karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna karşın bazı sığınaklar planları doğrultusunda yıllar sonra açılır.Binnen enkele jaren na de sloop is de Gasthuisstraat aangelegd.
Klor böyle bir karsinojendir.Skyla is een Karminiron.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Ook in dat geval komt hij echter zonder twijfel uit een Spaanse familie.
Buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti.Maar ondanks het sportieve succes, doken er ook problemen op.
Buna karşın, bazı özel kraliyet odaları hala bu özel muhafızlarca korunmaktadır.Dit is echter een afzonderlijk korps van koninklijke lijfwachten.
İsveççe İsveç'te en çok konuşulan dil olmasına karşın ülkede resmi dil konumunda değildir.Het is de enige in Zwitserland gesproken taal die buiten dat land nergens officieel is.
Buna karşın güney türü tipik geyik davranışları gösterir.In het Zuiden heeft Broederlijk Delen een typische manier van werken.
Aerodinamiklerinde iyi olmamasına karşın başarılı bir avcı uçağıydı.Maar toch wist hij dat hij een succesvol jachtvliegtuig kon maken.
Buna karşın Ölüm Yiyenler çok iyi bir ilerleme kaydederler.Over de doden niets dan goeds.
Buna karşın Ash ise Pikachu'sunu öne sürmüştür.Dit plan wordt echter gedwarsboomd door Ash en zijn Pikachu.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.De band met de Verenigde Staten bleef echter sterk.
Buna karşın MP1'in çizgileri korunmaktadır.Eerste toepassingen van MP3.
Bu birleşmeye karşın bölgesel özelliklerini hala korumaktadır.Hierdoor blijft het unieke karakter van deze wijk behouden.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.De begroeiing van de bergen verschilt sterk per hoogte.
Buna karşın Lüksemburg'da halen bu sistem etkindir.Tot op vandaag is dit het devies van Luxemburg.
Buna karşın bu harfleri telaffuz edenler de bulunur, ki zaten aksandan kastedilen de bu durumdur.Er zijn echter ook critici die het boek juist goed vinden zoals het is.
Arsuzi, Latince'ye karşın Arapça'nın kullanımının çok daha kolay olduğunu savunuyordu.In de Westerse Arabistiek is het de meest gebruikte regel voor het latiniseren van Arabisch.
Buna karşın, tek cevap değildir.Dit is echter niet de enige verklaring.
Buna karşın penguenler ve deniz ayıları bulunur.Verder zijn er humboldtpinguïns en zeeleeuwen.
Çok yıllık bir bitki olmasına karşın bir yıllık bitki olarak yetiştirilir.Er is ook een meerjarige plant gekweekt als eenjarige.
Basit olmasına karşın, grubun en sevilen kliplerinden birisidir.Maar diep van binnen is hij eigenlijk een van de meest zachtaardige agenten.
Buna karşın, İngiliz hava savunması 1930’ların sonlarında halen üst düzeyde değildi.Desondanks was de Canadese luchtmacht eind jaren 1930 verouderd en onderbemand.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Daarna werden de onderhandelingen overgelaten aan de Europese diplomatie.
Buna karşın, işler yine istenildiği gibi gitmedi.Maar toen gingen dingen niet meer zoals ze wilden.
Buna karşın Sovyet kuvvetleri ancak 500 bin kişilik bir kuvvettir ve 890 adet tankları vardır.Bovendien verloren de Sovjets meer dan 220 tanks en 500 stuks artillerie.
Buna karşın gemide hiçbir mücadele izi yoktu.Er werden echter geen lekken in het schip vastgesteld.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.Pomimo nieprzychylnej opinii Rady, rząd 1 października 2004 roku złożył projekt ustawy w Kongresie.
Çoğu litotrofik organizma otortorfiktir, buna karşın organotrofik organzmalar heterotrofiktir.Litotrofy w większości są autotroficzne, natomiast organotrofy – heterotroficzne.
Bunlardan bazıları kulübün sahibi olmalarına karşın, bazıları da fahri başkanlardır.Niektórzy byli właścicielami klubu, a niektórzy tylko prezesami honorowymi.
Buna karşın hiçbiri, problemi polinom zamanda çözememektedir.O samotności Nie mogę milczeć jeżeli sprawa dotyczy Polski...
