karşın ile cümle

karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna karşın 1850'de tekrar kuruldu.Foi novamente reparada em 1850.
Buna karşın San Jose, bölgenin en fazla nüfusa sahip şehridir.O São João é sem dúvida o festejo mais comum na região.
Buna karşın reel sayıların kümesi sayılamaz bir kümedir.Em outras palavras, os números reais não são contáveis.
Fransa doğumlu olmasına karşın Macaristan'da büyümüş ve 20 yaşında Macaristan şampiyonu olmuştur.Benko nasceu na França mas foi criado na Hungria, tendo vencido o campeonato nacional com apenas 20 anos.
Buna karşın bazı eleştirmenler şarkının sözlerini beğenmedi.Contudo, outros críticos não gostaram das suas letras.
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi birbirlerinden ayrı kurumlar olmalarına karşın aynı bayrağı kullanırlar.O Conselho da Europa convida em seguida as outras instituições europeias a adotar a mesma bandeira.
Her şeye karşın daha büyük olan oydu.Ele foi maior do que qualquer um.
Buna karşın, her iki taraf da bir sonuca ulaşamamıştır.Mas no fim ambas as partes não chegaram a um acordo.
Buna karşın, kabul edilebilirliği dünyada değişkenlik gösterir.No entanto, eles estão surpresos com a mudança a outro lugar.
Tüm bu olaylara karşın, peygamberliğine olan inancı, düşüncelerini sürekli yaymasını sağladı.Entretanto, apesar do ódio dos inimigos da fé, sua glória permanece para sempre.
Buna karşın Grand Prix de Romeda bir başarı yakalayamamıştır.No entanto, o processo de conquista romana não foi fácil.
Hinduizm’in teist bir inanç olmasına karşın ateist bir ekole erken dönemlerde rastlanmaktadır.Por exemplo, um ateu hindu iria declarar-se como hindu, apesar de também ser, ao mesmo tempo, ateu.
1961 yılında başlamasına karşın, 1995 yılına kadar UEFA tarafından tanınmadı.Apesar de criada originalmente em 1961-62, apenas a partir de 1995 seria organizada pela UEFA.
Buna karşın kontrol hala Naruto'dadır.O personagem Enma em Naruto.
Buna karşın, tek cevap değildir.Apenas uma é a resposta certa.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Porém, ainda persistem os debates.
Buna karşın gri tüylü tavşanlar bu doğal çevrede hemen göze çarpılacaklarından daha fazla avlanılacaktır.Além dos problemas naturais, terão agora também de fugir desta raça perigosa.
Buna karşın Ash ise Pikachu'sunu öne sürmüştür.Um pouco longe dali, Ash ouve o grito de Pikachu.
Genetik materyal üzerine olan etkisinden dolayı, potansiyel karsinojenik etkisi vardır.A OMS considera que a substância tem um potencial cancerígeno.
Buna karşın Amadeus, Fransızların kendisine karşı güç gösterisi yapmasına ses çıkarmamıştır.Apesar de seus esforços Michalak acabou não conseguindo levar os franceses a mais uma vitória.
Bir kadın olmasına karşın oldukça iridir.Quando se é uma mulher, é simplesmente difícil.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Realizou um trabalho extensivo de monitoramento do subsolo em testes nucleares.
Buna karşın Meclis-i Mebusan'da böyle bir grup kurulamadı.Mesmo assim, isso não foi suficiente para produzir um consenso na Câmara dos Comuns.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.Caso os descendentes venham a falecer, ainda assim o indigno não poderá os suceder.
Buna karşın gemide hiçbir mücadele izi yoktu.Não havia qualquer problema a bordo.
Buna karşın birinin diğerinden daha üstün olduğu söylenemez.Com respeito à eficácia, não se sabe se um é superior a outro.
Bouvier — Louis Eugène Bouvier (1856-1944), Fransız karsinolog ve entomolog.Eugène Louis Bouvier (1856 – 1944) foi um entomologista e carcinologista francês.
Çin’de bulunmasına karşın Çince konuşamamaktadır.No momento em que foi capturado, ele não falou em japonês, nem chinês.
Haworth — Adrian Hardy Haworth (1767-1833), Britanyalı botanikçi, karsinolog ve entomolog.Adrian Hardy Haworth (Hull, 1767 — Chelsea, 1833) foi um botânico, oncologista e entomologista britânico.
Ancak buna karşın bazı artıları da vardır: Uygulaması kolaydır.Apesar disso, algumas pessoas ainda o utilizam para o aprendizado, pois é de fácil usinagem.
Bu sayede sağkalım süresi uzatılmasına karşın, şifa şansı oldukça düşüktür.Entretanto, por ser muito perecível, seu período pós colheita é curto.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.As altas montanhas são escassamente povoadas.
