karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yumuşak karakteri olmasına karşın, çabuk kızar ve sinirli hareket ederdi.Nel suo lato negativo, M può essere frettolosa e facile nell'arrabbiarsi.
Pilot olmasına karşın, yaşı çok küçüktür (20li yaşlarında).La panchina è giovane (età media inferiore ai 22 anni).
Buna karşın, site yeniden erişilebilir duruma geldiğinde adres bu listeden silinir.Comunque, una volta sbloccato, il sito viene re-indicizzato.
Buna karşın sigorta parası yüklü bir bedel değildi.Allo stesso tempo non doveva essere avido di soldi.
Buna karşın, Halil Paşa harekata onay verdi.Era questo il modo di Paolina di esprimere la propria riconoscenza.
Dipteki yaprakları genelde tırtıllı, buna karşın internod yaprakları genelde düzdür.Esistono sordine regolabili esterne a clip, ma in genere si usano sordine fisse interne.
Buna karşın yavaş ve kaba ve hantaldı.Con il tempo, è diventato lento e maldestro.
Buna karşın "Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu" müdürlüğüne atandı.Il tutto avviene sotto la sorveglianza dell'ufficio internazionale dei pesi e delle misure.
Birçok filmde rol almasına karşın 1971 yılındaki ilk filmindeki başarıyı bir daha yakalayamadı.Ha realizzato diverse altre pellicole fino al 1967, senza mai raggiungere il successo del primo film.
İki mezar da mütevazi olmalarına karşın, çiçeklerle ve komünist rejimin sembolleri ile örtülüdürler.Le loro tombe erano senza pretese, ma tendevano a essere coperte da fiori e simboli del passato regime.
En korkuncu da karşındaki insan değişmesine rağmen senin onu sevmeye devam etmendir.Самое страшное - это когда человек изменился, а ты продолжаешь его любить.
Buna karşın, yine bazı antik kaynaklar Sappho'nun erkeklerle de aşk ilişkisi yaşadığını dile getirmektedir.Однако некоторые древние источники упоминают и о связях Сапфо с мужчинами.
Buna karşın bilimsel ABD rehberliğine göre bu alanda hiç volkanik aktivite rastlanmamıştır.Однако, по мнению ведущих учёных США, в этом районе никогда не было вулканической активности.
Buna karşın dağlar fazla yükselmez.В горах слишком высоко не поднимаются.
1958 yılına gelindiğinde 133 DC-8 satışına karşın 150 adet 707 satılmıştı.К началу 1958 года «Douglas» продал 133 DC-8 против 150 Boeing 707.
Hithlum soğuk ve yağmurlu, buna karşın çok verimli bir araziydi.Климат здесь был холодным и дождливым, однако, земля была достаточно плодородна.
Adaletsizlik, adaletin olmama veya karşında olma durumunu ifade eder.Несправедливость относится к отсутствию или противоположности справедливости.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.Если ты только знаешь себя, но не знаешь своего оппонента, ты можешь как победить, так и получить поражение.
Bu modelin hafif namlusu bu karşın ağır kaması bulunmaktaydı.Вес подобных сводов, тем не менее, был очень велик.
Buna karşın okuldaki en aptal öğrenci olabilir.Вполне вероятно, что он самый глупый в школе.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.Я абсолютно уверен, что вы полюбите этот альбом.
Buna karşın, teklinin Meksika'da 4 ayrı formatta sayısal dağıtımı yapıldı.Несмотря на это, он вышел отдельно в Мексике в 4 разных форматах.
Ömürleri genelde 8 yıl olmasına karşın, 13 yıla da çıkabilir.И, в отличие от восьмилеток, они уже что-то могут.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Но и в этом случае существуют, конечно, какие-то ограничения.
Bundan dolayı karsinojen ve teratojen olduğu tahmin edilmektedir ama dikkatli bir şekilde test edilmemiştir.Также считается канцерогеном и тератогеном, хотя эти свойства никогда не были тщательно исследованы.
Fakat Nakşa'yı kuşatmalarına karşın sefer başarısızlıkla sonuçlandı.Впрочем, преодолевать некий „барьер“ всё-таки пришлось.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Несмотря на это Филипп все же женился повторно.
Buna karşın, tek cevap değildir.Но это не ответ.
Buna karşın devlet sübvansiyonları sınırlı miktardadır.Но границы его державы известны лишь приблизительно.
Buna karşın Darwin nandusu Peru'nun en güneydeki zirvelerinde bulunur.Дарвинов нанду встречается иногда и в южной части Перу.
Buna karşın Almanya ile müzakereler başarıyla sürdürüldü.Однако отношения с Германией оставались тесными.
