karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Projenin uygulanışı boyunca elde edilen birçok başarıya karşın 2 büyük başarısızlık yaşandı.Несмотря на коммерческий успех, «Процесс 2» обладал серьёзными недостатками.
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.В сравнении, нижние оценки радиуса облака Оорта не размещают его дальше 50 000 а. е.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.وعلى الرغم من هذه التقارير السلبية، أرسلت الحكومة الإسبانية مشروع القانون إلى الكونغرس في 1 أكتوبر 2004.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.ومع ذلك ظل كروسيتى يتجاهل كثيراً من مساعدات بارت وتعامل كأنه لا علاقة له ببارت .
Buna karşın tanrılar iyi insanları hastalıktan kurtarıp aynı zamanda yaşamlarını da uzatabilirdi.وعلى النقيض، كان بوسع الآلهة شفاء الصالحين من البشر أو حتى إطالة أعمارهم.
Bart'ın şöhretine karşın, Cartwright halk arasında pek tanınmış değildir.على الرغم من شهرة بارت فلم تكن نانسى كارترايت معروفة كثيراً لدى الشعب.
Buna karşın, herkesin bir rol model olduğu bir televizyon beklentisinden fazlasıyla sakınırım.إلى جانب ذلك، أنا قلق جدا من التليفزيون الذي أصبح نموذجا يحتذي به الجميع.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.ورغم انتعاش الاقتصاد لفترة قصيرة في عام 1838، فقد استمر الركود لمدة سبع سنوات تقريبا.
Filmin ilginç bir özelliği ise, pek çok karakterin sesinin duyulmasına karşın, filmde görünmemesidir.والخاصية العجيبة لهذا الفيلم أنه بالرغم من سماع صوت شخصيات كثيرة في هذا الفيلم إلا أنها غير ظاهرة.
Lüksemburg laik bir devlet olmasına karşın, devlet bazı inançları resmî olarak tanır.لوكسمبورغ هي دولة علمانية، لكن الدولة تعترف بأديان معينة كديانات رسميَّة.
Aristo'nun 150 civarında çalışması olmasına karşın sadece 30 tanesi günüme ulaşmıştır.أما أرسطو فذكر أن له أكثر من 150 عمل، وصل لنا منهم 30 فقط.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.وكانت الأسماك ترتفع لتصل إلي 16 أضعاف تكلفته، وأنها كانت مكلفة حتي بالنسبة لسكان المناطق الساحلية.
Buna karşın toplam yüz ölçümünün yalnızca %1 kadarı karadır.بينما عضة الوجه لا تتعدى 10 في المئة من المجموع.
Buna karşın 78 tane bombardıman uçağı vardı.صنع منها 78 طائرة.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.وإن كنت تعرف قدرات نفسك، وتجهل قدرات خصمك، فلسوف تعاني من هزيمة ما بعد كل نصر مُكتسب.
Buna karşın Osmanlı topraklarında sanayileşmenin ve Batı Sanatının tanıtılması için öncü olmuşlardır.وبالإضافة إلى ذلك، أصبحوا روادا في التصنيع والفن الغربي.
VMA'lere karşın, ödüllerinin çoğuna, izleyiciler tarafından oy veriliyor.معظم الجوائز التي صوتت لصالح من قبل المشاهدين.
Fakat alınan karara karşın sadece 4 bölüm yayınlanmıştır.وعلى الرغم من أنها لم تكتب أي كتاب، نشرت فقط أربعة من بحوثها.
"Mücellâ ile Okurların Karşına Tekrar Çıkan Nazan Bekiroğlu". (yardım)يعود نصار وعرفة إلى المغار الذي أقاموا فيه.
İspanyol karsinolog.إنتاج أرجنتيني-إسباني.
2006 yılında, toplam ölümlere karşın 300 bin yeni doğum olmuştur.في عام 2006، أدى العنف الطائفي إلى 300 حالة وفاة.
Dâhi olmasına karşın, oldukça tuhaf görünür, hatta biraz da delidir.في هذه الأثناء و بينما كانت أفكار ستالمان تبدو غريبة بعض الشيء و ربما مجنونة!
Buna karşın bizim gördüğümüz kısım olan asıl saç rengi ise bir fenotiptir.ولكن لون الشعر الذي نلاحظه ونراه فعلياً هو النمط الظاهري.
Ahlâkına karşın, Marge kumar alışkanlığı gibi kötü alışkanlıklarla mücadele etmektedir.على الرغم من مواقفها الأخلاقية القابلة للنقاش للغاية، مارج تناضل مع الرذائل، مثل إدمان القمار.
Yazılan mensur eserlerin çoğunluğunun Arapça olmasına karşın, bunlar içerisinde Farsça eserler de mevcuttur.وعلى الرغم من كون أغلب الآثار النثرية المكتوبة هي باللغة العربية؛ إلا أنه توجد أيضًا آثار نثرية فارسية داخلها.
Buna karşın İsviçre'nin bu savaşta tarafsız kalmadığı da ileri sürüldü.يجب أن نتذكر أن إسبانيا ظلت محايدة طوال النزاع.