Tutsak düşmesine karşın, 18 Haziran'da Waterloo'da kaçmayı başardı.No dia seguinte, em 18 de junho, a Batalha de Waterloo foi travada.
Çok yıllık bir bitki olmasına karşın bir yıllık bitki olarak yetiştirilir.É uma planta perene, mas tem sido cultivada como anual.
Bu çalışmalarda Keynes düşüncesinin öğeleri bulunmasına karşın, Keynes’ten hayli eleştiri aldı.As pessoas, em vez disso, voltaram-se ansiosamente para as ideias de Keynes.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.Wie wel zichzelf kent, maar niet de vijand, zal naast elke overwinning een nederlaag lijden.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Het verdrag stond ondergrondse kernproeven echter wél toe.
Turbojetler çok yüksek hız sağlamalarına karşın gürültülüdürler ve çok fazla yakıt tüketirler.Turbojets leveren hoge snelheden op, maar ze zijn erg lawaaierig en verbruiken erg veel brandstof.
İstasyonun adına karşın Shinagawa değil Minato özel semtinde yer almaktadır.Ondanks haar naam bevindt het station zich niet in Shinagawa maar iets noordelijker in Minato.
Buna karşın genç filizler baharda soğuğa karşı hassastır.De hoornaar is gevoelig voor kou in de lente.
Ülkede yasal başkent Sucre olmasına karşın, bakanlar kurulu La Paz'da yerleşiktir ve ülke buradan yönetilir.Hoewel Sucre officieel de hoofdstad is, is de regering in La Paz gevestigd.
Bryansk yakınlarında, şiddetli Alman direnişine karşın Sovyet orduları yönünden işler aynı derecede iyi gitti.Nabij Bryansk verliepen de acties even goed voor de Sovjetlegers, ondanks Duitse tegenstand.
Buna karşın, diğer klasmanlarda bu tercih edilmemektedir.In andere classificaties wordt deze soort echter niet erkend.
Paul Masvidal, Porto Riko'da doğmuş olmasına karşın Miami'de büyümüştür.Masvidal werd geboren in Puerto Rico, maar groeide op in Miami.
Sosyalist çizgide yer almasına karşın sağ iktidarlarla yakın çalışmıştır.Hoewel hij vurig anti-links bleef, kon hij wel goed samenwerken met de socialisten.
Buna karşın yaklaşık 900 milyon kişinin temiz suya erişimi yok.Ongeveer een tiende van de wereldbevolking heeft nog geen directe toegang tot schoon drinkwater.
Buna karşın kaliteli tarım ürünleri tercih edilir.Producten van hoge kwaliteit worden geprefereerd.
Buna karşın tek yaptığım hep okumaktı.Daarom liet ze zich altijd voorlezen.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Er zijn wel enkele beperkingen.
Buna karşın 78 tane bombardıman uçağı vardı.Hiervoor moet hij echter 20 vijandelijke vliegtuigen hebben neergeschoten.
Japonya'daki otomobillerin %40'ını oluşturmalarına karşın ihracat pazarlarında az karlı olmaktadırlar.Momenteel is ruim 40% van de verkochte wagens in Japan een kei car.
Ancak tüm çabalara karşın kurtarılamadı.Het had niet aan inspanningen ontbroken om hem te redden.
Bunlara karşın bu konudaki veriler için bir çoğalma söz konusudur.Een hoofdtelwoord is een woord (telwoord) dat een aantal weergeeft.
Hastalığın mortalitesi düşük olmasına karşın yüksek morbiditeye sahiptir.Ondanks de hoge prevalentie heeft deze aandoening een lage morbiditeit en mortaliteit.
Buna karşın, her iki taraf da bir sonuca ulaşamamıştır.Beide partijen kwamen niet tot een akkoord.
Buna karşın Kuzeyde 2. Ordu başarılı bir harekat yapıyordu.De tweede Noordelijke aanval was wel succesvol.
Japchae, bir ana yemek olarak da sunulmasına karşın genellikle bir banchan olarak sunulur.Japchae wordt meestal als bijgerecht, banchan, opgediend, maar kan ook als hoofdgerecht worden gegeten.
Malathion IARC tarafından muhtemel karsinojen (grup 2A) olarak sınıflandırılmıştır.Aziridine wordt beschouwd als mogelijk kankerverwekkend voor de mens (IARC-klasse 2).
Gün ilerlemiş olmasına karşın kolay bir zafer kazanacaklarını düşünmüşlerdir.Waarschijnlijk verwacht hij, gezien zijn getalsterkte, een gemakkelijke overwinning.
Fakat alınan karara karşın sadece 4 bölüm yayınlanmıştır.Slechts vier delen werden gepubliceerd.

İlgili Sayfalar