Bu ifadelere karşın o günkü toplantıda bu konu üzerinde bir görüşme açılmamıştır.Таким образом, на заседании совета этот вопрос официально не рассматривался.
Buna karşın 1850'de tekrar kuruldu.В 1850 году вновь создана.
Asıl karsinojenik etkinin 2 naftilamin olduğu anlaşılmıştır.Из них наибольшей канцерогенной активностью обладает 2-нафтиламин.
Oy oranı artışına karşın meclise giren milletvekili bir önceki seçime göre azalmıştır.Явка избирателей несколько снизилась по сравнению с предыдущими выборами.
Buna karşın hayatına dair bilgiler bir o kadar da çelişkili ve karmaşıktır.Но сведения об этой его жене неточны и противоречивы.
Buna karşın başlarda hava savunma görevi üstlendiler.Первоначально перед ними была поставлена задача по обеспечению воздушного сообщения.
Buna karşın, hemen hemen tüm risklerde kümül oluşabilir.Смеяться можно почти над всем.
Bunlara karşın dava hiç yargıevine kadar gelmemiştir.При этом, дело не было доведено до суда.
Ressam olarak da çok sayıda esere imza atmasına karşın özellikle 50'li yıllardaki şiirleriyle isim yaptı.Она вспоминает, что всегда хотела быть художником, но, как и многие, писала стихи с 14—15 лет.
Kişiden kişiye ayrılıklar olmasına karşın her kişinin gündelik dizemi tutarlılık gösterir.Если сознаются оба, каждый получит умеренный срок.
Buna karşın şirket değişik ticaret alanlarına girdi.Затем компания выходит и на другие рынки сбыта.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.Но умирающей ничто уж не в силах помочь.
Buna karşın, Ekim 1961 rapor edilmektedir. Kızı ile bir söyleşiБлаговещенск, 1961 Время скажет: Повесть.
Buna karşın hiçbir zaman bir çizgi roman kahramanı uyarlaması film çekmedi.«Я никогда никого не обвинял в краже графического интерфейса.
Buna karşın yaklaşık 900 milyon kişinin temiz suya erişimi yok.В Африке южнее Сахары почти 340 млн человек лишены доступа к безопасной питьевой воде.
"Şarkıcı, oyuncu ve meczup karşınızda Can Bonomo".«Актёр, боксёр и танцор Павел Прилучный».
Her şeye karşın daha büyük olan oydu.Я думаю, они были даже важнее.
Buna karşın batı sanatında daha özgür biçimler kullanılmaktadır.В западных языках чаще употребляется по отношению к боевым искусствам.
Buna karşın çarpışma sevisi üretmede problemler sürmüştür.Благодаря этому, он избег столкновения.
Bir aznavurun kızı olan Ketevan, farklı bir sınıftan olmasına karşın proletaryanın mücadelesine katılır.Чтобы поддерживать отношения с девушкой из другой школы он притворяется сыном генерала.
Buna karşın, iyi silahlı oldukları halde Pers Ordusu'nda Mısırlı unsurlar yoktur.Потому, говорил он, никакая самая хорошо вооружённая иностранная армия в Афганистане успеха не добьётся.
Ticaret gerçek biçimde ortaya çıkarak, iniş çıkışlar göstermesine karşın sürekli gelişti.В процессии, демонстрации тоже постоянно происходит движение, не так ли?
2003 seçimlerinde partisi ikinci gelmiş buna karşın hükümeti kurmuştur.На выборах в 2002 году партия получила второе место, но все-таки создала еще одно коалиционное правительство.
Buna karşın gazeteciler bu üç gün Basın gazetesini çıkarmışlardır.Во всяком случае, все эти три лица были в этом году сотрудниками журнала.
Buna karşın vahşi hayattaki konumları endişe vericidir.Однако состояние дома по-прежнему вызывает опасения.
Kuzey (boreal) iklimlerine karşın Britanya adalarını ısıtması gibi) etkileri bulunmaktadır.Связаны с северным (скандинавским) влиянием.
Bunca Osmanlı kaybına karşın Avusturya-Rus ordusunun kaybı 500 ile 700 askeri geçmemektedir.Потери русско-австрийских войск не превышали 500 человек убитыми.
Oldukça fazla tür sayısı mevcut olmasına karşın, pırasanın gerçek kökenini belirtmek neredeyse imkânsızdır.Поскольку многие подобные считалки существовали ранее, трудно точно установить её происхождение.
Buna karşın takım tekrar toparlanarak ilk senesinde tekrar lige çıktı.Группе пришлось вернуться назад, чтобы начать всё сначала.