Çerkez asıllı olmasına karşın Yüzellilikler arasında değildi.لكن الألماسة الشهيرة لم تكن بين الغنائم.
Buna karşın, kitabı okumadığı herkes tarafından anlaşılır.حكمت مدرك انه يقرأ الكتب التي لا يقرأها احد.
Buna karşın birinin diğerinden daha üstün olduğu söylenemez.فيما يتعلّق بالفعاليّة فمِن غير المعروف إن كان أحد هذه الأدوية أفضل من الأخر.
Buna karşın, her iki taraf da bir sonuca ulaşamamıştır.لحد الآن لم يتوصل الطرفين لأي حل.
Buna karşın yaklaşık 900 milyon kişinin temiz suya erişimi yok.يوجد نحو 1.1 مليار شخص في البلدان النامية غير قادرين على الوصول إلى المياه النظيفة.
( Kişinin gereksinimleri dış koşullara karşın aynı kalmalıdır. )(لأن الاختلافات بين الأفراد في السكان سوف تظل كما هي).
Buna karşın, tek cevap değildir.إلا أنه ليس الميزة الوحيدة..
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.الجبال لاتحتقر الإرتفاع.
Güneş'in kütlesinin sadece yaklaşık %78'i olmasına karşın Güneş'e oldukça benzemektedir.ومع ذلك فإنة أكثر إضاءه من الشمس بحوالي 23 مرة.
Her yerde bulunabilmesine karşın, portalların yakınlarında yoğun olurlar.يمكن استخدامها تقريباً في أي مكان حتى الأماكن المغلقة.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.وبصرف النظر عن الاتفاق مع الولايات المتحدة.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.في بعض الحالات ، هناك قيود إضافية.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.وفي حين أنه قد اضطر إلى الدخول بمناورات مع السياسة الدولية الأوربية .
Çoğunlukla tavada yapılmasına karşın, fırında da yapılabilir.في أغلب الأحيان الروستي يُشكّلُ ببساطة داخل المقلاة.لكن يمكن أيضاً أَنْ يُخْبَز في الفرن.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Apesar desta declaração, Cláudio casou-se uma vez mais.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.Se você se conhece, mas não conhece o inimigo, para cada vitória ganha sofrerá também uma derrota.
1838'deki kısa süreli düzelmeye karşın, durgunluk aşağı yukarı yedi yıl boyunca devam etti.Depois de uma breve recuperação em 1838, a recessão persistiu por mais sete anos aproximadamente.
Buna karşın Brejnev hiçbir zaman büyük çapta yolsuzlukla mücadele kampanyası başlatmadı.Brejnev, no entanto, nunca implementou qualquer campanha anti-corrupção em larga-escala.
VMA'lere karşın, ödüllerinin çoğuna, izleyiciler tarafından oy veriliyor.Diferente do VMA's, a maioria das categorias são votadas pelos espectadores.
Birçok modern Hint-Avrupa dilinde kaybolmasına karşın bazılarında bugüne kadar kalmıştır.Embora tenha sido perdido por muitas línguas indo-europeias modernas, algumas conservam o caso ainda hoje.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.Apesar disso, o governo espanhol apesentou o projeto de lei ao Congresso em 1° de outubro de 2004.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.Os peixes podiam ter até 16 vezes o custo, e eram caros mesmo para as populações costeiras.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Entretanto, existem restrições.
Buna karşın, önceki iki albümü gibi bu albüm de başta piyano başında bestelenmişti.Como seus dois álbuns anteriores, foi inicialmente composto no piano.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Mas o Metal Progressivo não desenvolveu seu próprio gênero antes da segunda metade da década de 1980.
Buna karşın tek yaptığım hep okumaktı.Eu me lembro delas sempre lendo.
Naftalinin renksiz olmasına karşın, azulen koyu mavi bir renge sahiptir.Enquanto o naftaleno é incolor, azuleno é azul escuro.
Buna karşın çok çalışmayı ve Tanrı'nın bağışladıklarıyla mümkün olduğunca mutlu olmayı insanlara öğütledi.Ele está determinado a fazer tanto quanto Deus pode fazer, até ao fim.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.Mas a verdade é que, eu amo muito este álbum.
Buna karşın karanlıktan dolayı çıplak gözle görülemez.No entanto, ele não pode despertar devido à Nightmares.
Luther’e göre aforoz şunları gerektirir: 1-Günah işleyen kimseye karşın fail ve bireyin yüzleştirilmesi.De acordo com Lutero, a excomunhão requer: O confronto entre o sujeito e o indivíduo contra quem pecou.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Mas nasceu na Argentina e cresceu em uma família de espanhóis.
Bazı odalarsa başlangıçta kilitli olmalarına karşın, oyun ilerledikçe çeşitli anlarda açılabilecekler.Embora algumas portas são inicialmente trancadas mas depois podem ser abertas no decorrer do jogo.
Kız gibi bir suratı olmasına karşın bir erkek bebektir.Mas um garoto se parecer com uma garota é degradante.