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Tym niemniej pewne ograniczenia będą nieuniknione.
"Mücellâ ile Okurların Karşına Tekrar Çıkan Nazan Bekiroğlu". (yardım)"Beer (Song)" z płyty Evildoers Beware!
1972 yılında gözaltı süresi 24 saat olmasına karşın 15 gün gözaltında tutuldu.W kwietniu 2010 pacjent został poddany 24-godzinnej obserwacji.
Normal konuşma sesi bariton aralığında olmasına karşın şarkı söylerkenki sesi tenor idi.Jego naturalnym głosem był baryton, lecz śpiewał tenorem.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Uczestniczył w życiu dyplomatycznym Europy.
Buna karşın, tek cevap değildir.Nie jest to jedyne rozwiązanie.
Buna karşın tek yaptığım hep okumaktı.To jest to, co zawsze chciałam robić.
Fakat alınan karara karşın sadece 4 bölüm yayınlanmıştır.Zamiast jednego adresu odczytywane są jednocześnie cztery.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Jednak metal progresywny nie był niezależnym gatunkiem muzycznym aż do połowy lat 80.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.Góry nie są wysokie.
Kanal kullanım ücretinin yüksek olmasına karşın, günde ortalama 30 gemi kanaldan geçer.Średnia przepustowość kanału wynosi 60 statków na dobę.
Miers — Edward John Miers (?-?) karsinolog.Who is John David Carson? (ang.).
Buna karşın şu dezavantajlara sahiptir.Posiada jednak ona swoje wady.
Buna karşın NN ibaresi halen topografik haritalarda kullanılmaktadır.Nazwa Jeleń jest także stosowana na mapach topograficznych.
Uzun süre orada tutulmalarına karşın Siyah Sancak ekibi tarafından kurtarılmışlardır.Po jego ukończeniu został przeniesiony do oddziału rezerwy Floty Czarnomorskiej.
Hithlum soğuk ve yağmurlu, buna karşın çok verimli bir araziydi.Był zimną, chłodną krainą, lecz również żyzną.
Daha sonra, hamile kalamamasına karşın Shaw'ın hamile olduğu ortaya çıkar.Później skan medyczny wyjawia, że Shaw, pomimo tego, że jest bezpłodna, zaszła w ciążę.
Buna karşın Almanya ile müzakereler başarıyla sürdürüldü.Mimo to kontynuowano taktyczną współpracę z Niemcami.
PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.(PTT acentesi var olmasına karşın kullanılmadığı için yok sayılmaktadır.)Tworzenie question tags przy pomocy uniwersalnego isn't it? albo partykuły no?: He is here, no?
Malathion IARC tarafından muhtemel karsinojen (grup 2A) olarak sınıflandırılmıştır.Możliwy karcynogen dla człowieka (klasyfikacja IARC: 2B).
Bir dönemki büyük popülaritesine karşın, öldüğü zaman artık neredeyse unutulmuştu.Popularny w czasach międzywojennych, po wojnie został niemal zapomniany.
Üst düzey olanaklarına karşın C ve C++ kadar hızlı çalışan programlar üretir.Rozszerzenia te istnieją w celu ułatwienia pisania programów C++.
Buna karşın siyasi sorunlar devam etti.Później pojawiły się problemy polityczne.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Pomimo tego zespół podpisał umowę z Nuclear Blast.
Buna karşın çeşitli ilim dallarına ilgi göstermekteydi.Zajmował się różnymi dziedzinami wiedzy.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dramat: Pozostań niezłomny w ciężkich czasach.
Pussycat Dolls'a karşın grupta öne çıkan bir kişi bulunmamaktadır.Okazuje się jednak, że na Monikę wcale nikt nie czeka z otwartymi ramionami.
Bu savaşta, RAF 700 uçak kaybetmesine karşın, Luftwaffe'nin kaybı 3000 uçağı geçiyordu.Podczas wojny Amerykanie stracili 397 samolotów tego typu.
Tüm bu kayıplara karşın Cermen güçleri yitirdikleri yerleri yaz aylarında geri almayı başardılar.Dzięki temu zwycięstwu Szwedzi odzyskali wszystkie utracone latem tego roku zameczki.
Buna karşın kontrol hala Naruto'dadır.Dziewięcioogoniasty nadal jest zapieczętowany w Naruto.