşın zorunlu anaeroblar oksijen varlığında ölürler.Un organism obligatoriu anaerob moare în prezența oxigenului.
Buna karşın Atinalılar'ı ikna etmiştir.Rămânea acum pedepsirea atenienilor.
Bu ifadelere karşın o günkü toplantıda bu konu üzerinde bir görüşme açılmamıştır.Dați-mi voie însă de la început să vă spun că această întrunire nu a fost convocată într-un astfel de scop.
Lüksemburg laik bir devlet olmasına karşın, devlet bazı inançları resmî olarak tanır.Luxemburgul este un stat secular(d), dar statul recunoaște anumite religii ca fiind oficial aprobate.
Yolu oldukça dik olmasına karşın asfaltlanmıştır.Pînă la Lopătari drumul este asfaltat.
Gücünün az olmasına karşın, sıcakkanlı, akıllı ve belagatliydi.Cu toate că avea o putere mică, era inteligent, prietenos și elocvent.
Buna karşın reel sayıların kümesi sayılamaz bir kümedir.Cu alte cuvinte, numerele reale nu sunt numărabile.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Comparația prezintă însă unele limitări.
Buna karşın antlaşmaların yapılış biçimleri neredeyse aynı kalmıştır.Performațele atinse rămân însă aceleași.
Normal konuşma sesi bariton aralığında olmasına karşın şarkı söylerkenki sesi tenor idi.Deși vorbea pe tonalități de bariton, el cânta majoritatea melodiilor ca tenor.
Buna karşın yaklaşık 900 milyon kişinin temiz suya erişimi yok.Aproximativ 50 de milioane de oameni nu au electricitate.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Trebuie să mai fii atent ca nimeni să nu te urmărească, atunci când introduci parola.
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.Estimările mai mici pentru raza norului lui Oort, ca contrast, nu-l pun mai departe de 50.000 UA.
Buna karşın sanal gerçeklikte ise gerçek dünya yerine tasarlanıp canlandırılmış bir dünya vardır.Prin contrast, realitatea virtuală înlocuiește lumea reală, cu una simulată.
Bryansk yakınlarında, şiddetli Alman direnişine karşın Sovyet orduları yönünden işler aynı derecede iyi gitti.Lângă Briansk lucrurile mergeau bine pentru sovietici, în ciuda rezistenței germane.
Buna karşın San Jose, bölgenin en fazla nüfusa sahip şehridir.San Nicola este locul unde majoritatea populației locuiește.
DeMaio alkole çok düşkün olmasına karşın sigara kullanmaz.În ciuda faptului că fumează, Angus este abstinent în privința alcoolului.
BMW'nin çekilmesine karşın takımın adı Sauber olarak kaldı.În ciuda diversității evoluției sale, numele de kufic a rămas neschimbat.
Buna karşın, Ekim 1961 rapor edilmektedir. Kızı ile bir söyleşiO Poveste ca-n Basme, 1960, Un prinț candidat la mâna prințesei.
Buna karşın sonraki reformcular bu öğretiden uzaklaştılar.Mai târziu, colecțiile au fost cedate școlii reformate.
Köyde hayvancılık yapılmasına karşın köy ekonomisinde etkin bir yeri yoktur.Fără extinderea fermei nu-ți poate crește nici satul.
Ekrem'in ailesinin duraklamasına karşın Ekrem evlenme isteğini yineler.În ciuda protestelor familiei, Eliot se căsătorește cu ea.
Ama tekrarlanan aramalara karşın bir şey bulunamadı.Deși au fost făcute mai multe percheziții nu a fost găsit.
Buna karşın, formik asitin buharlaşma entropisi negatif sapma gösterir.Desigur, printre trihalidele de azot are o entalpie negativă de formare.
Yoğun salıdırılara karşın Yeltsin karşıtları televizyon binasını ele geçiremezler.S-au păstrat, totuși, jurii de rezervă, în eventualitatea eșuării televotului.